Bugün 14 Aralık 2018 Cuma
  • Antalya8 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    213,828
    %0.26
  • Dolar
    5,3485
    %0.18
  • Euro
    6,0762
    %0.22

Binali Efe / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Binali Efe / KONUK YAZAR

T.C. ve Diyanet

20 Kasım 2018 Salı 00:38
(KONUK YAZAR)
 
    Değerli okurlarım, Diyanet hakkında yazacaklarıma karşı çıkacak olanlar, beni suçlayacak hatta dine karşıdır diye bazı kesimler “fetva” dahi verebilirler. 
   Ancak, “İmanla paranın kimde olduğunu yalnız Allah bilir” diye söylenen atasözümüzü hatırlatarak Diyanet  hakkında düşüncelerimi aktarmak istiyorum.
   Hatırlayacağınız üzere; devlet bütçesinden savunma amaçlı TSK’ya ayrılan parayı, hiç bir hükümet bireyi veya muhalefet içinde “delinin biri” cesaret edip “Yahu size TSK için devlet bütçeden tonlarca para alıyorsunuz, biriniz bu hesabı devletin sorumlu kurumuna vermelidir” demiş olsaydı kim bilir ya o kişi aforoz olur ya da iktidara acilen bir “MUHTURA “ hatırlatılır ya da CUNTA iş başına geçerdi.
   Şu an tıpkının aynısı mevcut Diyanet Kurumu hesap vermemektedir. Bütçeden en büyük payı alır ama hesap sorulduğun da hemen “dine karşıdır” diye velveleyi kopar, daha da güçlenmek, alanlarını genişletmek içinde ciddi caba sarf etmektedirler. 
Neden ?
Asıl meselemize dönecek olursak;
 TSK hesabını verdi… 
Ne zamana derseniz? 
Adalet Kalkınma Partisi iktidara geldiğinde…
Allah için hakkını inkâr etmeyelim. Ben dâhil herkes sevindi, neden? Çünkü bu ülkede fakirin, fukaranın, işçinin, çiftçinin, köylünün, sanayicinin, borçlunun vermiş oldukları vergiden pay alan her kurum, devletine hesap vermekle hükümlü ve zorunludur. Bu nedenle AKP’nin yaptığını takdirle karşıladık ama bu işin arkasında ABD’nin uşaklığını yapan FETÖ alçağı olduğunu öğrendikten sonra sevindiğimiz kadar da üzüldüğümüzü ifade etmek isterim!
   Yani demek istediğim şudur; bu devran böyle gitmez, elbet “bir gün hesap döner sap döner” misali, Diyanet İmparatorluğundan ’da “sorarlar bir gün sorarlar”…
  Ülkemin vatandaşları ne çektiyse kendilerini dindar gören dinsiz, imansız, yobaz, kendi çıkarlarını her şeyden üstün tutan kendilerini din bilgini sayan ve saydıran alçaklardan çekti. Görünen o dur ki; bizler bu ve bunun gibi alçaklara inanıp pirim verdiğimiz müddetçe, ülkemizde bundan önce olduğu gibi bundan sonra da FETO ve FETÖ gibiler hep var olacaklardır… Bari bundan sonraki Şeylere, Hoca kılıklı dini kullanan sahtekârları dindarmış gibi görünen vatan ve millet ihanetçilerine maddi ve manevi destek sağlamayın…
  Din ve devlet işini birbirinden ayırmayan tüm Müslüman âlemi kan revan içinde. Açlık ve sefalet, cehalet diz boyu, insana saygı yok gibi.
   Ortadoğulu Müslümanlar memleketlerini terk derlerken neden Müslüman ülkelerine değil de “GÂVUR” diye nitelendikleri hatta aşağıladıkları Avrupa’ya kaçıyor oldukları hakkında biraz düşünülürse nedenini en cahil biri çözer… Havadan, Karadan ve Denizden kaçışların tamamı Hiristiya ülkelerine kaçışlarının altın da yatan en büyük neden insana saygı, hak , hukuk ve adaletin oluşu ve insan haklarına olan saygılarındandır.
   İşte tam da bu nedenlerle Devlet, Cumhuriyetin tarifini, nedenini ve önemini dindar halkına anlatmalıdır. 
Cumhuriyetçi nesiller yetiştirdiği takdirde dini kullanarak sömürenler azalır, Müslümanlık da tüm dünyada hak ettiği takdir ve önemi kazanır.
Tam da bu nedenle din devlet elinden kurtarılarak insanların hür iradelerine teslim edilmesi gerekir. 
Avrupa ülkelerinin din adamlarına maaş ve tüm kilise giderleri devlet tarafından değil biz Müslümanların tersine halk özgür iradesiyle yapmış oldukları bağışlarla ayakta durmaktadır.
Bizde öyle mi?
Tatbikî hayır. Diyanet sadece Sünni mezhebine hizmet ederken, Örneğin “Alevilerin hakkını yemekle en büyük haksızlığı yapmaktadır. 
  Peki; Alevilerin verdiği vergilerle “ Kul hakkı” yeniliyor mu? … Atatürk’ü sevdikleri için, dinle devlet işi ayrılsın dedikleri için, Diyanet Alevilerin hakkını yiyor ve haksızlığın en büyüğü yaşanıyor mu? Ona da evet diyeceğinizi biliyorum… 
  2018 yılında Diyanete  ayrılan bütçe 8,4 milyar lira iken 2019 ‘da ayrılan bütçe tam 2 milyar TL artırılarak 10,4 milyar liraya çıkarılmış durumda.   
  Bizim, anlı, şanlı Diyanetimiz  2018 devasa bütçesi, İçişler, Dışişleri, Enerji Tabi Kaynaklar, Sanayi ve Teknoloji, Sağlık bakanlığı ve Turizm bakanlığı gibi tam 11 bakanlığı geride bıraktı.
Ayrıca eğitime ayrılan 19,2 milyar TL’nin yüzde 35’ine denk düşen 6,7 milyar TL’nin din öğretimine ayrıldığını hesaplarsak pastanın devasa olduğunu daha da anlamış oluruz. 
Diyanet , dev bütçesi ile genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri içerisinde tam 29 kurumu ’da geride bırakmak suretiyle en büyük olduğunu ispatlamış oldu.  
Ayrıca; Diyanet  için 2020 yılın da 11,9 milyar lira, 2021 yılın da 13,1 milyar liraya yükseleceğinin garantisi alınmış durumda. 
Bu durumda devlet bütçesi önümüz de ki yıl için de tahmini açığı 80,6 milyar Lira olacağına göre şimdiden “Pamuk eller cebe“ diyelim. 
Diyanet  için ayrılan devasa bütçe yetmediğinden ayrıca her yıl Hazineden ek bütçe talep ederek almayı alışkanlık haline dönüştürdüğünü düşünürsek din için harcamalarımız yıldırım hızıyla büyümeye devam ediyor.
Neden bu bilgilendirmeyi yaptığıma gelirsek;
   Tüm vatandaşların vermiş olduğu vergiden beslenen bu kurumun başında bulunan Halife, neden hepimizin ortak değeri olan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret eden, Kadir Mısıroğlu gibi, aklını kira ya vermiş birine “ 10 Kasım günü 9’u 5 geçe kenefe gidin” Yunan kazansaydı Mustafa Kemalin yaptığını yapmazdı” Mustafa Kemal rejimi değiştirip gâvurluk yaptı” diye nara atarken, Atatürk’e gene ve yeniden “Eğer bir Müslüman, Atatürk’ü seviyorum derse… Ya ahmaktır… Ya da sahtekârdır.”  dedi. ( bana göre ) dinden, imandan çıkmış şizofren birinin Ulusal Önderimiz Atatürk’e bu denli hakaret ediyor olmasına rağmen, Diyanet Başkanının onu ziyarete gitmesi Fesliye destek vermiş olarak kabul göreceğini bilmiyor ola bilir mi?
  Ülke vatandaşlarını kutuplaştırmak, ötekileştirmek, karşı karşıya getirmek, düzeni bozmak, milletin içine nifak tohumları ekerek, ayrı gayr ılık yaratarak, Türk Ulusunun Milli karamanı, Büyük insan Ulu önder Atatürk’e hakaret eden birini ziyaret ederken insanlarımızı üzdüğünü düşünmedin mi?
Bu ülkede Kadir Mısıroğlu’ndan daha şerefli, daha bilgin, daha onurlu, daha haysiyetli nice hasta olanları bir din adamı olarak ziyaret etmen aklına gelmezken, ülkenin kurtarıcısına dil uzatan birini neden ziyaret etti ki?
  Mesela; ola ki seni benden soracak olsalar, “Ben hakkımı helal etmem “ diyeceğimi bilmeni isterim.
Yani bu dünyanın bir de AHİRETİ var!
EY, Diyanet! Bu ülkede sadece Sünni Müslümanlar yaşamıyor. Müslüman olan Alevilerin gibi birçok inanç gurubunun hakkı, hukuku, mahşerde sana sorulduğun da ne diyeceksin? Hakikatten vereceğiniz cevabı çok merak ediyorum?
Binali Efe
Bu yazı toplam 3800 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim