Bugün 20 Ocak 2019 Pazar
  • Antalya9 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    219,530
    %-0.96
  • Dolar
    5,3279
    %-0.70
  • Euro
    6,0542
    %-0.85

Ömer Yetgin / BUGÜNLÜK

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ömer Yetgin / BUGÜNLÜK

Sözcüklerde kaldı…

05 Ekim 2017 Perşembe 07:45

Hani her defasında dile getirmekten mutlu olduğumuz “Kentlilik bilinci” kavramı var. Yaşadığımız kentin sakini değil, sahibi olmalıyız diye sık sık vurgu yaptığımız olgudan söz ediyorum.

            Kent sorunlarını görüp de dile getirmemek kadar, sorunun bir parçası olmak aynı şeyler bana göre.

            Her ikisi de çözümü reddeden, somut adımlar atmak yerine boşa geçen zaman dilimi…

            Trafiği alt üst eden bir sürücüyü görmezden gelmek kadar, evinin önündeki yeşil alanın ortasına moloz yığını dökülüşünü sessizce izlemek gibi bir şey bu!

            Yani; duyarsızlık her yerde…

            Sinemada film izlerken telefonda dakikalarca konuşan birisine bunun son derece yanlış ve anlamsız olduğunu söylememek gibi…

            Tepki vermemek gibi!

            Ve falezlerdeki tehlikeli yapılaşmaya, kent içindeki çarpık yapılaşmaya, egzos kirliliğine, tabela kirliliğine, kaldırım işgallerine seyirci kalmak gibi!

            Neresinden bakarsanız bakın; kentlilik bilinci duyarlı olmayı kaçınılmaz kılıyor!

            Kentlilik bilincinin sözde kaldığı günleri yaşıyoruz… Tutarsızlıkların diz boyu olduğu yanlışlar zincirinde vatandaş olarak denetim mekanizmasını işletemiyoruz.

            Araştıran, sorgulayan, özeleştiri yapan bireylerin kentlilik bilincinin çok geliştiğini söylemek mümkün. Bu olgu; Antalya için ne kadar geçerli?

            Havasını soluduğumuz bu kentin yaşamsal değerlerinin pozitif olabilmesi; aslında göreceli olarak bizim hayat felsefemiz ile ilgili.

            Bu süreci iyi yönetmek de bizim elimizde, kötü yönetmek de…

            Yani; kent kültürünü tüm yönleriyle yaşatarak geleceğe dönük atılımlar yapabilmenin en büyük adımı bu kenti yönetenleri hizmet anlamında teşvik etmek…

            Tutarsızlıklara ve yanlışlara “dur” diyebilmek…

            Siyasetin kendi içindeki kırılganlıklarını, kısır döngü yapısını, tribünlere oynama eğilimini somut olarak ortadan kaldıracak güç olaylara objektif bakabilmekle ilgili.

           

            Bu eksik olduğu için; yaşantımızda eksik giden bir şeyler var.

            Hatta; çok şeyler var…

            Bu kentin yönetiminde söz sahibi olan yetkilileri; sorunlar yumağına dönen, her geçen gün biraz daha içinden çıkılmaz boyuta gelen sorunları çözmeleri noktasında teşvik edemiyoruz.  Ne yazık ki bu bir gerçek…

            Çevreye duyarlı bir birey olabilme adına, hangi yanlışa “dur” diyebiliyoruz?      

            Zaman zaman kendimize özeleştiri yapmamız gereken anlarda, rotayı bir başkasına çeviriyoruz.

            O zaman gerçeklerle yüzleşmekten kaçıyoruz.

            Ve korkuyoruz…

Başkalarını eleştirirken, kendi yaptığımız yanlışlara ve eksikliklere göz atmıyoruz.

Ulaşımını sorguladığımız, görüntü kirliliğini yerden yere vurduğumuz, çarpık yapılaşmasını her fırsatta dile getirdiğimiz bu kentin yönetenlerini; daha tutarlı bir hizmet politikası üretebilmesi için ne yapıyoruz?

            İşte kent yönetimine kent sakini gibi baktığımız için, kent sahibi gibi düşünemiyoruz ve kentlilik bilinci sözde kalıyor.

            Özde ve sözde tartışmalarında Antalya’nın çarpık yapılaşmasını, ulaşım sorununu konuşmaya devam ediyoruz…

Bu yazı toplam 299 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim