Bugün 23 Eylül 2017 Cumartesi
  • Antalya24 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    145,809
    %0.26
  • Dolar
    3,4910
    %-0.49
  • Euro
    4,1702
    %-0.46

Ayşegül Alpat

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ayşegül Alpat

MODA KONUŞUR

02 Ağustos 2017 Çarşamba 16:23

 Dries Van Noten bu konuda şöyle der: “Amaç insanları değiştirmek değil, kim olduklarını kıyafetlerle anlatma fırsatı vermek”.

 

Moda dünyası yıldız tasarımcılar, dergi editörleri, ışıltılı ve şatafatlı kıyafetlerden kurulu bir fanteziler diyarı olarak görünür.

 

Oysa Büyük bir hayal gücünün küçük bir alanda yaratacağı farklar  ülke tanıtımında geleceğe önemli bir yatırımdır.

 

Türk moda endüstrisi son beş yılda uluslararası kulvarda kendini fazlasıyla göstermeye başladı. Türkiye, hızlı teslimat, ürün kalitesi, uygun fiyatları ve küçük sipariş alabilme potansiyeli ile tekstil sektöründe İtalya ve Çin’in ardından dünyada üçüncü büyük ülke pozisyonunda yer alıyor. Dünya modasının kalbi olarak bilinen İtalya, köklü markalarının da gücüyle tekstil ihracatında devrilemeyecek bir tahta sahip. Çin ise, uygun iş gücü ve imitasyon üretme durumu nedeniyle sektörün önemli oyuncularından. Türkiye ise tasarım yerine fason üretim ile yıllarca liderliği zorlamış, ancak şampiyonluğa bir türlü adını yazdıramamış bir ülke olarak görülüyor.

 

Oysa Avrupa’da yankı uyandıran gerçek “Turquerie” modası 17. yüzyılın sonundan 18. yüzyılın sonuna kadar, merak ve hayranlık oluşturuyordu.

 

Avrupa’lı bir kısım aristokrat aileler, egzotik moda olarak tanımladıkları Osmanlı giysilere olan ilgileri, topluluklarında elit statülerini koruma ve dünyadaki yeniliklere açık olduklarını gösterme amacını da güdüyordu.  Ayrıca Osmanlı’da kadının daha güçlü olduğunu hisseden Avrupalı bayanlar kendilerini Türk giysilerinde resmettirerek eşlerinden veya sevgililerinden ilgi toplamak istiyorlardı. Bunların başını, ünlü ressamlara portrelerini yaptıran Fransız Kralı Louis XV’in ve Kral Louis XVI’nin sevgilileri, Madam du Barry ve Madam Pompadour çekiyordu.

 

Parçası olduğumuz bu topraklar başlıbaşına bir ilhan kaynağı. Etnik kökenimizden gelen DNA mız  zerafet ve orjinallikle harmanlandığında, tasarımda  fantastik, yaşayan ve hikayemizi daha da derinleştiren yol arkadaşları sunar bize. Her zaman kendini belli eder ve daha değerlidir.

 

Hayat sadece emek verenlere , kim olduğunu bilenlere cennet.

Disiplin,Dayanıklılık,Çılgınlık ister. Ve  Bu üçlüyü birbirinden ayıramazsınız.

 

Kapasiten arttıkça , herşeyin gelişir.Çünkü yönetilen değil yöneten olursun. Üreteni yönetemezler.

 

Ağlamak, şikayet etmek umutsuz çaresizliklerin ihtiyacı.

Farkında olmazsak dönüşemeyiz.

Artık arenada fikirler yarışırken, kelimeler maddeye dönüp jilet gibi olmalı.

 

Türk modasını global pazarda kabul görür bir ticari perspektifte görmek ve  gururla bahsetmek en  buyuk arzum.

 

Sanatı ve tasarımı destekleyerek dünyada ilgi gören markalar yaratmak geleceğimize önemli bir yatırım .

 

Uygarlığa imzamız…

 

Sanat, moda, gezi, keyif dolu bir yaz geçirmeniz dileklerimle gelecek köşe yazımda görüşmek üzere.

 

Çağdaş Pratik öneriler: Ağustos geldi diye telaşlanma, yaz devam ediyor.  Beyaz giymeye devam et. Game of Thrones’u seyretmeyi unutma. Olduğun yerde dur. Bazen durmak iyidir. Nefes al, Hafifle, Sadeleş. Özellikle senden yaşlı olanlarla arkadaşlık et. Önyargılarınla tanış. Doğanın bir parçası olduğunu unutma. Haftada bir kez dişlerini soda ve karbonatla fırçala. Beyazlama garantili. Kendini sev. Şükret.

 

Ayşegül ALPAT

aysegulalpat@gmail.com

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 171 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
VİDEO HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim