Bugün 25 Eylül 2017 Pazartesi
  • Antalya27 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    149,236
    %2.24
  • Dolar
    3,5485
    %1.65
  • Euro
    4,2033
    %0.79

Sevim H. Tolunay

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Sevim H. Tolunay

İnsan neden suçluluk hisseder?

16 Ağustos 2017 Çarşamba 02:46

Suçluluk hissi zaman zaman hepimizin yaşadığı bir duygudur. Kısa süreli ve hafif düzeyde olabileceği gibi yaşanan durumla orantısız, çok ciddi ve yaşamı tehdit eden boyutlarda da olabilir.

Neler biz de bu duyguyu uyandırır?

Hata veya yanlış yaptığını düşünen insan suçluluk hisseder genelde. Aslında, zaman zaman yaşadığımız olaylar karşısında bir miktar üzüntü ve pişmanlık hissetmemiz normaldir. Bu aynı zamanda duyarlı bir insan olduğumuzun da göstergesidir. Fakat ‘azı karar çoğu zarar’ sözünden yola çıkarak normalin üstünde bir üzüntü, pişmanlık veya suçluluğun bize zarar verdiği aşikardır. Kendimizi acımasızca eleştirirken ve ‘kötü’, ‘işe yaramaz’, ‘yetersiz’, ‘değersiz’ vb. etiketler yapıştırırken buluveririz. Dünyanın sonu gelmiş gibidir..

 

Yanlış anlaşılıyor olmak, söylenen bir söz veya yapılan bir davranışın sonuçlarından birinin zarar görüyor olması, değer verilen biri tarafından eleştirilmek, bir şeylerin eksik ya da yanlış yapıldığına dair inanç, kendine fazladan vakit ayırdığın için çocuklarını ihmal ediyor olman gibi sayısız örnek sen de suçluluk duygularını uyandırabilir. Bu duyguya sebep olan ve bizi günlerce, aylarca, hatta yıllarca kıvrandıranın yaşadığımız olaylar olduğunu sanırız; fakat ASIL OLARAK kendi kendimize yaptığımız öz eleştirilerin, doğru olduğunu düşündüğümüz kuralların, değer yargılarımızın, kültürümüzün getirdiği bazı farklılıkların veya aileden öğrendiklerimizin suçluluk hissine yol açtığıdır. YANİ, DÜŞÜNCELERİMİZ ve HAYATA BAKIŞIMIZ SUÇLULUK HİSSİNE NEDEN OLUR. Bir bakın çevrenize benzer bir olay karşısında herkes aynı tepkileri mi verir? Örneğin, yanlış anlaşılıyor olmak herkes için farklı bir anlam taşır. Kimi ‘’beni tanıyor ve nasıl bir kişiliğim olduğunu biliyor’’ diyerek daha rahat olabilir, kimi de ‘’beni bilse bile yine de dikkatli olmalıyım beni yanlış anlayabilir’’ diyerek daha dikkatli davranır, ilişkiyi yaşarken gergin olur ve en ufacık bir hata da yanlış anlaşıldığını düşünerek mutsuzluk ve suçluluk hissini yaşayabilir. Bu da ilişkilerde rahat olamamak, rahat olamadıkça daha fazla hata yapmak, hata yaptıkça daha fazla suçlanmak ile sonuçlanabilir. Hele bir de kötü niyetli bir kişiye rastlamışsanız işiniz biraz daha zor gibi. Bu zaafınızı kullanarak, yani sizi suçlandırarak isteği şeyleri size yaptırabilir…

 

Neden bazı kişiler bu duyguyu daha sık ve daha yoğun bir şekilde yaşıyor?

 

Doğuştan gelen özelliklerimiz, kişilik yapımız, yetiştiğimiz aile ve sosyal çevremiz, geçmiş yaşantılarımız, parçası olduğumuz kültür, dini ve siyasi görüşümüz, hepsi birden bu duyguyu daha sık ve daha yoğun bir şekilde yaşamamıza neden olur. Örneğin, mükemmelliyetçi ve her şeyin kontrolünüz altında olmasını isteyen veya depresyon ve kaygıya eğilimli, diğer bir ifadeyle ufak şeyleri kafaya takan ve günlerce düşünüp duran bir kişilik yapınız varsa suçluluğa ve suçlanmaya daha eğilimli olabilirsiniz…

 

Nedenleri ve bu aşamaya nasıl gelindiğini anlamak kişinin kendisini daha iyi tanımasına ve çözüm yolları üretmesine olanak tanır. Bu da alanında uzman kişiler ile yapılan müdahaleler ve psikoterapiler sayesinde mümkün olur.

 

Yaşananlar karşısında suçluluk hissetmek normal midir?

 

Aslında zaman zaman bu duyguyu hissetmek bizim insan olduğumuzun bir göstergesidir. Çünkü, çevresini düşünen ve onların istek ve ihtiyaçlarına duyarlı kişiler bu duyguyu yoğunlukla hissederler. Bir arkadaşımın ‘’koca yürekli bir insan olmak’’ benzetmesini hatırlıyorum. Hakikaten, sevdiğiniz ve değer verdiğiniz kişiler için bir şey yapabilmek ve bunun için çabalamak çok insani bir davranıştır. Fakat, bu duyguyu gereğinden çok ve sürekli olarak hissediyorsanız kendi kendinize halledemediğiniz içsel bir probleminiz olabilir.

 

Suçluluk hissinden kurtulmak için bazı öneriler…

 

Geçmişi geride bırak ve olayları olduğu gibi kabullen..

Mükemmeliyetçiliğin ve yüksek standartların varsa bunlardan vazgeç ve her şeyin kontrolün altında olmadığı gerçeği ile yüzleş..

 Yapılan her hareketi kendi üzerine alma alışkanlığından vazgeç. Her şeyin sorumlusu sen değilsin; insanlar bir şey yapıyorsa bu davranışın başka sebepleri de olabilir..

Bazen affetmek de işe yarayabilir. Yalnızca başkasını değil kendini, kendine olan kızgınlığını da affedebilmekten bahsediyorum…

Yaşanılanları sadece sonuç olarak değil SÜREÇ olarak da gör; yani nedenlerini ve o aşamaya gelene kadar yaşadıklarını bir düşün ve BAŞTAN SONA YENİDEN BİR HİKAYE YAZ…

İnsanın hatalarından da öğrenebildiğini unutma ve bir daha ki sefere aynı hataları tekrarlamama fırsatın olacağı için mutlu ol. Çünkü DÜN YAPTIKLARINI YAPMASAYDIN, BUGÜN Kİ AKLIN OLMAZDI..

‘Keşke’ lere bir son ver artık. Bugün ki aklınla değil, O GÜNKÜ YETERLİLİĞİNLE YORUMLA olayları. O gün verdiğin karar veya davranış şeklin o an için sana göre en doğru olandı, bunu sakın unutma…

Uzm. Psikiyatr Dr. Sevim H. Tolunay

Bu yazı toplam 532 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
VİDEO HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim