Bugün 19 Aralık 2018 Çarşamba
  • Antalya13 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    214,044
    %-0.25
  • Dolar
    5,3345
    %-0.19
  • Euro
    6,0837
    %0.13

Bekir Bülent Özsoy

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bekir Bülent Özsoy

Kutuplar ve Türkler...

17 Eylül 2018 Pazartesi 03:36
‘Dünyanın iki bilinmezinden biri kutuplar ise diğeri kesinlikle Türklerdir ’ Napolyon…
Geçen yazımda 1918 in 100. 1968 in 50 yılı nedeniyle bir yazı serisi hazırlamıştım. ‘Prag baharı’ bu dizinin ilki olacaktı. Ama gazetenin yayın yönetmeni sevgili Eyüp ve benim kitaplarımı basan  yayınevi sahibi Mehmet bey bu serinin bir kitap olması gerektiğini tavsiye edince günlük yazı formatında kalmaya devam kararı aldık.
Aslında böylece günlük zırvalarla dalga geçme imkanı hiç de fena değil…
Mesela sıradan bir ülkede vatandaşın vergileriyle kurulmuş bir kamu bankasının gecenin bir vakti Dolar 6 yı, Avro 7 yi geçmişken Doları 3.72 den Avroyu da 4 bilmem kaçtan satışa çıkarması ve bu işlem serisinden 1500 e yakın alış veriş olması normalde o ülkede ‘hükümet götürür!’ Canım ne alaka diyenler için hiç değilse ilgili bakan falan bir istifa jestinde bulunur (mesela o istifa eder de üst makamı kabul etmez..) hadi o da olmadı ilgili bankanın YK başkanı, ya da genel müdürü görevlerini bırakırlar değil mi… Yahu hiçbir şey olmadı….Aha bu millete bu da yetmez deyip ikinci kamu bankası da aynı rezalete imza atınca, gözler haliyle üçüncü Kamu bankasına dikildi…
Ve hala hiçbir şey yok…
Arkadaşlara soruyoruz; nedir bu işler diye; utanmaz bir sırıtmayla ‘böyle bu işler yerseen!’ diyorlar…
Et konusunda iyice çamura batmış bir düzen var. Doğru mu..Doğru!!
Millete ucuz et yedireceğiz mavalları ile ithal edilen etler de Şarbon hastalığı tespit edilince aynaya bakmaya yüzleri olmayan bazı akslar nasıl yayın yaptı: ‘Ete doyan halkımız balığa yöneldi!’
Son olarak, ben sıkı bir tarih okuyucusu ve bu ülkenin ilk ve tek askeri tarih yazarıyım…
Zaman  zaman bu konuda konferanslara gider bildiklerimi okuduklarımı şahsi yorumlarımı da ekleyerekaktarırım.
Özellikle 18 Mart konusu işlendiğinde toplantı sonunda teşekkürlerin yanı sıra istisnasız şu sitemi duyarım:
 Hocam hiç Atatürk’ten söz etmediniz!
 E doğru , çünkü  18 Mart ‘gününün’ hikayesinde sevgili Gazi paşamızın hiçbir rolü yoktur..
Ha derseniz ki Çanakkale seferinin hikayesi..işte o zaman da ondan söz etmeden anlatılan bir tarihsel kaynak yoktur.
18 Mart zaferi tek bir günün hikayesidir ve anlatıldığı zaman o günün kahramanlarını yad etmek gerekir.
1915 Çanakkale dediğiniz de ise, o tarih zaten sevgili Mustafa Kemalimiz olmadan anlatılamaz…
 Ancak, 26-30 Ağustos 1922 dendiğinde işte o tarihsel dönem, Mustafa Kemal olmaksızın anılmaz, anılamaz ve anılmamalı… Her kim , hangi makam sahibi olursa olsun o günleri kutlarken eğer ‘paşanın’ adını bilhassa ve özellikle anmıyorsa onun vatan sevgisinden şüphe edin… tarih bilgisizliğine ise gülüp geçin.
İşte bu kadar….
Bu yazı toplam 2262 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim