Bugün 20 Mayıs 2019 Pazartesi
  • Antalya20 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    249,021
    %0.10
  • Dolar
    6,0406
    %0.28
  • Euro
    6,7414
    %0.12

Bekir Bülent Özsoy

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bekir Bülent Özsoy

‘Sırada ki cahil gelsin!’

21 Aralık 2017 Perşembe 05:01

  Yukarda Allah var bu sözü ilk duyduğunda sayın İlber Ortaylı hocaya olan hayranlığım biraz azalmıştı…

Ve fakat hanımla beyler adam haklıymış… geçen hafta bir Kudüs yazısı yazmıştım gelen bazı tepkiler  üstüne vaziyete biraz daha açıklık getirelim.

Bazı tarihçiler bölgenin tarihini şu zamanlarda tarif etmeye çalışıyorlar, oldukça isabetli görünüyor. 1897-1917 Osmanlı devri

1917-1937 İngiltere devri

1937-1947 BM devri,

1947-1967 İsrail devleti,

1967-1987 yandı gülüm keten helva devri,

1987-2007 ‘Doktor bu saatten sonra ne yersen ye!’ dedi devri..

1897 de İsviçre’nin Basel kentinde filizlenen Siyonist hareket giderek güç kazanıyordu.1917 de İngiliz Dış İşleri Bakanı Lord Balfour altı üstü 200 kelimeyi bulmayan bir bildiri yayınlayacaktı. Buna göre Yahudilerin Filistin topraklarına gidip yerleşmek gibi bir hakları vardı. O hayarn olduğunuz Osmanlı’nın bölgede hükmü kalmamıştı. Üstelik bildirinin şekline bakıldığında sanki orada yaşayan bir Arap halkı yoktu, hani Yahudiler oraya gitsinler bir devlet kursunlar, ama Araplara da adil davransınlardı.

İlkeleri basitti; ‘halkı olmayan toprağı, toprağı olmayan halka vereceklerdi’ hepsi buydu.

 (bu arada belirtmek lazım ki seçeneklerden biri de Doğu Afrika coğrafyasıydı)

Büyük Savaş başladığında (1914-1918) Bölgede ki toplam Yahudi sayısı 85 bin idi ve bunun 35 bini son on yılda göç etmişti. ABD de kurulan JNW =JEWISH NATINOAL FUND (YAHUDİ MİLLİ FONU) harekete geçmişti bile.

Batı da ve Osmanlı da birkaç sağ duyulu adam, ‘Filistinlilerden’ söz ettiğinde klişe cevap şuydu; ‘Filistinliler icat edilmiş bir halktır, hiç yoktular oldukları zaman da ‘Osmanlı’ saylıyorlardı, Osmanlı devlet kademesinde ‘Filistin’ adı kullanılmıyordu, ‘Beyrut Vilayeti’ ibaresi vardı.

O günlerin Çarlık Rusya’sı Yahudi toplumunun gündüz kabusu gibiydi, 1892-1914 arası 2,5 milyon Yahudi Rusya topraklarını terk edecekti ama  olaylar ‘Damda ki Kemancı’ da anlatıldığı gibi değildi. Bu 2,5 milyonun yalnızca 50 bini ‘kutsal topraklara’ gitmişti.

 Osmanlı bittiğinde altı (6) yeni ülke kurulmuştu; Lübnan, Suriye, Irak, Ürdün, İngiliz Filistin ve Türkiye..

 Bunların içinde yalnızca Türkiye, milli bir şuur etrafında cennet mekan Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından kurulmuştu.

Filistin de ki ilk Yahudi yerleşimleri kasaba ve şehirlerdeydi. Kırsak kesimde adeta yok gibiydiler. Ama oldukları zamanda ortalığı ihya ediyorlardı. Tüm Yahudi nüfusun %25 i tarımcıydı ve yüzyıldan beri orada yetişen ‘Yafa portakalı’ onlar sayesinde ünlü olmuştu. (1860-1881 arası Yafa portakal ihracı 6 kat aratacaktı) Yahudi nüfus o günlerden başlayarak kendi iç düzenlerini üst yönetimle uyumlu olarak kuruyordu, ta o günlerden Tel Aviv idari başkent olacaktı, idari – yargı mekanizmaları kurulacak, Yahudi gazeteler orada basılacak, STK lar orada olgunlaşacaktı.

1932 de Irak,1936 da Mısır sözüm ona bağımsız olmuşlardı ama İngiliz sistemi tarafından yakından denetleniyorlardı. Büyük ‘exodus’ aslında tam tersineydi, Kutsal Yahudi vatanına gelenlerin sayısı gidenlerin sayısından daha azdı

Ki..

 Avrupa da Naziler iktidara yürümeye ve Yahudileri kıtadan ‘temizlemeye’ başlamışlardı. 1936 sonrası Filistin coğrafyası Avrupa kökenli, üst düzeyde eğitim almış, ekonomik olarak sağlam, kültürel olarak Batılı 170 bin Yahudi ile zenginleşmişti. Hala tapulu Yahudi arazileri %7 civarındaydı, hala şehirlerde kalmayı tercih ediyorlardı. Ancak kendi meclisleri, kendi mahkemeleri, kendi basın organları, kendi sendikaları, dernekleri vardı tek sorun hangi dilde konuşulup yazılacağı meselesiydi Avrupa kökenli Yahudiler haliyle kendi şivelerini istiyorlardı,(yiddish) yerleşik olanlar ise kendi şivelerini.(hebrew).

 Haliyle Yiddish seçilecekti.. çünkü orada uygarlık vardı….

Peki Arap coğrafyası bu arada neyle meşguldü?

 O da başka bir yazının konusu…

Bu yazı toplam 2977 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim