Bugün 15 Aralık 2018 Cumartesi
  • Antalya15 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    213,679
    %0.19
  • Dolar
    5,3738
    %0.65
  • Euro
    6,0725
    %0.16

Bekir Bülent Özsoy

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bekir Bülent Özsoy

SİYASETİN MANTIĞI..

15 Kasım 2018 Perşembe 06:46

 Ben  Sivil Toplum Kurumlarından siyasete atılan insanları diğerlerine tercih ederim. Çünkü bir STK üyesi iseniz diğer üyeleri ikna etmek için çaba harcamalısınız, ve ikna olmayı da bir zaaf saymamalısınız. Ülkemizin siyasi yapısına baktığınızda bütün partilerde şu gerçeği görürsünüz;

-İkna olursam acaba bunu zaaf olarak mı algılarlar?

-Lan oğlum niye ikna etmek için debeleneyim ki ben zaten ‘şefim’, dinlesin kavatlar…

Şimdi , şehrimizle ilgili bir tespitimi anlatayım, tamamen şahsi bir tespit…

Yaklaşık 20 yıldan bu yana günlük yerel gazetelerde bir şeyler karalarım, çoğunlukla tarih anlatmaya çalışırım, ama arada bir de günlük olayları nakil ederim.

Açıkça yazacağım kimse kusura bakmasın;

Geçenlerde Döşemealtı belediyesi ile ilgili tatsız bir olaya tanık olmuş ve kaleme almıştım, konu bir AB projesi kapsamında belediyemize Avrupa’nın yedi ayrı yerinde  işbirliği yapabileceği ‘ortak şehirler’ bulmaktı. Belediyeden hiçbir şey(akçalı) talep etmemiş, yalnızca baş vurması için gerekli evrakları hazırlayıp teslim etmiştik. (sayın başkanı da bizzat bilgilendirerek) Sonra oradan bir zatı muhterem ekibimizde ki bir kadın arkadaşımı (ki kız kardeşim kadar yakın) densiz ve dengesiz sözlerle azarlamış ve projeye baş vuru gerçekleşmemişti…

Haliyle kırılmış, kızmıştım ve bu talihsiz hadiseyi köşemde dile getirmiştim…İnsan bekler ki ilgili beledi değil’ desin… ses çıkmadı. (Sonra Özdemir soyadlı bir bey aradı kibarca konuştu, ama hiçbir şey değişmedi.)

Geçen hafta ki yazımda ise bu kez Murat Paşa belediyesinin Mustafa Ertuğrul anıt açılışı ile ilgili birkaç ölçülü sitem cümlesi içeren bir başka yazı yazdım… gene ses yok…

Bu yazılar mesela Büyükşehir belediyesini hedef alsaydı biliyorum ki sevgili İbrahim Evrim bey arar, tatlı sesi ile hal hatır sorar ve gereken açıklamayı yapardı.

Keza Kepez belediyesinde beni günahı kadar sevmeyen Gültekin bey -hemen- arar ve olayı ya doğrular, ya kınar, ya da özür dilerdi…

Kısaca beyler! Mesajımız şu… insanlara dokunmak bir siyasi sanattır, dahası siyasi bir gerekliliktir…

Şimdi gelelim, Diyanet işleri başkanı olacak zatın şu ‘fesli, fikri firar adamı’ ziyaret etme işine…

 Zaman 1920 ler.. o günlerin iri kıyım savaş kahramanları; Refet Bele, Ali Fuat , ve Karabekir paşalar durduk yerde Halifeyi ziyaret ediyorlar. Bir süreden beri Gazi ile araları açık, Ankara başkent olmuş, beylere bir şey sorulmamış, Cumhuriyet ilan edilmiş, keza, Saltanat kaldırılmış bu savaş kahramanları saha dışında kalmış.. Gazi paşanın etrafında  kurtuluş savaşı günlerinden bir Fevzi paşa var, bir de İsmet paşa.. Fevzi paşa orduyla meşgul, siyasi arenaya hiç bulaşmıyor, olaylar genelde Gazi-ikilisinin etrafında olgunlaşıyor.. paşalar da haliyle kırgın… kendi seslerini yükseltmek için yollar arıyorlar, e Halife üstünden birkaç mesaj vermek mümkün mü..

Mümkün..

İsmet paşa, sert çıktı:

‘Halifeyi ziyaret meselesi halife meselesidir. Halife ordularının bu ülkeyi harabeye çevirdiği günleri bir devlet adamı olarak unutmayınız. Daha sonra iyice sertleşiyordu;

‘bir halife, zihninden bu memleketin mukadderatına karışmak arzusunu geçirir ise o kafayı be-hamal koparırız.  Son satır da bir uyarı yapıyordu;

Herhangi bir halife gelenek, fikir, şekli, veya usul yoluyla açık veya gizli Türkiye’nin mukadderatında ‘alakadarmış’ gibi vaziyet almak isterse, Türkiye’nin devlet adamlarını taltif edermiş gibi, onlara iltifat edermiş gibi bir zihniyet ile düşünürse onun bu hareketlerini VATANA HIYANET SAYACAĞIZ.

İşte böyle; o zamanın siyasi adamları böyle dört okka tiplermiş…

 

Bu yazı toplam 3869 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim