Bugün 25 Eylül 2017 Pazartesi
  • Antalya25 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    149,236
    %2.24
  • Dolar
    3,5485
    %1.65
  • Euro
    4,2033
    %0.79

Ayşegül Alpat

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ayşegül Alpat

Moda bir şişe şarapta başladı

12 Eylül 2017 Salı 01:26

 Dikişsiz bir giysi formu...kumaş yetiştirdiğinizi hayal edin. “Moda bir şişe şarapta başladı” çalışmanın amacını özetleyen bu cümle, gelecekte giysilerin nasıl yapılacağını ve tekstil teknolojisinin nasıl olacağı üzerine odaklı.

 

Aynı zamanda  sanat ve modanın  mevcut sosyal, ekonomik, kültürel ve çevresel acil durumlara tepki verebilir ve yeni paradigma konumlarını şekillendirebilir mi? sorularına cevap arıyor.

 

Aslında, giyilebilir ve işlevsel olmaktan öte, bu eserlerin çoğu eleştirel, katılımlı, kavramsal ve mevcut durumun sembol ve semptomları olarak görülebilir.


Geleceğin modası kavramı, yarının giysi dolaplarında yerini alacak ilham verici giysilere rehber olmayı amaçlamakta.

 

Sanat ve moda bir nevi göçebe toplumlar gibi, kendi dil mirasının kıskanç muhafızı.

 

Ortaya çıkan yeni nesil sanatçılar ve tasarımcılar, çevrelerindeki dünyayı yansıttığından, onlardan kaynaklanan üretim ve sosyal ilişkilerin kapsamlı bir şekilde gözden geçirilmesi ihtiyacını   bir rönesans ressamının sabrıyla, piksel piksel güzellik, çekicilik yaratıp aynı zamanda insanları düşündürerek yaratılan fantezi senaryolarıyla daha pozitif gelecek hayalleri kurdurmaya çalışırlar.

 

Giyim tasarımı alanı daima sanatsal hareketlerden etkilenmiş, bu etkileşim özellikle 20.yüzyılda özgür bir tasarım anlayışının şekillenmesinde belirleyici olmuş. 21.yy ın ilk yarısında gelişen ve “sıradan olanı, yeni ve çoğunlukla da rahatsız edici bir bağlama yerleştirerek yıkıma uğratma deneyimi” olarak da tanımlanan Sürrealizmin, giyim alanında alışılagelmiş olana alternatif oluşturması bakımından farklıya yeniye ulaşma noktasında önemli bir adım olduğu söylenebilir.

 

Sürrealim ve ondan önce Dada,  ondan da önce Empresyonizmi düşünürsek, tüm bu akımların her zaman büyük bir sosyal, kültürel, politik gerçekliğe duruma bir yanıt olduğunu görürüz. Mesela Sürrealistler, I. Dünya savaşı’ndan çıkıldığında mantıktan kaçmak istemişler ve medeniyetin tüm kurallarının başarısızlığa uğradığını düşünmüşler  bu yüzden rüyaların dünyasına, bilinçsizliğe doğru gitmişler.

 

Bu yenilikçi insanlar, zorluklarını, parodi, mizah  ters çevirme ve  teknoloji gibi dinamik stratejilerle ortaya koyuyor.

 

Bu bağlamda gelecekte kumaşın yerini alacak sıvı ya da toz malzemeden doğrudan yaratılan giysilerin geleceğin görünümünü oluşturacağı öngörülmekte. Püskürtme yöntemi, programlanabilir ya da akıllı tekstil yapılarının kullanımı, giyside bireysel ihtiyaçlarımıza cevap verme noktasında kesmek ve dikmek gibi geleneksel yöntemleri tehdit ettiği düşünülüyor.

 

Sanırım moda tasarımcıları bir sure sonra materyal simyacıları olarak gözükecek.

 

1970’lerde bile birkaç moda tasarımcısı manipülasyona (seçme-ekleme-çıkarma) uğratıp değiştirdikleri materyalleri kullandı. Bu tasarımcılardan; Issey Miyake At kılı, Jean-Charles de Castelbajac doğal sünger, Oilver Lapidus keten ve deniz bitkileri, Leoanet Hemant ananas lifi, Thierry Mugler rattan-hint kamışı ve Versace köpek balığı derisi gibi işlenmemiş materyalleri tasarımlarında kullandılar. Giysi ve aksesuar tasarımcıları materyalleri; buhar, kimyasal çözelti ile inceltme, dönüştürme, kıvırma-bükme ve yırtma gibi çeşitli testlere tabi tutarak değişime uğratarak kullanmayı denediler.

 

Üretimlerinin başındaki gerçek bir modacı için sanat tarihiyle hesaplaşmak temelleri güçlü biçimde kurulursa ufuk açıcı sonuçlar doğurabilir. Çünkü gelenekselin bariyerlerini kırmanın bir yolu, doğruyu ararken sınırsız bir hayal gücü oluşturmak. Her şey, fiziksel nesnelerin dünyasından bilgi ve veri dünyasına taşınıyor. Yakında 3-boyutlu yazıcıları kullanarak, tıpkı bir PDF dosyasını kitaba yada MP3 dosyasını müzik parçasına dönüştüreceğimiz gibi, bilgiyi de maddeye dönüştüreceğiz.

Başlangıçta en ufak bir fikriniz yoktur ama görünen kaostan bir düzen yaratmak yaptığınız işler aracılığıyla dünyayı daha iyi bir yer yapacağınıza yürekten inanmak, rengârenk, manalı ve çekici bir hayal dünyası müthiş bir şey; bir hayal kuruyorsun ve o hayalin gerçek olduğunu görüyorsun.

 

Neden olmasın!?. Neşeli günler yakın gözüküyor.

 

Sanat, moda, gezi, keyif dolu günler dileklerimle gelecek köşe yazımda görüşmek üzere.

 

Çağdaş öneriler: Ekose zamansızdır, bir parça edinin. Burun kalbe açılan pencere, frekans çözücü. O yüzden parfümünüzü en güzelinden seçin. Acımasız olmadan önce aşık olun. 7’nin gizemini keşfedin. Prof. Dr. İskender Öksüz "Alt Akıl"ı okuyun!..Dünya güven sıralamasında Norveç 148 puanla en üstte, Türkiye ise 10.2 puanla en alttan üçüncü sırada! Neden?.. Şimdi okul zamanı, ihtiyaç sahibi yavruları unutmayın. Kamu politikası olmadan Küresel sinema endüstrisine giriliyor muymuş?!.. merakımdan…

 

Ayşegül ALPAT

aysegulalpat@gmail.com

 

Bu yazı toplam 286 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
VİDEO HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim