Bugün 20 Ağustos 2018 Pazartesi
  • Antalya26 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    228,380
    %-0.46
  • Dolar
    6,0368
    %3.18
  • Euro
    6,8881
    %3.60

Ömer Yetgin / BUGÜNLÜK

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ömer Yetgin / BUGÜNLÜK

Kaybettiğimiz…

17 Temmuz 2018 Salı 00:03

 

         Antalya’nın son 30 yılına damga vuran olumlu ve olumsuz değişimlerini gerçekçi bir şekilde analiz edebilmek için bazen Antalya’nın kartpostallarda kalan nostalji resimlerine bakmak yeterli…

         Bu fotoğraflara bakınca olumlu değişim ve gelişimden çok daha fazla ‘’yanlış giden’’ faktörlere tanıklık ediyorum.

         Ve farklı şehirlerden Antalya’yı gezmeye gelen yerli turistlerin ilk izlenimleri, eski ile yeniyi karşılaştırmaları, çok daha rasyonel sonuçlar veriyor.

         Çünkü ‘’farklılık’’ hemen göze çarpıyor.

   Antalya’nın hızla gelişen zaman içerisinde bu denli çabuk kabuk değiştirmesi, başka bir anlamda sembollerini kaybetmesi, beton bloklara boğulması; sürekli sorgulanan ama nedense çözüm bulunamayan bir sorun.

   Maalesef benim gözlemimde  Antalya’ya İstanbul’dan, Ankara’dan ya da başka bir şehirden göçüp gelen ve “yerleşen” insanların Antalya ile ilgili genel kanısı; “Bu kadar yanlışlık bir arada olamaz” oluyor…

    İklimi, güneşi, hatta İstanbul’a ve Ankara’ya oranla daha sorunsuz trafiği nedeniyle Antalya’yı tercih edenlerin, ev alıp ömrünün bundan sonraki kısmını burada geçirmeyi düşünenlerin ortak sıkıntısı; aslında hepimizi sorunu… Çarpık yapılaşma öyle bir boyuta geldi ki Antalya’da 2 milyon nüfusa rağmen ciddi riskler taşıyor.

Antalya’da yaşarken bunalan ve çareyi ilçelerde arayan, ancak ilçelerde de Antalya’daki planlama yanlışları yüzünden hüsrana uğrayan o kadar çok insan tanıyorum ki…

   Örneğin;Bir  Alanya, Serik, Aksu ve Korkuteli gerçeği var…

   Antalya’daki çarpık yapılaşma maalesef olumsuz yansımalarını gösteriyor. Diğer ilçelerimizde de durum pek farklı değil… Dar yollar ve iç içe binalar hava sirkülasyonunu engelliyor.

Sadece Antalya’ya başka şehirlerden göçüp gelip yerleşenler için değil çelişkiler yumağı… Antalya’ya 3-5 yıl aradan sonra gelen bir kişi; her gelişinde Antalya’nın hızla değiştiğini, değişirken kendi içinde tezatlar yaşadığını vurguluyorsa; burada durup düşünmek lazım.

Antalya’nın hızla gelişen zaman içerisinde bu denli çabuk kabuk değiştirmesi, başka bir anlamda sembollerini kaybetmesi, beton bloklara boğulması; sürekli sorgulanan ama nedense çözüm bulunamayan bir sorun.

Bu sorunun uzantısındaki diğer olumsuzlukların yaşantımızı nasıl sekteye uğrattığını hep birlikte görüyoruz.

Sürekli “Dünya kenti” diye kendimi kandırdığımız bu kentin varoşlarına inmeden, toplu ulaşım araçlarına binmeden, güneşe hasret yan yana, dip dibe çok katlı rutubetli binalarda oturmadan, görüntü ve gürültü kirliliğine boğulmuş bu kentin havasını teneffüs etmeden kronikleşmiş sorunları görebilmek; yaşayabilmek olası değil!

Artık bir metropol kent olma yolunda ilerleyen Antalya’da, yılların ihmali ile biriken sorunlar bugün; tezat görüntüler oluşturmuş durumda…

   Antalya’da yaşayanlar olarak bizler  bugün özellikle alt yapı eksiklikleri ve çarpık yapılaşma sancısı ile birlikte geleceğe yatırım yapmaya çalışılırken geçmişten gelen hatalar zincirinin faturasını hep birlikte ödüyoruz…

 

Bu yazı toplam 960 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim