Bugün 18 Aralık 2017 Pazartesi
  • Antalya18 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    155,689
    %-0.13
  • Dolar
    3,8262
    %-0.97
  • Euro
    4,5259
    %-0.53

Yusuf Katrağ

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yusuf Katrağ

Deprem!..

17 Ağustos 2017 Perşembe 00:30

Daha dün gibi çığlıkların yükselişi, yıkılan dev beton yığınlarının arasından gelen imdat çağrıları.

En ufak bir yaşam belirtisi bulabilmek için beton yığınları arasında oradan oraya koşturan insanlar.

Yıkılmış dev gibi betonların arasından sağ çıkanlara sevinmeler, ölü olarak çıkartılanlara ise üzülmeler.

Umutların tükendiği anda gerçekleşen mucizeler, mucize beklerken yaşanan hayal kırıklıkları.

Gözyaşı, acı, keder…

Annesiz-babasız kalan çocuklar, yıkıklar altında evlatlarını arayan anne-babalar.

Beklenen küçücük bir umut, yaşanan büyük acılar…

Daha dün gibi hafızalarda saklı bu yaşananlar ama aslında 18 yıl geçti üzerinden.

Çığlıkların adresiydi Marmara.

Elinde ekmeğiyle gözyaşını silmeye çalışan dede, yıkılan bir bina önünde çaresizlik içerisinde bakan çocuk, isyan edercesine yükselen yakarışlar…

Binlerce ölü ve yaralı bıraktı geride, saniyeler içerisinde yıktı geçti 17 Ağustos 1999 Marmara depremi.

Merkez üssü Gölcük’tü ama acısı öylesine büyüktü ki tüm Türkiye’de, hatta bütün dünyada çok yakından hissedildi.

Daha hâlâ binlerce kişinin yüreğinde acısı.

Dinmedi, dinmiyor, daha uzun yıllar boyunca da dinmeyecek.

Nasıl dinsin ki?

Dinmez.

Deprem, hayatın bir gerçeği.

Bu gerçeğe üzülmektense bununla yaşamayı öğrenmeliyiz.

Ne zaman, nerede yaşanacağı bilinmese de her an deprem olacakmış gibi hazırlıklı olmalıyız.

Yaşanabilecek en şiddetli depreme karşı da önlemimizi almalıyız.

Depreme karşı hazırlıklı olmalıyız ama ne yazık ki yeterli düzeyde hazır değiliz.

Marmara gibi böylesine büyük bir deprem tecrübesi yaşayan ülkemiz, bence baştan sona yeniden inşa edilmeliydi.

Kafalarda yıkılır mı? yıkılmaz mı? gibi soru işareti bırakacak bir tane eski bina kalmamalıydı.

Öyle miyiz?

Binaların neredeyse yarısı kafalarda büyük bir soru işareti.

Her ne kadar Marmara depreminden sonra yapılan binalarda depreme karşı bazı standartlar getirilse de daha önce inşa edilen binalar ne olacak?

Yapı denetim sistemi var ama yapı denetimcilerin parasını müteahhitler veriyor.

Böyle bir sistemde yapı denetimciler, para aldıkları müteahhitleri ne kadar sağlıklı denetleyebilir?

Esasen deprem ve depreme karşı dayanıklı binalar üretmek konusunda alacağımız daha çok yol var.

Yapacağımız daha çok hazırlık var.

Sizce de öyle değil mi?

Bu yazı toplam 500 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim