Bugün 19 Ekim 2018 Cuma
  • Antalya24 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    221,376
    %-0.20
  • Dolar
    5,5966
    %-0.50
  • Euro
    6,4117
    %-0.63

Bekir Bülent Özsoy

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bekir Bülent Özsoy

Hiçbir zaman en iyi olmaya çalışma!

20 Temmuz 2018 Cuma 03:13
‘Hiçbir zaman en iyi olmaya çalışma, daha az kötü olmak da fena değildir!’ Seneca, Romalı senatör ve filozof.
Çoğu siyasi, askeri, ekonomik, ve kültürel liderin veya lider taslağının içine düştüğü ikilem işte budur.
Filozofun bu sözünü ‘Mükemmel, iyinin düşmanıdır.’ Diye anlayanlar da var… 
Ne demiştik, geçen hafta? Neron, Roma imparatorlarının en ünlülerinden birisi…
Yahudi bir tarihçinin anlatımından yola çıkarak adamı yüzyıllarca Roma’yı yakan sonar da karşısına geçip keman çalan bir deli olarak okuduk durduk.. (Bazılarına göre ise Lir çalmış..) her iki müzik aleti de yıllar sonra icat edilmiş ama… Allah batılı tarih adamlarından razı olsun.. son yıllarda durum anlaşıldı.
 Evet, Neron iflah olmaz bir despot ama Roma’yı o yakmamış… bir sürü af edilmeyecek suçu ve günahı var ama Roma’yı kül etmek bunlardan biri değil.
MS 37 de doğmuştu, o günlerin Roma şehri, öyle Amerikan sinemasında  gösterildiği gibi değildi, ortalığı bok götürüyordu, kim, kimin, niye üstünde anlaşılmıyordu. En iyisi sırtını duvara verip yürümekti. Daha önce yazdığımız ‘İncitatus’ hikayesinde değindiğimiz gibi  tahta delinin biri  geliyor biri gidiyordu. Calgula dan sonra Ben Claudius gelmişti , karısı Messalina Roma şehrinde ki erkeklerin yarısını tanır, yarısını da gözü ısırırdı. Claudius, akıllı bir adamdı, Caligula’nın zulmünden bir şekilde sağ çıkmıştı, karısının yediği haltlar da umurunda bile değildi. Ama Messalina –söylentilere göre- adamı zehirleyecekti. Taht daha 14 yaşında ki Neron’a kalmıştı, ama annesi olağanüstü hırslı bir kadındı, önce Messalina’yı öldürtecek, sonra da oğlu üzerinde tam bir hakimiyet kuracaktı, aralarında ki ilişki bir ana-oğul ilişkisinden başka her şeye benziyordu.Oğlunu evlendirirken tek karar alıcı o oluyordu. E, haliyle hoşuna da gidiyordu bu durum, koca imparatorluk kadının iki dudağı arasında oyuncak olmak üzereydi ki yukarda ki sözün sahibi Seneca ve arkadaşlarının ikna etmesiyle Neron önce öz annesini sonra da karısını çatır-çatır öldürtmüştü.
Neron gayet sıkı bir atlet, ve iddialı bir araba yarışçısıydı, öyle uyduruktan değil, harbi-harbi arabasına bindiğinde arenaları toza boğardı. Bir ara ille de tiyatro oyuncusu olacağım diye tutturmuştu. Sahneye çıkıyor, rol kesiyordu yalakaları da alkışlıyordu bir oyununda yalakalar kadar uzun alkış tutmayan yeni karısı Poppea’yı tek tekme ile öldürüvermişti, henüz iki yıllık evlilerdi ve kadınla evlenmek için ilk karısını öldürmüştü, üstelik Poppea evliydi, kocasının da icabına ayrıca bakılmıştı.
Yani öfkesi öyle ucuz-uyduruk  dedikodularla kabartılmış bir öfkeden ibaret değildi. Kodu mu oturtuyordu.
Derken Roma yangını çıkmıştı, şehir 14 mahalleden oluşuyordu, üçü fiilen yok olmuştu, 7 si ise ağır hasarlıydı ve can kaybı çoktu, mal kaybı ise hesap bile edilemiyordu.
Öyle Lir, keman falan çalıp seyir etmesi mümkün değildi çünkü çoktan şehir dışında ki yazlık sarayındaydı. Yangın üç gün sürmüştü, Roma da sarayını felaketzedelere açmış, onlara su ve yiyecek yardımı yaptırmıştı. Ama halkın içinde- şarklı olmadıkları için- kabaran öfke dalgasına nasıl hakim olacağını bilmiyordu. Yıllarca Roma ‘yı yönetirken yalakaları-yanaşmaları ve daha fecisi yabancı askerlerden oluşan Prateryon muhafızları ile birlikteydi, bütün bu sürü, halka olmadık işkenceler yapmıştı, mesela bir Prateryon askeri nerde ise dokunulmazdı, otoritesi bir senatörünkinden kat be kat fazlaydı. Yangın halkın içinde ki isyanı açığa çıkaracaktı.. ve hedefleri açıktan Neron idi..
Şehri yakan oydu…
İşte Neron burada en büyük günahını işleyecekti… Halka şöyle dedi ‘bu şehri yakanlar Hıristiyanlardır!’
 Aha şu araya yazıyorum vallahi de blllahi de bu domuz Hıristiyanlar güzelim şehrimizi yaktı!, her şeyden onlar sorumludur!’
E koca imparator yalan söyleyecek değil ya… halk da bu koca yalana inanmıştı. Neron döneminin en kanlı dönemi böylece başlayacaktı, öldürülen Hıristiyanların sayısı hakkında bu gün bile net bir rakam yok ama binleri aştığı kesin, çoluk-çocuk kıyıldılar.
Neron MS 66 da Yunanistan’ gitmiş ve biraz araba yarışlarına katılmış,  Korint kanalı fikrine isim babalığı yapmıştı, hani koca Mora yarımadası etrafından dolaşılıp günlerce yol alınmasın diye çok sonra inşa edilen ‘çılgın’ değil ama ‘akıllı’ proje…
 Tam 16 ay sonra geri geldiğinde İspanya ve Afrika genel valisi general Galba o sözüm ona sadık Prateryon muhafızları tarafından imparator ilan edilmişti. Saraydan bir yardımcısının yardımı ile intihar edecekti. Son sözleri ise ‘ulan ne biçim artistim!’ olmuştu.
Meraklısı için: Galba da iki yıl sonra Prateryon muhafızlarının maaş zammına karşı çıktığı için öldürülmüştü.
E hala ‘ne var ki bize bundan’ diyorsanız Hay Allah Neronunuzu versin derim…
Bu yazı toplam 4900 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim