Bugün 13 Aralık 2019 Cuma
  • Antalya14 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    274,509
    %0.32
  • Dolar
    5,7971
    %0.52
  • Euro
    6,4759
    %0.98

Ergün Efe

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ergün Efe

Atatürk ve din

05 Ekim 2019 Cumartesi 06:02
Bir insan, asker ve lider olarak Mustafa Kemal Atatürk’e objektif ve hakkını vererek yaklaşıldığında aşağıda belirttiğim hususların kabul edilmemesi imkansızdır. Mustafa Kemal Atatürk hayatının hiçbir evresinde Osmanlı düşmanı olmamıştır. Mustafa Kemal Atatürk Osmanlı mekteplerinde okumuş ve yetişmiştir.
 
Mustafa Kemal Atatürk Osmanlı İmparatorluğu’nda Birinci Meşrutiyet (1876) ile başlayan (Batı ile tekrar yarışır hale gelebilmek için) modernleşme, millileşme sürecini, kendisinin zekası, gayreti ve milletinin olağanüstü desteği ile tamamlayan, neticeye ulaştıran kişidir. Batı devriminin bir sonucu olan Uluslaşma sürecinde emperyalist güçlerin harita üzerinde cetvel ile çizerek, emirleri ile kurulan devletlerin aksine onlara karşı savaş verip ve de galip gelerek tüm İslam coğrafyasında kurulan tek bağımsız devlet Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bu eser bir Mustafa Kemal Atatürk eseridir.
 
Mustafa Kemal Atatürk İslam coğrafyasında  Milli İradeye ve müspet ilime dayalı bir devlet kurarak kendi milletini demokrasi, medeni hukuk, kadın erkek eşitliği vs. ile buluşturmuş, tanıştırmış ve bu hakları da sözde bırakmayıp anayasal olarak güvence altına almış ilk liderdir. Mustafa Kemal Atatürk pozitif hukuku yürürlüğe koyarak İslam ile demokrasinin çelişmediğini, “İslam ve demokrasi birbiri ile çelişir, asla işlemez” diyen hem Batı’ya hem de içimizde ki gericilere tabiri caizse Osmalı tokatını indirmiş bir dahidir! Adeta küllerinden yeniden, adeta sıfırdan  inşa ettiği Türkiye Cumhuriyetini kurarak Osmanlı İmparatorluğun manevi itibarini de böylece kurtarmıştır.
 
İslam Coğrafyasını sekülerizm ile buluşturan büyük devrimci! Ancak hassaten belirtmek gerekirse çekirdek kadar beyinleri ile içine doğdukları yumurta kadar kozayı evren bellemiş olanlar, hiçbir zaman Atatürk gibi bir dahiyi anlayamazlar, dahası anlamaları da beklenemez. On yıllarca bu millete “Atatürk hoca astı, hacı kesti, o bir Din düşmanı idi” diyerek prim yaptı şer odakları. Oysa gayet açıktır ki, asla dindar ve vatanperver insanlarımıza dokunulmamıştır, dokunulan alnı secde görsede, düşmanla  işbirliği içine girecek kadar dalalete düşmüş olan vatan hainleri asılmıştır! 
 
Ülkemizde Diyanet İşleri Başkanlığı, 100 binin üzerinde cami, sayısız Kur’an kursları ayrıca ilahiyat fakülteleri bulunmaktadır. Şeriat kanunları ile yönetilen İran gibi bir ülkede ise - ki nüfusumuz neredeyse aynı - 30 bin cami bile yok! Peki, insana sormazlar mı “Nasıl olur o halde, sözde “Din düşmanı” olan bir devlette bunlar kurulabilmiş?”, öyle değil mi?
 
Atatürk Cumhuriyeti müsade etmemiş olsaydı, bunların kurulması mümkün olabilir miydi?
Sorun ülkemizin kuruluş felsefesinde değildir, sorun kuruluş felsefesi tabulaştırılarak sistemin zaman içinde çağa uygun bir biçimde gelişmesini engelleyen zihniyetlerdedir. Atatürk’ün sözü ile bitirelim: “Dünyada her şey için; uygarlık için, hayat için, başarı için en hakiki mürşit ilimdir; fendir. İlim ve fennin dışında rehber aramak dikkatsizliktir, bilgisizliktir, yanlışlıktır.”
Bu yazı toplam 1935 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim