Bugün 18 Aralık 2017 Pazartesi
  • Antalya18 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    155,545
    %-0.22
  • Dolar
    3,8262
    %-0.97
  • Euro
    4,5259
    %-0.53

Sevim H. Tolunay

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Sevim H. Tolunay

İşsizlik ‘ruhsal ve bedensel’ sağlığı olumsuz etkiliyor…

04 Aralık 2017 Pazartesi 00:21

  “İşsiz kalan bir insan en başta, boşluğa düşer. ‘’Ben bundan sonra ne yapacağım’’, ‘’Hayatımı nasıl kazanacağım’’, ‘’Ne ile meşgul olacağım’’ gibi olumsuz düşünceler ile boşluk hissi, üzüntü, işe yaramazlık, yetersizlik, değersizlik gibi duygular yaşanır sıklıkla. Kişinin dikkati daha çok kendine yönelir. Sigara, alkol gibi olumsuz alışkanlıklara başlayabilir veya kullanıyor ise artırabilir. Yaşanan stres ruhsal durumu etkilediği kadar fiziksel durumu da etkiler ve kalp hastalığı, hipertansiyon, mide-bağırsak ve uyku problemleri ortaya çıkar. Önlem alınmadığı takdirde depresyon, kaygı bozukluğu gibi ciddi psikiyatrik rahatsızlıklar yaşanabilir

İşsiz kalan bir insana yaklaşım ile başka herhangi bir sıkıntısı olan bir insana yaklaşım arasında çok bir fark yok aslında. Başlıca yapılması gereken, iyi bir dinleyici olmaktır. Karşındakinin sözünü kesmemek, onu sabırla dinlemek, dinlerken kendi kafandakilerle meşgul olmamak ve o istemedikçe öğüt vermemek oldukça önemlidir. Fakat maalesef çevreme baktığımda insanların birbirini dinlemediğini, herkesin sanki bir yerlere yetişme telaşı içerisinde olduğunu görüyor ve üzülüyorum… Ek olarak, konuşma sırası sana geldiğinde karşındakinin neler hissettiğini, aklında ne gibi soru işaretleri olduğunu, gelecek planlarını sorabilir ve onu nispeten de olsa rahatlatabilirsin. Ve tüm bunları yaparken mümkün olduğunca, eleştiriden uzak ve yargılamayan bir dille konuşman karşı tarafı güvende hissettirecek ona daha çok yardımcı olmanı sağlayacak. Burada asıl önemli nokta, işsiz kalan ve sıkıntılı olan kişiyi anlamaya çalışmak ve bunun için çabaladığını gösterebilmektir.
Bu konuda net bir şey söylemek çok da mümkün değil. Bahsettiğim gibi bireysel farklılıklar, verilen duygusal ve diğer psikolojik tepkileri belirliyor. Fakat süre uzadıkça kişinin inanç ve motivasyonunun azaldığını (hele ki yaşamını idame ettirmeye yetecek maddi olanakları da yoksa) ve ruhsal bir bunalıma doğru sürüklendiğini söylemek mümkün.
Her insanın sıkıntılı bir durum karşısında verdiği tepkiler farklıdır. Çünkü herkes aynı değil. Kültür, cinsiyet, yaş, bakmakla yükümlü olunan kişilerin olup olmaması gibi kişiler arası farklılıklar verilen duygusal ve psikolojik tepkileri değiştirebilir. Özellikle toplumumuzu düşündüğümde erkeklerin bu konuda biraz daha baskı altında olduğunu söyleyebilirim.. Sonucunda; sinirlilik, tahammülsüzlük, yaşama sevincinin yitip gitmesi, uykuya dalma güçlüğü veya gece uykusunda düzensizlikler, iştahın artması ya da azalması, kendine olan inancın ve güvenin azalması gibi birtakım psikolojik belirtiler görülür. Haliyle bireyin çevresi bu durumdan olumsuz etkilenir. Eş, anne, baba, yakın arkadaşlar, çocuklar… Ruhen gelinen en zor nokta, geleceği kurma planları ve umudun giderek yok olmasıdır. Bazen, kişi ölümü düşünür ve bunu kendine bir kurtuluş olarak görerek intihar planları yapabilir.. Bu noktada psikiyatrik destek alınması, ortaya çıkabilecek yıkıcı sonuçlar açısından son derece önemlidir.

Bu yazı toplam 3300 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim