Bugün 20 Mart 2019 Çarşamba
  • Antalya17 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    229,409
    %-0.28
  • Dolar
    5,4725
    %-0.13
  • Euro
    6,2148
    %-0.05

Bekir Bülent Özsoy

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bekir Bülent Özsoy

Polonya ordusu çöküyor…

07 Ocak 2019 Pazartesi 00:27

Almanya 1920 Versay anlaşmasını hiçbir zaman sindirememişti, ülkede sağcısı, solcusu, kralcısı, cumhuriyetçisi bu haksız anlaşmaya itiraz ediyorlardı.. nitekim 1922-23 de hiper enflasyon bu yüzden oluşmuştu. Derken ‘29’ buhranı .. sonunda Adolf Hitler iktidara gelmiş ve ve Versayı yırtıp atacağını açıkça ilan etmişti. Polonya bu ‘versay anlaşması’ sayesinde Almanya’nın doğusunda bulunan Silezya kömür ocaklarına sahip olmuş, aynı anlaşma sayesinde Danzig limanının hemen berisinde  Baltık denizine çıkan bir -koridor- oluşturmuştu. Versay yırtılırsa bütün bu kazanımlar çöpe giderdi.

 Ama Ordunun başında ki ‘paşalar’ yabancı kurmay subayların ‘ ay ne harika bir ordunuz var!’ dolduruşlarına geliyorlar adam akıllı bir reform yapmıyorlardı.

Polonya, 1935 senesine kadar ünlü general Pilsudski tarafından yönetilmişti, hani ortada bir meclis, hükümet falan vardı ama 1920. Polonya-Sovyet Rusya savaşının efsane kahramanı gölgede kalarak her şeye karar veriyordu. O  ölünce ilkeleri hala geçerli kalmıştı, şimdi ortada bir ‘albaylar rejimi’ vardı… bu askerler aslında Avrupa da ne olup bittiğini göremiyorlardı, görenleri de dinlemiyorlardı. Ordunun kremasını hala mızraklı süvariler oluşturmaktaydı. Ve daha da kötüsü Polonya ordusu hala Büyük Savaş (1914-18) yıllarına göre teşkilatlanmış ve donatılmıştı. ‘30’ lu yıllarda, orduda her ülkeden bir tür tank-top ve uçak vardı. Oysa baş düşman Almanya yepyeni taktiklerle, yepyeni silahlar ve teşkilat şeması ile amansız bir kuvvet olmuştu. Avusturya, ve Çekoslovakya’yı yutmuştu, Macaristan ve Romanya çoktan Berlin ne derse onu yapar olmuşlardı. Bulgaristan onları izleyecekti.

Polonyalı subaylar İngiliz ve Fransız ittifakına güveniyorlar, Stalin ve Kızıl orduyu ise günahları kadar sevmiyorlardı. 19134 senesinde bir reform ihtiyacı artık kaçınılmaz olmuştu, Polonya ordusu o günlerde 30 piyade tümeni, ve 11 süvari tugayından oluşuyordu, anlaşılmıştı ki, bu süvari tugaylarının en az dört tanesi tanklarla donatılmalıydı, ve hava gücü ile koordine edilmeli, ve savaş planları buna göre hazırlanmalıydı. Plan Z işte bu esaslara göre kağıda dökülmüştü. Ama yalnız kağıda döküldüğü ile kalmıştı. Polonya istihbaratı, Almanların -enigma- şifresini çözmüşlerdi, ne var ki Almanlar bu şifreyi değiştirince gene yaya kalacaklardı, garip olan ise hala bu sistemin çalıştığına olan güvenleriydi.

Fransa ve İngiltere olası bir Alman taarruzunda Varşova’nın en az altı ay direnebileceğini hesaplamışlar ve buna Polonya genel kurmayını da inandırmışlardı.

Polonya ağır sanayi tesisleri henüz istenen seviyede değildi, orduyu donatmanın yegane yolu silahları satın almaktı, ama bu da ülke ekonomisini çok yoracaktı. Ordu her ne pahasına olursa olsun batı sınırlarını korumak zorundaydı, o bölgede çokça akarsu vardı, muhtemel bir saldırıda doğal engel olarak görülüyorlardı. (1939 yazının sonunda bu akarsular neredeyse birer dereye dönüşmüşlerdi..)

 Dahası çok güvendikleri Londra ve Paris, hadiselerin iyice ısındığı günlerde bile Varşova’ya seferberlik için izin vermiyorlardı, ‘hani Almanya şimdi durduk yerde gücenmesindi’. Polonyalı ‘paşalar’ Berlin ile Moskova arasında ki ezeli düşmanlığa bel bağlıyordu. Bu iki eşkıya hiçbir şekilde anlaşamazdı. Bu durumda doğu sınırlarını korumak için ekstra kuvvet ayırmaya gerek yoktu.

Hitler ve Stalin 1939 Ağustos ayının son haftasında herkesi şaşırtan bir ‘saldırmazlık paktı’ imzalayınca. Elleri böğürlerinde kalıvermişti.

Alman ordusu dünyanın gördüğü en iyi eğitilmiş, yaman bir güçtü.  6 ay dayanacak denen Polonya ordusunun belini üç haftada kırmıştı. Polonyalı askerler yiğitçe çarpışmışlardı, özellikle süvariler destanlar yazmıştı.

Ama yenileceklerdi..  Aslında savaş başlamadan işleri bitmiş sayılabilirdi. Çünkü Polonya ordusu çoktan kendi efsanesinde boğulmuştu.

Haftaya. ‘e, sonra ne oldu?’

Bu yazı toplam 2996 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim