Bugün 15 Aralık 2018 Cumartesi
  • Antalya15 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    213,679
    %0.19
  • Dolar
    5,3738
    %0.65
  • Euro
    6,0725
    %0.16

Ergün Efe

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ergün Efe

İdeolojik dizayn problem çözer mi?

17 Kasım 2018 Cumartesi 00:54

 Geniş Ortadoğu Coğrafyasında yüz yirmi yıldan beri süregelen ve hala da devam eden gecikmeli bir uluslaşma süreci var. Malum, gerçek manada ilk uluslaşmayı biz gerçekleştirmişiz, ama biz bile bu Geniş Ortadoğu’da tamamlanmamış sürecin sancılarını çekmekteyiz. Buna mukabil, güce dayalı “alana egemen olma savaşı” da doğal olarak tüm hızı ile devam etmektedir. 

Şu tarihi gerçeği es geçtiğimiz müddet...

Batı için ‘problem çözme metodu’ artık ne ideolojiyi, ne de öz mesajından koparılmış olan ideolojileştirilmiş din değil. Batı’nın problem çözmede kullandığı tek referans noktası var, o da bilim. Batı, 1878 Fransız devriminden sonra aşama aşama, adım adım nesnel gerçeklik dışı çözümleri terk etmiştir. Son nesnel dışılık üzerinden çözüm aramaları Hitler ile tamamen son bulmuştur. Bizler ise İdeolojiler üzerinden insanlarımıza hala cennetler vaat etmekteyiz. 

Batı ile aramızdaki asıl kırılma noktasının bilim olduğunu, yarışı bu temel kriterin belirlediğini farketmeden ülke olarak kayda değer ilerlemeler sağlayabileceğimizi düşünmek, umuda dayalı iyi niyet belirtisi olabilir, ancak gerçekçi olmaz.

Dünya, artık ideolojilerden çok, bilime itibar edenlerin dünyası. Özelikle bu çağda bilimi referans almayan ülkelerin, bağımsız olma şansı sıfırın dahi altındadır. Çünkü insanları artık salt umutlarla mobilize etmek imkansıza yakın.

İyi bir liderseniz ülkeye ivme kazandırabilirsiniz. Dünyanın gidişini iyi okumak çok önemlidir elbette, ancak koca bir ülkeyi kalkındırmak tek bir kişinin yapacağı bir iş değil. 

Bizim insanımız maalesef lidersiz de sağlıklı işeyen bir sistemi kurmaya gayret göstermek yerine hala kurtarıcı aramaya pek meraklı. Oysa Dünya eski dünya değil, bu anlayışı artık tersine çevirmek zorundayız. Yani önce sistem, sonra lider!

Vesayete karşı çıkıp, sonra dönüp dolaşıp yine lidere endeksli başka bir sistemde birikmiş dertlere derman bulunabileceğini düşünmek ne derece olumlu sonuç verebilir ki?

Güçlü bir Türkiye için tek nihayi çözüm, müspet bilimi esas alan, medeni, çok sesli, ama hukuk dışına çıkmayan bir toplum bilinci yaratmaktır ki, o da ancak pozitif hukuk normlarından zerre taviz vermeyen bir sistem ile mümkündür.

Bizler toplum olarak artık “Neden?” diye kendimize soru sorup, cevabını bulduktan sonra da, o cevabı ideolojimize uygun hale getirmeye zorlamak yerine, bilimin bize gösterdiği gerçeğe itibar etmeyi becermeliyiz.

Not: Yanlış anlaşmalara mahal vermemek için ifade etmek isterim ki, kutsal din ile ideolojileştirilmiş din iki apayrı kavramlardır. 

 

ergunefe@live.de

 

Bu yazı toplam 3999 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim