Bugün 17 Ocak 2019 Perşembe
  • Antalya15 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    223,198
    %0.66
  • Dolar
    5,3756
    %0.57
  • Euro
    6,1235
    %0.43

Bekir Bülent Özsoy

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bekir Bülent Özsoy

Panter sıçrayışı… (2)

24 Şubat 2018 Cumartesi 00:48

 Samsun da bir grup şavalak, TKP nin (Türkiye Komünist Partisi) bir toplantısına saldırmış, sayıca üstün oldukları için de partilileri biraz hırpalamış…olup biten 50-60 kişilik bir hır-gür…

Komünist gençlerle 70 li yıllarda çok kapışmış ve tartışmış biri olarak şunu tavsiye ederim…

Onlar ‘Aslan Sosyal demokratlar’ gibi akılları iki bacaklarının arasına kaçmış tayfadan değillerdir. İyi tartışır , sıkı kapışırlar..  ha bir de iyi organize olurlar.. Bir daha ki sefere hazırlıksız yakalanmazlar,

 Ve üç buçuk baldırı çıplağı ta çıktıkları deliğe kadar kovalarlar… haberiniz ola.

Odatv de okudum, şu Türk isimli, Alman vatandaşı Deniz Yücel’in tahliye hikayesini…

Adam çıktığı gün ‘ neden tutuklandığımı bilmediğim gibi neden serbest bırakıldığımı da bilmiyorum!’ demiş…

Alelacele uçağa götürmek istemişler yok, Beşiktaş’a, evine gelmiş kedisini falan almış, sonra alelacele uçağa götürülmüş. Yine aynı haber kaynağının yazdığına göre yanında ki Alman konsolosu tüm bu süre içinde oldukça tedirgin ve aceleci davranıyormuş, ama söz konusu kişi ‘Alman vatandaşı’ olduğu için ve o ülkede tüm devlet kurumları ‘vatandaşları’ için var olduklarından deyim yerindeyse gazeteci ‘Alman’ Deniz beyin çoğu şarklı mazluma göre küstahlık sayılabilecek davranışlarına katlanmış.

(Silivri’den Atatürk hava limanında bekleyen özel uçak yerine, ta Beşiktaş semtine gitmesi, evine uğraması kankileriyle poz vermesi yukarda ki günahı kebir açıklamayı yapması falan)

Sene 2018, yer Türkiye Cumhuriyeti….. İktidar partisinin tutkunu taksi şoförüm diyor ki ‘ yaa, hocam tabii ya bunlar gizli devlet işleri biz ne biliriz ne anlarız, sonnacığıma bize ne ki? Böyüklerimizi daha iyi bilir!’

Sene 1904 , Yer Almanya…Başbakan, ülkenin bir numaralı hakimi, koşulsuz sahibi, anadan atadan asil, ve illa ki okumuş-yazmış İmparator 2.Wilhem, doğrudan kendine bağlı başbakanı ile konuşuyor, daha doğrusu tartışıyor..

Başbakan diyor ki;

‘-majesteleri siz doğulu bir tiran veya Rus Çarı değilsiniz halka karşı sorumlusunuz, siz istiyorsunuz diye Alman askerleri yabancı topraklara sevk edilemez!’

-‘nasıl yani, yok mu bir yolu?’

-‘Var majesteleri!’

-‘nedir?’

-‘Bir Alman vatandaşının hayatı tehdit ve tehlike altında olmalıdır!, orada ise tek bir Alman yurttaşı yok!, asker yollamamız anayasa ile bu yegane şarta bağlıdır.’

Sevgili okuyucu 1904 senesinde dünya egemen güçleri arasına katılan Almanya Afrika kıtasında kendine , şöyle ağzına layık bir sömürge arıyordu. Fas’ı gözlerine kestirmişlerdi, ama Fransa ve İngiltere ve hatta Rus çarlığı hır çıkarıyordu. Kayzer 2. Wilhelm, ise sorunu askeri yoldan çözmek istiyordu, oraya askerlerini yollayacak ve işi kestirmeden bitirecekti İngiltere ve Fransa demokratik bir idare tarzına sahiptiler. Yani halka hesap vermek zorundaydılar, Almanların bu agresif hareketini önce meclislerinde uzun-uzun tartışacaklar sonra da belki askeri çözüme yeşil ışık yakacaklardı. 2.Wilhelm o güne kadar çoktan fiili durum yaratmış olacaktı.

Ancak…

Başbakanı ona yukarda ki sözleri söylemişti,

Kısaca ortada bir anayasa vardı ve Kayzer bile ona uymak zorundaydı…

Yurt dışında askeri bir operasyon ancak bir Alman yurttaşının hayatını koruma amacıyla yapılabilirdi.

Devamı haftaya…

Bu yazı toplam 2761 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim