Bugün 21 Ağustos 2019 Çarşamba
  • Antalya28 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    277,036
    %-0.24
  • Dolar
    5,7158
    %-0.33
  • Euro
    6,3462
    %-0.30

Yusuf Katrağ

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yusuf Katrağ

Kesik Minare meselesi…

05 Ağustos 2019 Pazartesi 06:27

 Şehirler, kendilerine özgü simgelerle marka haline gelirler ve tanınırlıkları, bilinirlikleri bu simgeler sayesinde artar.

Birisi size bir şehre mal olmuş simgeden bahsettiğinde hangi şehirden bahsettiğini hiç düşünmeden bilir, hayalinizde canlandırabilirsiniz.

Bugün Antalya’yı dünya şehri yapan, bilinirliğini artıran, Antalya’yı marka şehir haline getiren kendisine has özellikler, simgelerdir.

Deniz, kum ve güneş üçlüsünün yanında; çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış olması, herkesin bu şehirde kendisinden bir parça bulabilmesidir.

Konyaaltı Sahili, Aspendos, Perge, Kaleiçi, Kesik Minare, Yivli Minare vs. dediğinizde akla gelen şehirdir ama artık Kesik Minare dediğinizde akla gelse de Kesik Minare’yi soran birisine gösterebileceğimiz bir simgemiz yok.

Bildiğiniz gibi Şehzade Korkut Camii restorasyonu kapsamında, Kesik Minare’ye 123 yıl önce yanan külahı yeniden giydirildi ve her yerde gördüğümüz cami minarelerinden bir farkı kalmadı.

Şehrin simgesi haline gelen Kesik Minare de böylece hatıra fotoğraflarındaki, hafızalardaki yerini aldı.

Minarenin restorasyonu adeta şehri ikiye böldü.

Bir tarafta destekleyenler, diğer tarafta karşı çıkanlar.

Hatta konu öylesine dallandırıldı, budaklandırıldı ki, 123 yıllık süre içerisinde kentin tarihi bir simgesi haline gelen minareye külah giydirilmesine karşı çıkanlar adeta cami, minare karşıtlığıyla suçlanacak konuma getirildi.

Sanki cami, minare karşıtlarıymış gibi bir algı yaratıldı.

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, bu ülkede cami karşıtlığı, minare karşıtlığı yapmak kimsenin hakkı da haddi de değildir.

Aynı şekilde Şehzade Korkut Camii’nin restorasyonuna karşı çıkmayan, hatta destekleyen ama kent ile özdeşleşmiş tarihi bir simge haline geldiği için minaresinin kesik olarak kalmasını isteyenleri cami karşıtlığı, minare karşıtlığıyla suçlamak da kimsenin hakkı değildir.

Ne olurdu sanki caminin restorasyonu yapılırken minaresi kesik olarak kalsa da kentin bir simgesi yok edilmeseydi?

Daha fazla ilgi çekmeye devam etmez miydi?

Gelen turist bu minare niye diğerlerinden farklı diye sorup, araştırmaz mıydı?

Aslına bakarsanız bu olay, kent ile ilgili önemli konularda ne kadar eksik kaldığımızın, ortak aklı aramadığımızın bir göstergesi.

Keşke külah takılmadan önce tüm kamuoyunun restorasyon kapsamında minareye külah giydirileceğinden haberi olsaydı da külah takılıp takılmaması kararı ortak akılla alınsaydı.

Kararı bu kentin asıl sahipleri, bu kentte yaşayanlar verseydi.

Bu olayla birlikte kent ile ilgili önemli konularda, kentli olarak ne kadar uyuduğumuzu da gördük.

Minareye külah giydirilinceye kadar kimsenin haberi olmadı.

Neyse artık olan oldu.

Bu saatten sonra yapılması gereken bu kentin siluetini değiştirecek, bu kentle ilgili önemli konularda tartışma kültürünü geliştirerek ortak aklı ortaya koymak olmalı.

Bunu beceremezsek keşkelerle yaşamaya devam ederiz.

Bu yazı toplam 2276 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim