Bugün 23 Şubat 2019 Cumartesi
  • Antalya9 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    227,073
    %0.31
  • Dolar
    5,3171
    %-0.16
  • Euro
    6,0307
    %-0.12

Bekir Bülent Özsoy

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bekir Bülent Özsoy

Önce şu Venezüella meselesi;

08 Şubat 2019 Cuma 03:38

ÇEŞİTLEMELER…

 

ABD, ta 1825 senesinde dünyaya Monroe doktrini diye bir duyuru yapmıştı (Monroe genç ülkenin 5. Başkanıydı) Demişti ki ‘Her kim Amerika kıtaları üzerinde siyasi veya askeri hesap yapar, savaş sebebi sayarım!’ Yani o günlerden beri hem Güney hem de Kuzey Amerika’yı kanatlarının altına almışlardı. 1825 senesinin güçlü devletleri arasında henüz Almanya yoktu, İtalya da, Japonya kendi yobaz samuraylarıyla uğraşıyordu. Rusya da devrim sancıları vardı. İngiltere ve Fransa kendi aralarında itişmekle beraber dünyanın patronu gibiydiler, İspanya ve Portekiz ise geri kafalı yobaz dincilerin eline geçmek üzereydi. Bizimkilerin de bir kıymeti harbiyesi kalmamıştı, Balkan isyanlarıyla uğraşıyorduk. Zaten ta Tanrının unuttuğu Güney Amerika’ya da gidecek gemimiz falan yoktu, ne gemimiz vardı, ne de o uzaklara bakmasını bilen ferasetimiz.

Sonra 1900 lerin hemen başın Haiti adasında ki bir başka hırsızlık ve yolsuzluk batağında ki ada devlet, Fransa’ya olan borcunu ödeyemez hale gelince (paranın tamamı ülkeyi yönetenlerin cebine girmişti) ve küstah bir şekilde ortaya çıkıp da -nasılsa arada koca bir okyanus var diye- ‘ödemiyorum ulan!’ narasını atınca Fransa o zaman gelir kendimiz alacağımızı tahsil ederiz demişti. Haitili baldırı çıplakların petkası 3,5 atıyordu ki ABD başkanı Teddy Roosevelt, bu gülünç devletin borçlarını üstlenecek ve Fransa’ya ‘sakın ha!’ diyecekti.. böylece Monroe doktrini ekonomik olarak da anlam kazanmış oluyordu.

Şimdi dürüst olalım o coğrafya da ABD ye kafa tutan ve bunu inatla başaran tek devlet Kübadır. Geri kalan garibimler ara-ara şanslarını denemişler ama hiçbiri başarılı olamamıştır. Venezüella ise Chavez döneminde bu işi becerecek gibiydi, çünkü Washington da o aralar dünya da ki -sağ- görüşün- en kabız zekasına sahip olan 2.Bush hazretleri vardı. (Adam, her sabah Tanrı ile konuştuğunu ilan edecek kadar bir tuhaftı, Chavez de ona ‘sen Tanrı ile değil şeytan ile konuşuyor olmalısın ve bunun bile farkında değilsin a salak’ demişti) Ama Chavez, içi dolu bir adamdı, öncelikle okumuş yazmış tayfasındandı, zır cahil değildi. Arkadaş Maduro ne vaziyette bilen varsa söylesin.. Ülkeye güzellemeler yapmadan önce 3 milyon kişinin vatanlarını terk etmek zorunda kaldığını ve bu dünyanın bir numaralı petrol ve doğal gaz zengini memleketin geride kalan insanlarının da yarı aç olduğunu hatırlamak gerekiyor. Ortada bir darbe olduğunu söyleyenler bunun nasıl bir silahlı kalkışma olduğunu da ortaya koymak zorunda, bu yazının kaleme alındığı saatlerde silahlı kuvvetlerin hala işe karışmadığı bilgisi geçerliydi. Orada ki siyasi bir iç çatışma, hem çapsız hem tatsız .. Her iki taraf da dış dengelerde çözümü arıyor, bir taraf ABD ye dayanırken diğeri Rusya ve Çin eksenine güveniyor.

Peki Rusya ve Çin eski bildiğimiz sosyalist Çin ve Sovyetler mi? Amerika emperyalist de bu beyler çok mu anti-emperyalist..

Denen o ki; Maduro son seçimlere hile karıştırmış, ne iddia eden ispatlayabiliyor, ne yalanlayan..

Denen o ki; Maduro ülke de ki petrol varlığını işleten şirketin % 60 nı Pekin’e satmış..

Tamam anladık necip ülkemizde ki sağcısı solcusu ABD yayılmacılığına karşı, peki bir ülkenin kendi kaderini yabancılara teslim eden zihniyete ne diyorlar.. Çin ve Rusya nasıl olacak da koca okyanusun ötesinde ki Güney Amerika coğrafyasında at oynatacaklar. Farkında değil misiniz? İki fil sonunda anlaşacak arada ki çimenlerin -bu durumda gariban Venezüella vatandaşı oluyor- anası ağlayacak.

Gelelim ülkemizde ki zırvalara: sıfatında Millet vekili olan biri nasıl olur da ‘bize verdiğiniz oy cennet belgeniz olur!’ diyebiliyor anlayabilmiş değilim.

Sıfatında Prof. Dr olan bir başkası bu ülkede %12 oy alan bir partiyi =HDP nasıl olurda terörist sınıfına dahil ediyor onu da anlayabilmiş değilim.

Beri yanda okumuş-yazmış tayfasından bildiğimiz Yılmaz AZDİİL (bir mizah dergisinin deyimi) yazdığı kitabı doğruysa 2500 tl ye satmayı planlıyor ve satıyormuş.. hatta bitmişmiş.. Bir başka sol yazar da bu konuda birkaç masum eleştiri cümlesi ediverince sayın AZDİİL adama öylesine giydirmiş ki, hani muhalefete muhalif ancak böyle olunur dedirtiyor insana..

Lan oğlum Tanrı Maduronuzu versin diyeceğim de şu garip millete kıyamıyorum.

Haftaya: Seçimler..

Bu yazı toplam 3034 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim