Bugün 20 Temmuz 2018 Cuma
  • Antalya25 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    188,945
    %-0.17
  • Dolar
    4,8206
    %0.56
  • Euro
    5,5954
    %0.16

Ayşegül Alpat

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ayşegül Alpat

BRAND!

30 Haziran 2018 Cumartesi 16:36
BRAND!
 
Marka !
Zihinde kalan itibarlı algı.
 
Fakat düşünsenize cıvıl cıvıl bir trafik var ama herkes sadece patent ve logo algısıyla ehliyetini yeni almış sürücüler gibi.
 
Dünyada markalar, kendi ünlülerini, kendi modellerini yaratıp; doğru, ilham veren ve sürdürülebilir hikâyeler yaratarak akıllarda vazgeçilmez bir yer kaparken, bizde popüler ünlü kullanmayanı dövüyorlar.
 
Ülkeler, sahip oldukları değerlere, mimari harikalara ( harika olmasalar da), kişi ve kurumlara kalıcı yatırımlar yapıp, ikonlar yaratarak turizmlerini, milli gelirlerini yükseltirken, Türkiye’de tövbeler olsun insanlığın dünya üzerinde daha eskisi bulunmayan Göbekli Tepesi’nden kendi halkımızın haberi bile yok.
 
Hâlâ dünyanın en değerli 100 markası arasında bir Türk markası bulunmuyor.
 
Neden mi?
Gelişmiş toplumlarda, markalaşmanın bu derece ilerlemiş olması aslında sosyolojik ve kültürel olarak toplumun da hazır olmasından kaynaklanıyor. Ya da hükümet ve devlet eşrafı kanadında buna haiz kişilerin yer almasından da kaynaklanıyor.
Ülkemizdeyse işletmelerin %96’sını küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin yani KOBİ’lerin oluşturması. KOBİ’lerin birçoğunun vizyon, misyon ve geleceğe dair organik büyüme stratejileri olmadan yönetilmesi kısa sürede birbirinin aynısı ve gerçekten değer yaratmak açısından hiç de farklılaşmayan işletmeler ortaya çıkması. Jack Trout’un “Farklılaş Ya Da Öl!” dediği bir dünyada birilerinin kopyası olmak, sizi öldürecek kadar ciddi bir hata aslında. Zaten bu hata nedeniyle de bir sürü küresel markanın üretimlerinin Türkiye’de yapılmasına ve markalaşma faaliyetlerine zaman ve para ayrılmadığı için üzerinde “Made in Turkey” yazmasına rağmen katma değerin keyfini Zara, Bershka, Pull and Bear gibi markalar sürüyor.
 
Yoksa yıllardır, ne değerli akademisyenler, ne kadar değerli pazarlama uzmanları, ülke topraklarından ilaç niyetine “dünya markası” çıkarmaya çabaladı. Neylersiniz ki, ülke buna teşne değil.
 
Gelişmiş ve gelişmekte olan uluslararası pazarlarda yer alma, ticaret hacmini artırma, dış ticaret açığını azaltma ve dış ticaret fazlası verme ve sürdürülebilir rekabet üstünlüğü elde etme; o ülkenin uluslararası marka sayısına ve markalarının gücüne bağlı. Bu nedenle, bir ülkenin kendi ayakları üzerinde durması ve dünyada söz sahibi olabilmesi için uluslararası marka geliştirmesi kaçınılmaz bir durum.
 
Ezcümle, aslında biraz günün kaosundan çıkıp, okyanusu görürken derede boğulmamak için fedakârlık yapmak, bir silkinip kendimize gelmek lazımdır. Ancak o zaman, kendi ülkesinde güçlenmiş markalar yaratıp, bunları dünyaya ölçeklendirebiliriz.
 
Atalarından sana kalanı hak etmeye bak! Yoksa senin olmazlar. (Goethe)
 
Sanat, moda, gezi, keyif dolu günler dileklerimle gelecek köşe yazımda görüşmek üzere.
 
Pratik öneriler: Yaz trendi XXL Hasır şapkalar, transparan aksesuarlar. Fırsatınız varsa İstanbul Arkeoloji Müzeleri bahçesinin büyülü atmosferinde Mozart ın başyapıtı “Saraydan Kız Kaçırma”yı seyredin. Çamur/ Bünye Meselesi dinlemeye değer. Bu günkü sanat terimine ESPAS ı ekleyin
 
 
Ayşegül ALPAT
Bu yazı toplam 10886 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim