Bugün 17 Kasım 2018 Cumartesi
  • Antalya11 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    208,990
    %0.19
  • Dolar
    5,3413
    %0.47
  • Euro
    6,0898
    %1.17

Pınar Aksoy

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Pınar Aksoy

Merhaba Sevgililer!

11 Ekim 2018 Perşembe 00:21
Enerji diyoruz ya hep, frekans diyoruz, yükseltelim diyoruz ya! Bunun için bir sürü yol yöntem deniyoruz. Bazen farkında olmadan da yapıyoruz bunu. Aslına bakarsanız öyle kolay ki! Yüzünüzde gülümseme, içinizde kıpırtı, bir rahatlama, bir oh! An meselesi... Nasıl mı? İşte size en basit olanı: Selam verin! Evet, selam verin! Gülümseyin! Bu kadar işte! Her önüne gelene merhaba de, başını salla demiyorum. Bununla birlikte, iyi gelecekse de neden olmasın! Otobüse binerken /inerken şoförünüze selam verin, gülümseyin... Sokaktaki belediye çalışanıyla her zaman karşılaşıyorsunuz illaki... Kolay gelsin deyin, gülümseyin. Sitenizdeki taa bilmem ne blokta oturan komşunuza nasılsınız deyin...
 
Gülümseyin. Marketin kasiyerine iyi mesailer dileyin, gülümseyin...
“Bugün nasılsınız?” Her sabah çocuğunuzu okula bırakan servis görevlisine günaydın deyip başınızı sallayın ve gülümseyin...
Telefonla sipariş verdiğiniz market görevlisine, teşekkür edip(o görmese de) gülümseyin... Kızımla birlikte bir AVM’nin restoran katında; siparişlerimizi aldıktan sonra, Ramazanın verdiği kalabalık ve telaş içinde, elimizde servis tepsileriyle(meleklerimizden boş masa bulmaları için yardım istedikten hemen sonra)bir çift in masadan kalktığını görerek izin isteyip oturduk (ve meleklerimize teşekkür ettik) Boş servisleri alan görevli bayan masamıza geldi ve işini yapıyordu. -İyi akşamlar. Teşekkür ederim, kolay gelsin...
 
Gülümsedim. Kadın anlık bir duraksamadan sonra başını sallayarak işine devam etti. Yüzümüze bakmamıştı. Mimik de yapmadı. Ancak biliyordum ve emindim ki, içinde bir yerde; miktarının ya da şiddetinin ne kadar olduğunun önemi olmayan bir kıpırtı oldu. Çünkü biri onu fark etmişti. Biri yaptığı işi önemsemişti ve bu yüzden ona minnettardı. Bu kıpırtının on milyon katı benim ve kızımın içinde patladı ve birbirimize gülümseyerek baktık. Sohbet ederken ve yemeğimizi bitirmek üzereyken, aynı kalabalık ve telaşın içinde yanı başımızdan bir beyefendi geçiyordu sağına soluna bakınarak. Belli ki yer arıyordu. -Bakar mısınız beyefendi!
 
Buyurun oturun lütfen, biz kalkmak üzereyiz. Adam biraz şaşkınca: -Buraya mı oturayım? (işaret ederek) Böyle mi? -Evet, lütfen buyurun... Yine anlık bir şaşkınlık sonrası yüzünde kocaman bir gülümsemeyle, -Teşekkür ederim, dedi otururken. Rahatsızlık vermeyeyim. -Hayır. Sıkıntı yok. Biz de kalkmak üzereyiz... Birkaç lokmadan sonra: - Afiyet olsun( Gülümsedim). -Size de... Yer için teşekkür ederim. Çok iyi oldu. - Rica ederim, ne demek. İyi akşamlar.
 
Biraz yürüdükten sonra kızım dönüp şöyle dedi: -Anne, adamın yüzündeki ifadeyi gördün mü? - Evet. Harika! -Anne kendimi çok mutlu hissediyorum şu an! -Evet, ben de! İçimizde on milyon patlama yaşıyorduk! Yine bir kez daha teyit ettim ki, keyif ve huzur her zaman her yerde. Ve elbette avuçlarımızın içinde, işte burada! Bunu fark etmeyi seçin. Lütfen! Ve lütfen bu fark edişte kalın! Çünkü evren keyif ve deneyim üzerine çalışır. Sevgilerimle... Merhaba Sevgil
Bu yazı toplam 9023 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim