Bugün 01 Aralık 2020 Salı
  • Antalya9 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    447,462
    %0.10
  • Dolar
    7,8066
    %-0.06
  • Euro
    9,3509
    %0.14

Ömer Yetgin / BUGÜNLÜK

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ömer Yetgin / BUGÜNLÜK

Sönük festival...

31 Ekim 2017 Salı 00:37

  Antalya; 54 yıldır Türk sinemasına katkı sunuyor ve bu destek; beraberinde çok özgün sinema filmlerini kazandırdı ülkemize…

            21 Ekim’de start alan 54. Uluslar arası Antalya Film Festivali; 27 Ekim’deki ödül töreniyle son buldu.

            Özellikle geride kalan festivali analiz ettiğimde; gözümün önünden yıllar önceki film festivalleri geldi, geçti…

            70’li, 80’li ve 90’lı yıllarda Antalya Film Festivali’nde yarışan ulusal metrajlı filmleri anımsıyorum. Döneme imza atan sanatçıların son derece “iddialı” yarışma filmlerine tanıklık ederdik.

            Hatta, Türk sinemasının kadın ve erkek sanatçıları, yardımcı oyuncuları, karakter oyuncuları  tatlı bir “rekabet” içindeydiler…

            Antalya Film Festivali demek; Antalyalılar için bayram havası demekti…

            Festival gününü büyük bir özlemle bekleyen vatandaşlar, festival boyunca hangi filmlerin başarılı olacağını merak eder, etkinliklere gider, akşam saatlerinde kültür ve sanat etkinliklerine akın ederdi.

            O günlerden artık eser kalmadı…

            Festival heyecanı giderek azalıyor ve bu net biçimde hissediliyor…

            Hissetmenin ötesinde görülüyor.

            Öyle ki; geride bıraktığımız 54. Uluslar arası Altın Portakal Film Festivali’nde sinema sanatçılarının açılış ve kapanış törenindeki azlığı ilk anda dikkatimi çeken faktör oldu.

            Diğer etkinliklere ve film gösterilerine katılım beklenenin altında oldu!

            Antalyalı sanatseverler istiyor ki, sinemaya büyük emekler vermiş sanatçıların hepsi olmasa da, büyük bölümünü bu şölende görmek istiyor.

        

                        Yıllardır film festivallerini yakından takip ediyorum. Altın Portakal Film Festivali’nde her geçen yıl etkisini hissettiren bir olgudan söz etmek istiyorum.

                        Genç sinemacıların, genç yönetmenlerin böylesine köklü bir sanat festivaline yönelmeleri, iddialı yapıtları sunmaları elbette güzel…

            Sinemamızın geleceği açısından da son derece önemli.

            Altın Portakal Film Festivali’nin uluslar arası boyuta taşınması ve ulusal yarışmanın kategoriden kaldırılması ile başlayan tartışmalar, geçtiğimiz günlerde sona eren festivalin en çok tartışılan ayrıntılarıydı.

            Aslına bakarsanız; halen de tartışılıyor…

            Şurası bir gerçek ki; festivalin ne zaman başladığını ve ne zaman sona erdiğini bilmeyen o kadar çok vatandaş var ki!

            Ve her geçen yıl görkemli geçeceği yerde daha da sönük geçiyor…

            Antalya ile özdeşleşmiş bu sanat ve kültür organizasyonunun, uluslar arası arenaya taşınması; ulusal film yarışması gibi “markalaşmış” bir vizyonun önüne geçmemeliydi.

            Sanat; sanatçıyla yükselen bir değerdir…

            Sanatçının yer almadığı etkinlikler ve ulusal dokunun sinema yarışması heyecanının sona ermesi, kuşkusuz ki vatandaş nezdinde olumlu karşılanmadı.

            Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in Antalya Film Festivali’ni uluslar arası boyuta taşıma gayretini önemsiyorum; ancak ulusal yarışma kategorisinin kaldırılması festivalin ruhuyla örtüşmedi.

           

            Halk; genç yönetmenler ve oyuncular kadar, sanata yıllarını vermiş sanatçıların ve yönetmenlerin de yarışma filmlerini Uluslar arası Altın Portakal Film Festivali’nde görmek istiyor …

            Bu olgunun teşvik edilmesini, yarışma heyecanının sürdürülebilir olmasını istiyor.

            Bu kadar maddi desteğin olduğu bir ortamda bu eksikliğe ve sönük organizasyona bir anlam vermek çok zor!

Bu yazı toplam 947 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim