Bugün 21 Nisan 2019 Pazar
  • Antalya11 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    238,344
    %0.20
  • Dolar
    5,8057
    %0.03
  • Euro
    6,5299
    %0.19

Bekir Bülent Özsoy

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bekir Bülent Özsoy

Amerika Birleşik Devletleri (2)

01 Şubat 2018 Perşembe 12:17

 ‘İnsanlık savaşı icat etti ki, Amerikalılar biraz coğrafya öğrensinler!’ Amerikan deyişi..

Yüzlerce gemi ve uçak, binlerce asker küçücük bir adanın karşısına geçmiş ateş yağdırıyorlardı.

Adacık o kadar küçüktü ki boyu bizim cumhuriyet meydanından, teknik okulun oraya kadardı, en dar yerinde sıkı bir vole ile bir futbol topunu öte tarafta ki denize atabilirdiniz. 1943 Senesinin Kasım ayı idi, Pasifik savaşının en kanlı perdelerinden bir açılmak üzereydi. Bu küçücük adanın adı TARAWA idi.

 Muharebenin sonunda ada ele geçmişti.

Ancak...

Amerika’nın ünlü ‘MARİNE=Deniz piyadeleri’ 3 bine yakın kayıp vermişlerdi. ABD nin en karizmatik başkanlarından olan Roosevelt bile bu kadar kaybı halka anlatmakta güçlük çekiyordu. Amerikan basını harekatın gerekliliğini sorguluyor, sorumlu olanları sigaya çekiyordu. Tüm siyasi ve askeri liderler insanları iknaya çalışıyordu. Kimsenin yüksek perdeden konuştuğu yoktu, savaşın gereklerini bıkmadan usanmadan halka anlatmak gerekirdi. Akıllı ve sağ duyulu , ahaliye hesap vermekle yükümlü tüm yönetimlerin yapması gereken de buydu..

‘Höt-zöt’ ile olmazdı bu işler.. Roosevelt ve ekibi hamaset edebiyatı yapmadan, tehdit etmeden muhaliflerine ve sokaktaki insana dertlerini anlatacaktı.

ABD oldum olası tuhaf bir devlet olmuştu, hiçbir zaman ortada tek bir ABD yoktu.. kimi zaman Başkan, kimi zaman dişli bir Kongre ve Senato, bazen Pentagon, bazen de Amerikan gizli servisleri ve her zaman ekonomik çıkarlar Amerikan iç siyasi yapısını kendince dizayn ederdi.

ABD nin dört başkanı suikast ile öldürülmüştü. (Lincoln,Garfield, Mckinley ve JF Kennedy)

Ama suikast zinciri bununla kalmıyordu, yedi başkana da suikast tertip edilmiş ve akim kalmıştı.

ABD nin ilk suikast teşebbüsü Başkan Jakson’a karşı düzenlenmişti ta 1835 de..

Sonra Teddy Roosevelt 1912 de, az daha kurban oluyormuş, cebinde ki gözlük kılıfı ve konuşma metni kurşunu engellemiş.

FD Roosevelt (her ikisi akraba olur) 1933 de şansına kurtulmuştu.

 1950 de Başkan Trumann’ın evi resmen basılmış, bir polis memuru öldürülmüştü.. ABD Başkanın ikametgahı  western filmlerinin Teksas meyhanesi gibi olmuştu.

Merdiven inerken sakız çiğneyemeyen garibim Başkan Ford 1976 Eylül ayında hem de iki kez suikasta maruz kalmış.

Ve nihayet sonuncu teşebbüs 1981 de başkan Reagan olacaktı, kurşun isabet etmiş ama öldürücü bir yaraya sebep olmamış.

Peki bundan ne sonuç çıkartıyorsun diyenlere; ABD nin en güçlü Başkanlarından dört tanesi öldürülmüş, yedi kere de akim kalan teşebbüste bulunulmuş, insan bir KHK çıkarmaz mı yahu…

Hayır hanımlar-beyler..tüm suikast teşebbüslerinden sonra bile halkın ve basının ifade-hareket özgürlüğünü sınırlayan tek bir yasa-genelge, cart-curt yok…

Bu gün Başkan Trump, en acımasız ve hatta galiz ifadelerle kendi ülkesinde eleştiriliyor.

Yazıyı Sovyet döneminden kalma bir fıkra ile tatlıya bağlayalım:

Bir Rus ve Amerikan vatandaşı tartışıyorlarmış, Amerikalı demiş ki

‘ benim ülkem öylesine özgür ki sıradan bir vatandaş Başkanın oval ofisine girip elini masaya vurur ve sayın Başkan Amerika’yı kötü yönetiyorsunuz diyebilir!’

Rus biraz düşünüp,çenesini kaşıdıktan sonra cevap vermiş;

‘biz de her hangi bir Rus vatandaşı aynı şeyi söyleyebilir!’

Nasıl yani ..

Elbette bir Rus vatandaşı, Kremlin sarayına gider elini yoldaş Brejnev’in masasına yumruk yapar vurur ve der ki;

 ‘Yoldaş Brejnev! Amerikan başkanı ülkesini kötü yönetiyor!’

Masal bu ya.. Gökten üç elma düştü…

 

Bu yazı toplam 4698 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim