Bugün 25 Ocak 2021 Pazartesi
  • Antalya12 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    441,341
    %-0.24
  • Dolar
    7,4091
    %0.14
  • Euro
    8,9910
    %-0.22

Video Galeri

Endoskopiyi ehil eller yapmalı
Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Bor, endoskopinin ehil kişiler tarafından yapılması gerektiğini belirtti.

Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Bor, endoskopinin ehil kişiler tarafından yapılması gerektiğini belirterek, "Sağlık Bakanlığın elinde bulunan sertifikasyon programını hızla sonlandırması ve kimlerin endikasyon yapılacağının bilinmesi gerekir. Bugün ülkemizde endoskopiyi kimlerin yapacağının yasal dayanağı yok. Her hekim endoskopi yapabilir düzeydedir, bu kabul edilir bir şey değildir" dedi. 
Türk Gastroenteroloji Derneği (TGD) tarafından düzenlenen 34. Ulusal Gastroenteroloji Kongresi, Antalya Belek’teki bir otelde gerçekleştirildi. Kongreye 900’ü aşkın doktor, hemşire, teknisyen ve öğrenci katıldı.
Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Bor, kolon kanserine dikkat çekmek için ünlülerin yer aldığı bir bilgilendirme filminin hazırlandığını bildirdi.
850 kişilik bir aile olduklarını dile getiren Prof. Dr. Bor, 80 milyonluk ülkede 850 rakamının çok düşük olduğundan yakındı.
Gastroenteroloji ailesi üye sayısına oranla çok daha güçlü, sesi dinlenir ve saygı duyulan bir meslek örgütü olduğunun altını çizen Prof. Dr. Bor, "Burada alanımızın sağlık sorunlarının toplum ve hasta zeminli önemi yanı sıra tıbbın prevalansı en yüksek hastalıklarını barındırmamız, en sık rastlanan bir grup kanserin gastrointestinal sistemden kaynaklanması, uyguladığımız işlemlerin zorluğu, hayat kurtarıcı özelliği gibi çok sayıda neden sayılabilir. Geriye bakıp 2 yılı değerlendirdiğimizde 80 sayfalık bir kitap ile özetlenecek kadar çok sayıda projenin hayata geçirildiğini görüyor ve mutlu oluyoruz. Üyelerimizin mesleksel, akademik ve sosyal şartları için iyi bir mücadele verdik, çok emek harcadık. Gelecek 2 yılın yeni projelerle şenlenmesini diliyoruz" diye konuştu.

"Dünya Gastroenteroloji Kongresi İstanbul'da"
2019 Dünya Gastroenteroloji Kongresi’nin İstanbul’da yapılacağını duyuran Prof. Dr. Bor, "Bu güzelliklerin yanı sıra, ülkemizde gastroenterolojinin mücadele etmesi gereken çok sayıda sorun olduğunun da bilincindeyiz. En göz önünde olan endoskopi ve karaciğer hastalıkları gibi konularda alanımıza girilmesi olmakla birlikte SGK’dan kaynaklanan geri ödeme sorunları, yetersiz malzeme alımları, yan dal asistanı azlığı ve bu arkadaşlarımızın eğitim standardizasyonundan başlayarak karşılaştıkları güçlükler, şehir hastanelerinin getirdiği sıkıntılar, özel hastane ve dal merkezlerine ait özel dertler sayabileceklerimizden bazıları" ifadelerine yer verdi.

"Endoskopi uzmanı tarafından yapılmalıdır"
Modern tanı ve tedavi yöntemleri arasında önemli bir yer tutan endoskopik girişimlerin yemek borusu, mide ve on iki parmak bağırsağının rahatsızlıklarının, nedenin ortaya çıkarılmasında etkin ve güvenilir yöntemler olduğunu belirten Prof. Dr. Bor, "Bu işlem, hekimin doğru teşhis koymasını ve sağlık sorununun tedavisinin planlanmasını sağlamaktadır. Endoskopinin başarısı ve hastanın endoskopiden rahatsızlık duymaması, kimin yaptığına, nerede yapıldığına, nasıl yapıldığına ve deneyimli bir yardımcı ekibinin olup olmamasına göre değişir. Endoskopiyi bu konuda eğitim görmüş olanlar yapmalıdır. Gastroenteroloji uzmanları 3 yıl boyunca endoskopi eğitimi görürler ve bu alanda en iyi eğitilmiş hekimlerdir" diye konuştu.

"Endoskopi ehil kişiler tarafından yapılmalı"
Bilinen en ciddi halk sağlığı alanının büyük bölümünün gastroenterolojinin alanı olduğunu işaret eden Prof. Dr. Bor, "En önemli sorunlarımızdan birisi yan dal asistan azlığı bu büyük bir sıkıntı. Endoskopik işlemler ehil eller tarafından yapılmalıdır. Sağlık Bakanlığına çağrı yapıyoruz. Bakanlığın elinde bulunan sertifikasyon programını hızla sonlandırması ve kimlerin endikasyon yapılacağının bilinmesi gerekir. Bugün ülkemizde endoskopiyi kimlerin yapacağının yasal dayanağı yok. Her hekim endoskopi yapabilir düzeydedir, bu kabul edilir bir şey değildir. Bu bizim asıl işimizdir. Biz 3 yıl endoskopi yapmak üzere yetiştirliyoruz" dedi.

"Karaciğer yetmezliğinin ideal tedavisi nakil"
Türk Gastroenteroloji Derneği Genel Sekreteri Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Birol Özer, Dünya genelinde her yıl 57 milyon insan öldüğünü, bu ölümlerin yaklaşık 1.2 milyonunun siroz ve karaciğer kanseri nedeniyle olduğunu kaydetti.
Dünyada 257 milyon kişinin hepatit B, 170 milyon kişinin de hepatit C virüsü ile infekte olduğunu aktaran Prof. Dr. Özer, "Karaciğer nakli gereken hastalıkların başında siroz ve karaciğer kanseri gelmektedir. Siroz sebebi olarak da en sık hepatit B, hepatit C ve yağlı karaciğer hastalığı gelmektedir. Ülkemizde daha az olmakla birlikte alkole bağlı sirozlar da önemli bir karaciğer nakli nedenidir. Son dönem karaciğer yetmezliğinin ideal tedavisi karaciğer naklidir. Nakil çoğunlukla karaciğer çalışma kapasitesi yüzde 10’un altına düştüğünde gündeme gelmektedir. Ancak rezerv yüzde 10’un altına düşmeden, yemek borusu ya da mideden varis kanaması geçirenlere, karın içinde ileri derecede su toplanan ya da peritonit dediğimiz karın zarı iltihabı olanlara, karaciğer koması gelişenlere ya da karaciğer kanseri tespit edilenlere de karaciğer nakli yapılmaktadır" dedi.

"Karaciğer nakli bekleyen 2 bin 73 hasta var"
Karaciğer naklinin beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerin (kadavra) karaciğerinin tamamının hastaya nakledilmesi ya da sağlıklı canlı vericilerin karaciğerinin 2/3’lük sağ parçasının hasta kişiye nakledilmesi olmak üzere iki yöntemle gerçekleştirildiğini kaydeden Prof.Dr. Özer, "Ülkemizde şu an bekleme listesinde 2 bin 73 hasta vardır. Bu yıl da canlıdan 976, kadavradan 333 olmak üzere toplam bin 309 karaciğer nakli gerçekleştirilmiştir. Dünya genelinde nakiller daha çok kadavradan yapılmaktayken ülkemizde canlı vericilerden yapılmaktadır. Toplumun bilinçlendirilmesi ile organ bağışının artırılması karaciğer yetmezliği olan hastaların tedavi umudunu artıracaktır" ifadelerine yer verdi.

"Dışkıda gizli kan tahlilinin önemi"
Türk Gastroenteroloji Derneği Saymanı, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Sezgin, kolon kanserinin toplumda çok sık görüldüğünü, yaşlılıkla birlikte görülme sıklığının arttığını dile getirdi.
Toplumda yüzde 5’lere kadar görülen kolon kanserinin 50 yaşından sonra görülme sıklığının arttığını kaydeden Prof. Dr. Sezgin, "Kolon kanseri ölümcül olan kanserlerde olabiliyor, zamanında saptanmazsa. Bilinç olarak istediğimiz seviyede değiliz. Bilinçlenme adına halk toplantıları ve bilgilendirme filmi yapıldı. Kolon kanseri önlenebilir, nadir kanserlerden biridir. Henüz kanser gelişmeden ciddi sorunlara yol açmadan, erken aşamada saptanabilen meme kanseri, rahim ağzı kanseri, bir de kolon kanseri vardır. Kolon kanseri önleme ve erken saptama adına tüm sağlık merkezlerinde yapılan dışkıda gizli kan tahlili, bunu her 50 yaşına gelenin yapmasını öneriyoruz. Eğer sonuç pozitif çıkarsa hekiminize başvurun ikaz edicidir" diye konuştu.

"Kolonoskopi yaptırın"
Kolonoskopinin kalın bağırsak içinin fiber optik cihazla incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Sezgin, "Hem riskli hem de şikayeti olana her 50 yaşındaki kişi de bir kez yapılmalıdır. Hastalarımızı sağlıklı insanlarımızı çok ikna edemiyoruz. Günümüzün modası aşırı kilodan uzak durmak kolon kanseri gelişme riskini azaltır. Obezite her türlü kansere eğilimi artırıyor. Yağı karbonhidratı az tüketmek, bunun yanında taze ve yeşil sebze meyve, süt ve süt ürünlerini bol bol tüketmeliyiz" şeklinde konuştu.

03 Aralık 2017 Pazar 19:50
İzlenme: 437
DİĞER VİDEOLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim