Bugün 23 Ağustos 2019 Cuma
  • Antalya32 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    277,511
    %-0.13
  • Dolar
    5,7620
    %0.00
  • Euro
    6,3786
    %-0.12
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mustafa Haşmet Kepez’de yaşatılıyor
14 Ağustos 2019 Çarşamba 17:19

Mustafa Haşmet Kepez’de yaşatılıyor

2015 yılında ismi Kepez ilçesinde bir caddeye verilen Antalya’nın Kurtuluş Savaşı’ndaki ilk şehidi Mustafa Haşmet için, ay sonunda açılması planlanan müzede özel bir yer ayrıldı.

Kepez Belediyesi Meclis Üyesi ve MHP Grup Sözcüsü Ali Baki Sarıca, Başkan Hakan Tütüncü’den Antalya’nın Kurtuluş Savaşı’ndaki ilk şehidi Mustafa Haşmet için bir anıt yapılmasını istedi. Tütüncü ise, ismini daha önce ilçedeki bir caddeye verdikleri Mustafa Haşmet için bu ay sonu açılması planlanan Şehir Müzesi’nde özel bir köşenin ayrıldığını bildirdi. Haşmet’i birçok kişinin bilmediğine dikkat çeken Tütüncü, “Mustafa Haşmet’in, Antalya’nın milli mücadele kahramanlarının ve Antalya’daki milli mücadelecilerin Kurtuluş Savaşı’nda gösterdiği kahramanlığı, 5 Temmuz 1921’de Antalya’nın kurtuluşuna o mücadeleyi nasıl taşıdıklarını özel bir şekilde anlatacağız” dedi.

0b16d21a-fb7b-45a5-be1b-340ffe0e4fd7.jpg

“KAHRAMANIMIZA ANIT YAPILMASINI ÖNERİYORUM”

Kepez Belediyesi Meclis Üyesi ve MHP Grup Sözcüsü Ali Baki Sarıca, “Bildiğiniz gibi geçtiğimiz ay Antalyamızın kurtuluşu kutlandı. Ancak, Mustafa Haşmet’e bir minnet borcumuz var. İsmi sık sık anılmadığı için pek fazla gündeme gelmiyor. İzmir’de Hasan Tahsin ne ise Antalya’da Mustafa Haşmet O’dur. İtalyanlarla çarpışarak şehit olmuştur. Aynı zamanda dönemin Korkuteli Belediye Meclis üyesidir. Kepez’deki bir sokakta ismi yaşatılıyor. Bu kahramanımıza uygun bir anıt yapılmasını öneriyorum. Önerimizi yazılı hale de getirebiliriz” diyerek, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’den Haşmet için anıt yapılmasını istedi.

 

“KAHRAMANIMIZDIR”

Kepez’de bir sokağa Mustafa Haşmet isminin verilmesi kararının 2015 yılında kendileri tarafından alındığını hatırlatan Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü ise, Sarıca’ya şöyle cevap verdi:

“Hafızam beni yanıltmıyorsa Kepez Belediye Meclisi, 2 caddeye 2 özel isim vermişti. Caddemizin birine 5 Temmuz Kurtuluş Caddesi, o caddeyi dik kesen Cezaevi ile Ünsal Mahallesi arasındaki caddeye ise Mustafa Haşmet kahramanımızın ismini vermiştik. Orada da Mustafa Haşmet adına bir anıt yaptık. Zaman zaman bana 5 Temmuz Kurtuluş Caddesi’nin fotoğrafını çekerek atıyorlar. Yanlış olmuş 15 Temmuz olacaktı herhalde diye. Bende hiç üşenmeden 5 Temmuz 1921 Antalya’nın kurtuluş tarihidir diye yazıyorum. O caddeyi dik kesen caddeye de Mustafa Haşmet ismini verdik. Mustafa Haşmet milli mücadelenin ilk kurşunuyla burada şehit olan Türk büyüğümüz, kahramanımızdır diye. Birçok kişi biz bunu bilmiyorduk diye geri dönüş yapıyor. Bu ay sonu açmayı hedeflediğimiz ve kahramanlık hikayelerinin de anlatıldığı Antalya Şehir Müzemizde Mustafa Haşmet adına çok özel bir köşe ayrıldı. Mustafa Haşmet’in, Antalya’nın milli mücadele kahramanlarının ve Antalya’daki milli mücadelecilerin Kurtuluş Savaşı’nda gösterdiği kahramanlığı, 5 Temmuz 1921’de Antalya’nın kurtuluşuna o mücadeleyi nasıl taşıdıklarını özel bir şekilde anlatacağız.”    

1b432872-63b9-43fd-9243-1eacbfa90f95.jpg

MUSTAFA HAŞMET KİMDİR?

Kent tarihçisi Hüseyin Çimrin’in derlediği bilgilere göre Antalya’nın Kurtuluş Savaşı’nda verdiği ilk şehit olan Mustafa Haşmet, “1880 yılında Antalya’nın Sağır Bey mahallesinde doğmuştur. Yaşantısı genellikle Korkuteli’nde geçmiş ve ölümünden bir süre önce İlçe Belediye Meclisi Üyeliği’ne seçilmiştir. O günleri yaşayanlar, Mustafa Haşmet’in şehit edilişini şöyle anlatırlar:

“Yıl 1920. 17 Şubat’ı 18 Şubat’a bağlayan gece. Antalya’nın kaldırımlarında gururla dolaşan İtalyan işgal kuvvetlerinin mahmuz şıkırtılarına halk kulaklarını tıkıyor. Antalya’nın kaldırımsız ve yılan biçimi eğri büğrü Kaleiçi sokaklarını, bulutlar arasından sızan soluk bir ay ışığı aydınlatıyordu. Mustafa Haşmet o akşam gece yarısına kadar bir arkadaşının evinde oturmuş evine dönüyordu. Kalekapısı’na gelince, İtalyan nöbetçi kulübesinden iki asker Haşmet’e yaklaşarak İtalyanca bir şeyler söylüyor. Haşmet olay çıkarmamak için öğrendiği bir iki kelime İtalyanca ile işi yatıştırmak istiyor. Ancak kabadayı yapılı Haşmetin bu halini korkaklığına veren İtalyan devriyeleri cesaretlenerek onu kulübeye doğru sürüklemeye çalışıyorlar.

İşin çığırından çıktığını ve nezakete sığar yeri kalmadığını anlayan Haşmet, bir silkinişte kendini kurtarıyor ve nöbetçilerden önce birini, sonra diğerini ayaklarının altına alıyor. Silahlarını ellerinden alarak, onları bir süre ayaklarının altında tuttuktan sonra ‘Türk acizlerle uğraşmaz, alın silahlarınızı’ diyerek silahlarını geri veriyor ve hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam ediyor.

Bundan sonrasını, Korkuteli Hakimi Nuri Tarhan, Haşmet’in ölüm yıldönümünde şu sözlerle dile getiriyor:

“Mert insanlar, karşısındakileri de mert bilmek ve mert görmek karakteri taşırlar. Bilhassa Türkler; kahpeliği düşmanlarında bile kabul edemezler. İşte Haşmet, bu asil yaradılış ve düşüncenin kurbanı oldu. Bir dakika evvel ayağının altında can korkusuyla gözleri yuvalarından fırlamış birinin kırılası parmağı mavzerin soğuk tetiğine dokundu, tüfek patladı. Haşmet yıkıldı, fakat inlemedi. Canını dişine taktı, kalktı, yoluna devam etti. Tüfek tekrar patladı. Haşmet tekrar yıkıldı, tekrar kalkmak istedi. Ancak maddi beden ruhun azim ve iradesine dayanamadı. Türk’ün kara bahtı gibi kararmış toprak, Antalya’nın ilk şehidi Haşmet’in kızıl kanıyla bol bol sulandı. Haşmet’in son nefesine yetişenlere söylediği son sözleri şunlar oldu; ‘Öldüğüme yanmıyorum, sitemim, kaderimedir, keşke mert bir düşman kurşunu ile ölseydim.’

 

“HAŞMET’İN ÖLÜMÜ MİLLİ GURURU ŞAHLANDIRDI” 

Ertesi günü haber bomba gibi patladı. Hemen akşamüstüne doğru da ‘On bin Korkuteli’nin’ Antalya’ya doğru yürümekte olduğu haberi yayıldı. Galeyana gelmiş Antalyalılar, İtalyanlara pervasızca hakaret ediyorlardı. O gün öğleden sonra ortalıkta tek bir İtalyan askeri görülmedi ve bu durum bir kaç gün sürdü. Haşmet’in ölümü, yıllardan beri Antalya halkının biriken öfke ve kininin ortaya çıkmasına, milli gururun şahlanmasına neden oldu. Eskiden bugünkü Şarampol Caddesi üzerinde, eski otobüs garajından çıkışta sağda yer alan sahada Hocanebi mezarlığı vardı. Haşmet’in al bayrağa sarılı tabutu, bütün Antalya’lıların katıldığı bir törenle bu mezarlıkta toprağa verildi. Mezarı başında Antalya’nın asil çocukları bütün hınçlarını açıkça bir tokat gibi yabancıların suratına vurdular.”

 

“HAŞMET’İN İNTİKAMINI ALMANIN GURURU”

Haşmet’in ölümünden hemen sonra, Batı Cephesi’ne akın eden Antalya’nın delikanlıları Şarampol yolundan, Haşmet’in mezarı önünden saygı ile ve Haşmet’in intikamlarını mutlaka alacaklarını haykırarak gittiler. Bunlardan bir kısmı, gittikleri yerlerden dönmediler. Dönebilenler ise, Haşmet’in intikamını almanın gururu içinde Antalya’da yaşamlarını sürdürüp gittiler.” HABER: YUSUF KATRAĞ

Bu haber toplam 1487 defa okunmuştur
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim