Bugün 21 Haziran 2018 Perşembe
  • Antalya26 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    192,959
    %0.01
  • Dolar
    4,7484
    %0.22
  • Euro
    5,4789
    %-0.22

Sevim H. Tolunay

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Sevim H. Tolunay

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite

12 Mart 2018 Pazartesi 00:25

 Yaramazlık, haylazlık veya tembelliğin adı Dikkat Eksikliği Hiperaktivite oldu! Buna bir de HASTALIK diyorlar!??

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), bireyin akademik başarısı, aile hayatı, sosyal ilişkileri ve kendine olan güvenini ciddi şekilde etkileyen ve sık görülen bir ruhsal bozukluktur. Hastalık olarak da ifade edilebilir. KRONİK seyirlidir, yani çocukluk hatta bebeklik döneminde başlar, ergenlik ve yetişkinlik döneminde de devam eder.

Bebeklik, okul öncesi ve ilkokul döneminde aşırı hareketli olma, çok konuşma, istekleri erteleyememe (örn, sık sık sözü keser, sırasını bekleyemez..), dağınıklık, eşyalarını kaybetme, akademik başarı ve arkadaş ilişkilerinde sorunlar görülürken; ergenlik ve yetişkinlik döneminde hareketlilikte kısmen azalma görülür; fakat benzer belirtiler devam eder, akademik başarı daha ciddi düzeyde sorun olmaya başlar, dikkat dağınıklığı, işleri düzene sokma ve bitirmede zorlanma, unutkanlık ve dalgınlık, işyerinde sorunlar, hatta sık sık iş değiştirme, eşle ve diğer kişilerle olan sorunlar ve alkol-madde kullanımı gibi ciddi ve yıkıcı sonuçları olan sorunlar ortaya çıkabilir.

Bu bir hastalıksa neden benim çocuğumda oluyor? Nerede yanlış yaptım?? ACABA daha fazla ilgilenseydim, net kurallar koysaydım… yine olur muydu???

 

DEHB olan bireylerdeki temel sorun veya hastalığa sebep olan, KALITIMSAL FAKTÖRLER ve BEYİNDEKİ YAPISAL ve İŞLEVSEL BOZUKLUK tur. Özellikle beyinde dikkat ve davranışı düzenleyen ve durup düşünmemizi sağlayan sistemde sorun vardır. Bu sistem kişiye olayı değerlendirme, geçmişi hatırlama yani geçmişte yaşadıklarından ders çıkarma, geleceği öngörme ve planlama işlemleri için gerekli süreyi sağlar. Yani bir eyleme geçmek için birkaç saniyeden birkaç güne varabilen bir durup düşünme zamanına gereksinim duyarız. DEHB olan bireylerde ise bu sistem yeterince çalışmadığı için sonucunu düşünmeden hareket ederler, başladıkları işi sürdüremezler ve amacına uygun davranışlar gösteremezler (freni bozulmuş bir araçta durmaya çalışmak gibi).

Çevresel faktörler, örneğin annenin gebelikte sigara ve alkol kullanımı, erken doğum ve doğum komplikasyonları, bazı hastalıklar, yanlış anne ve baba tutumları, boşanma, ölüm, maddi zorluklar gibi aile içi stres kaynakları veya gıdalar, özellikle aşırı düzeyde şeker içerenler hastalığın oluşumundan sorumlu tutulmuşsa da bu konuda yeterli bir bilimsel kanıt bulunamamıştır. Hastalığa sebep olmazlar; fakat hastalığın gidişini olumsuz yönde etkileyebilirler. Örneğin, DEHB olan bir çocuğa ‘’dur yapma, dinle, haydi’’ vb. komutlar vermek genellikle işe yaramayacak, işe yaramadığı gibi de çocukta hırçınlık, huzursuzluk, karşı gelme gibi belirtilere sebep olacaktır.

Hemen eyleme geçmek, aktif, canlı ve aceleci olmak, aklına geleni söylemek DEHB mudur??

Her insanın hayatında aktif ve canlı olduğu, aklına geleni söylediği, daha sinirli ve tahammülsüz olduğu veya düşünmeden hareket ettiği dönemler olmuştur. Bu dönemlerde bir şeye odaklanmakta güçlük çekilir veya unutkanlıklar yaşanabilir. Önemli olan nokta, bu sorunun veya ilişkili belirtilerin ne sıklıkta yaşandığı, ne kadar süredir var olduğu ve kişinin yaşamını ne ölçüde etkilediğidir. Arada bir mi görülüyor, yoksa uzun bir zaman diliminde sürekli olarak mı var?

Tüm bu soruların aydınlatılması ve hastalıkla ilişkili belirtilere sebep olabilecek diğer durumların incelenmesi ile DEHB’nu daha iyi anlayabilir ve bir sonraki basamağa geçebiliriz. Neden benim veya çocuğumun başına geldi sorusuna değil, NE YAPABİLİRİM? sorusuna yanıt aramaktır önemli olan.

Hareketlilik ve kıpır kıpırlık olmadan da DEHB tanısı konur mu?

EVET. Çünkü hareketlilik, dikkat eksikliği ve dürtüsellik ayrı ayrı değerlendirilir. Yalnızca hareketlilik veya yalnızca dikkat eksikliği olması ile DEHB tanısı konulabilir.

Bazen sessiz, sakin görünen ve herhangi bir sorun tariflenmeyen bireyler, yıllarca dikkat ile ilgili problemler yaşadıkları halde farkına varılmayabilir. Bu durum, bir sorun olabileceğini düşünmemelerinden kaynaklı olacağı gibi iyi bir şekilde baş ediyor olmalarından da kaynaklı olabilir. Ciddi bir zorlantı yaşandığında ise (örneğin bir sınava girilmesi), belirtilerde ağırlaşma ve daha önce idare edilebilen durumun artık idare edilemediği görülür.. Bu noktada, çocuğun bireysel özellikleri yani stresle baş etme gücü, kişiliği, zeka düzeyi gibi faktörlerden bahsedilebilir ve yıllarca durumu fark edilmeyen birey için yüksek zeka düzeyine sahip veya olaylarla iyi bir şekilde baş ediyor gibi açıklamalar getirilebilir.

Üniversite sınavına hazırlanan bir kız öğrenci, öğretmeninin ‘’Derse bir türlü odaklanamıyor, bence çok daha iyi olabilir, performansının çok altında’’ demesi üzerine anne ve babası tarafından getirilmişti. Görüşmenin başlarında, anlatılan dikkat problemlerinin DEHB’dan ziyade sınav kaygısı veya başka bir kaygı bozukluğundan kaynaklı olabileceğini düşünmüştüm. Çünkü, hastanın genel görünümü sessiz ve sakindi ve aile kızlarının çocukluğuna dair kayda değer bir sorun tariflemiyordu. DEHB ile ilgili uyguladığım bir test ve sorunu detaylandırmam sonucu değiştirdi. Bir dikkat problemi vardı ve hayatı ciddi şekilde etkiliyordu..

( YAZININ DEVAMI YARIN)

Bu yazı toplam 1627 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim