Bugün 21 Nisan 2019 Pazar
  • Antalya11 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    238,344
    %0.20
  • Dolar
    5,8057
    %0.03
  • Euro
    6,5299
    %0.19

Ömer Yetgin / BUGÜNLÜK

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ömer Yetgin / BUGÜNLÜK

Kadına şiddet ve 8 Mart

08 Mart 2018 Perşembe 00:03

 

            8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladığımız bugünde maalesef kadına şiddet ve pozitif ayrımcılığı konuşuyoruz…

            Ve tartışıyoruz.

            Kadın cinayetlerinin arttığı, şiddetin tırmandığı, cinsiyet ayrımcılığının körüklendirildiği bir ortamda, kutluyoruz Dünya Kadınlar Günü’nü…

            Her geçen gün artış eğilimine giren kadına şiddet olgusunu azaltmak ve sonrasında tamamen yok etmek için neler yapılması gerektiği ile ilgili çözümleri konuşmuyoruz!

            Şurası bir gerçek ki; kadınlarımızın değeri; bir günle sınırlanamayacak kadar büyük, anlamlı ve bir o kadar da derin…

            Tartışılamayacak kadar büyük.

            8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyoruz.  Peki;  kutsal bir varlık olan kadınlarımızın bu anlamlı gününü kutlarken, kadınlarımızın her geçen gün artan sorunlarına çözüm bulunabiliyor mu?         

                        Kadınların yükünün hafifletilmesi, kadın istihdamının önündeki engellerin kaldırılması, kadının şiddetten korunması çok sık telaffuz edilen kavramlar.

            Bu kavramlardan özellikle kadına şiddetin önlenmesi için, kadın cinayetlerin önüne geçilmesi için  yapılan düzenlemelerin sonuçsuz kalması gerçekten düşündürücü…

            Kadına hak ettiği değeri vermek; giderek karmaşık bir hale gelen sorunlarını çözmekle mümkün…

            Kadın erkek eşitliği kağıt üzerinde kaldığı sürece, kadın vekillerin sayısının azaldığı bir ortamda, kadına şiddetin tırmandığı, kadın cinayetlerinin hız kesmediği bir ortamda, cinsiyet ayrımcılığının sıradanlaştığı bir ortamda bir demet karanfille “Sorunların takipçisiyiz” yaklaşımı hiç inandırıcı değil!

            Kadınlarımız şiddet gördüğü için sığınacak bir yer arıyor.

            İşsizlik; en çok kadınları vuruyor.

            Yaşamın zorlukları omuzlarına yüklenmiş durumda.

            Cehaletin en büyük darbesini onlar yaşıyor…

            En çok kadınlar eğitimden mahrum bırakılıyor.

            Etrafımızı kuşatan savaşlarda, en büyük zulmü gören başta kadınlar ve çocuklarımız oluyor.

            Yalnızca bir gün için böylesi kutsal varlıklarımızı  anımsamak günü kurtarmaktan başka bir şey değil.

                        Bereketin sembolü olan, yaşamın en güzel rengi olan, üreten, sabreden, fedakar ve cefakar kadınlarımıza hak ettiği değeri vermek öncelikle “eşitliğin” sözde değil, özde olmasıyla olası.

            “Kadın ve erkek eşittir” derken, daha sözünü tamamlamadan pozitif ayrımcılık yapan insanlarla bu sorunu çözmek ne kadar mümkün?

Bu yazı toplam 2396 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim