Bugün 01 Aralık 2020 Salı
  • Antalya17 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    455,000
    %1.79
  • Dolar
    7,8343
    %0.35
  • Euro
    9,4136
    %0.67

Ömer Yetgin / BUGÜNLÜK

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ömer Yetgin / BUGÜNLÜK

Memnuniyetsizliğin sitemi…

28 Ekim 2020 Çarşamba 00:05

 

            Azla yetinmek neredeyse sözcüklerde kaldı. Daha fazlasını istemek, isterken abartmak da bir başka hastalığımız oldu!

            Geçtiğimiz haftalarda yaşadığım bir olay bende bu algıyı oluşturdu. Ve belleğimde derin tahribatlar yarattı.

            Büromuzun bulunduğu Yeşilbahçe mahallesinde mütevazi bir lokanta tarzı işletmenin kapısına kılık kıyafeti pek düzgün olmayan birisi yanaştı. Lokanta sahibi bu kişiyi görünce ona doğru yürüdü ve ne istediğini sordu. O da aç olduğunu ve karnını doyurmak için yiyecek istediğini belirtti.

            Bunun üzerine işletmede çalışan kişi vitrindeki poğaça ve simiti alıp poşetin içine koymak istedi. Bu esnada dilenci poğaça ve simit istemediğini, fırında pişen lahmacunlardan istediğini söyledi. Lokantacı da lahmacun için siparişlerin piştiğini, ancak simit ve poğaça verebileceğini söyledi.

            Dilenci;  ‘’İllaki lahmacun isterim’’ diye tutturdu…

            Tüm yaşananları müşteriler de şaşkınlıkla izliyordu.

            Dilenci neredeyse lokantacıya emrivaki yaparcasına lahmacun istemeye devam etti.

            En sonunda işletme sahibi dayanamadı ve : “İnsanı yardımdan da soğutuyorsunuz. Pişen lahmacunlar müşterilerin ve siparişleri yetiştirmek zorundayız. Hem açım diyorsun, hem de yiyecek beğenmiyorsun.  Zaten pandemiden dolayı işler kesat. Çalışanımızın maaşını bile karşılayamıyoruz. Ben her gün para ve yiyecek dilenmeye gelen insanlara yardım etmek zorunda değilim. Aç olduklarını söyleyince dayanamıyorum ve insani olarak yardımda bulunmak istiyorum. Ama acıma duygularımı kötüye kullanıyorsunuz. Ya verdiklerimi al, ya da müşterileri rahatsız etme…” diyerek son noktayı koydu.

            Yüzündeki memnuniyetsizlik ifadesi ile dilenci kendisine uzatılan poşeti aldı ve hızla uzaklaştı…

            Düşünebiliyor musunuz hem aç olacaksın, hem de kendine verilen yiyeceği beğenmeyeceksin!

            Böyle karelerle çok karşılaşıyorum.

            Paylaşırken de azla yetinmemenin geldiği trajik boyutu bir başka pencereden irdelemek istedim.

            Sosyal bir yara haline gelen dilenciler ve sokakta çalışan çocuklar sorununa ek olarak özellikle farklı ülkelerden sığınmacıların katılımıyla çok daha vahim bir noktaya gelen dilencilikte azla yetinmeme gibi bir kavram oldukça düşündürücü…

            Çoğu zaman siftah bile yapmadan kepenklerini kapayan, işçisinin aylığını ve hatta sigorta primini yatırmakta zorlanan esnafa bir de zamk gibi yapışan ve istediğini almadan gitmeyen dilenciler sorunu sosyal bir yara…

            Yardımlaşmak duygusu gibi özge bir kavramı zedeleyen azla yetinmeme olgusunun tanımına sözcükler yetersiz kalıyor!.

           

 

Bu yazı toplam 284 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim