Bugün 20 Ocak 2019 Pazar
  • Antalya9 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    219,530
    %-0.96
  • Dolar
    5,3279
    %-0.70
  • Euro
    6,0542
    %-0.85

Eyüp Koçak / YENİ POSTA

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Eyüp Koçak / YENİ POSTA

El yüzde düşünceler!

29 Ocak 2018 Pazartesi 00:15

 Bir taraftan ülkemiz,  Güney’de var olma mücadelesi verirken, bir taraftan da vatandaşlarımız ülke için de var olma savaşı veriyor. Bilmiyorum, farkında mısınız ama her şeyin fiyatı inanılmaz bir şekilde arttı. Benzinden tutun, emlak fiyatlarına, emlak fiyatlarından tutun, meyve ve sebze fiyatlarına, meyve ve sebze fiyatlarından tutun elektriğe, suya her şeye zam gelmiş durumda. İnsanlar, kazançlarını bir araya getirmekte öylesine zorlanıyor ki;  vatandaşların yaptığı hesap, matematik profesörlerini bile kıskandırır.


OHAL’in insanlarda yarattığı korku ve tedirginlik,  her ne kadar Suriye sınırında yapılan harekâta hapsedilmiş olsa da, bu sıkışmışlığın içinde olduğunu hisseden herkes, kendi içinde ‘ne oluyoruz’ sorusunu soruyor.   Sadece soruyu sormak yetmiyor.  Soruyu sormanızla başınızın belaya girmesi de an meselesi.  Kimine göre hain, kimine göre işbirlikçi oluyorsunuz. Paranızı alamamışsınız, gırtlağınıza giren gıdaların gramajı azalmış kimin umurunda?

Umurunda olmayanlarınsa keyfi yerinde,  işi tıkırında…


“Ne o hal, diye soranlara halimizin böyle olduğunu anlatmanın iyi bir yolunu bulmalıyız. Bu dil ile hain olmadığımızı onlara anlatmalı, bu ülkenin değerlerini tümden sahiplendiğimiz konusunda ikna edici olmalıyız.  Yapılanın ve edilenin farkına varılmasını sağlayacak, toplumun düzenini bozan değil, bütünleştiren bir dil geliştirmeliyiz. Bu dili geliştirebilirsek, belki yanlış giden şeyleri daha kolay anlatma imkânı buluruz”  
Beynimin bir tarafı bu düşünceye ‘belki’ derken, bir tarafı dil çıkarıp gülüyor. 
Beynimin iki yanına da hak veriyorum.
 
Ülkemizde katma değeri olan ürünler yok. Tarım, hayvancılık yok, yerli tohum üretimi ve satışı yasak.  İnsanlar, büyük kentlerde anlamadıkları bilmedikleri işlerin köleleri olmuş. Anadolu’daki köylerde insanların yerini inler /cinler almış.  Bundan 20 yıl öncesine kadar et Türkiye’de bolca ve ucuza satılırken, bugün et ve saman dışarıdan ithal ediliyor.  Üreticiler,  ‘aracıları ortadan kaldırın, et fiyatı ucuzlasın’ diyor ama seslerini duyan kim?  Kim ne kadar bağırırsa bağırsın, ortaya çıkan ses, bir türlü atmosferden yetkililerin kafasına düşmüyor.  Aracıların kim olduğunu, neden fiyatı yükselttiklerini arayan bulan yok. Olmadığı gibi, bunlara köklü cezalar yazacak kurumların özlemi içinde biz yaşamaya çalışıyoruz. Ama acaba sözü edilen aracılar ‘bunlar mı’ sorusu, kafamızın bir yerinde hala…

Bir tarafta insan etiyle beslenen alçaklar,
Diğer bir tarafta o alçaklarla mücadele eden askerlerimiz, polislerimiz. 
Annelerinden, evlatlarından ve eşlerinden uzakta Kızıl Elma ülküsüyle karda ısınan yiğitlerimiz… 
Toprağa düşen genç fidanlarımız,
Babasız kalan çocuklarımız…

Ne olacak bu işin sonu bilmiyorum. 
Herkes gibi ‘ne olacak’ diye el yüzde düşünüyorum. 
Bir tarafta ülkenin şehit olan çocuklarına,  bir tarafta Türkiye’de kız tavlayan Suriyelilerin rahatlığına üzülüyorum.

 Allah sonumuzu hayır etsin.

 

Bu yazı toplam 2078 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim