Bugün 15 Kasım 2018 Perşembe
  • Antalya15 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    208,437
    %-2.06
  • Dolar
    5,3165
    %-2.87
  • Euro
    6,0196
    %-2.79
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“TÜRKİYE’NİN EN ÇOK TERCİH EDİLEN ÜNİVERSİTELERİNDEN BİRİYİZ”
15 Ekim 2018 Pazartesi 09:44

“TÜRKİYE’NİN EN ÇOK TERCİH EDİLEN ÜNİVERSİTELERİNDEN BİRİYİZ”

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Prof. Dr. Mustafa ÜNAL ile üniversitenin çalışmalarını konuştuk.

“TÜRKİYE’NİN EN ÇOK TERCİH EDİLEN ÜNİVERSİTELERİNDEN BİRİYİZ”

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Prof. Dr. Mustafa ÜNAL ile üniversitenin çalışmalarını konuştuk.  Akdeniz Üniversitesi’nin, Türkiye’de en çok tercih edilen üniversitelerden biri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ünal; “Tüm fakültelerimizin açtığı bölümler yüksek doluluk oranına sahip. Hastanemizde sadece organ nakli değil, her bölümümüz oldukça iyi bir noktada” diye konuştu.

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK KONUŞULAN ÜNİVERSİTELERİNDEN BİRİSİNİZ. BAŞARINIZIN SIRRI NEDİR?

 Akdeniz Üniversitesi büyük, köklü bir üniversitedir. 80 bine yakın öğrencinin eğitim ve öğretim gördüğü, 2 bin 500’den fazla öğretim üyesinin eğitim verdiği, 5 bin civarında idari personelin çalıştığı büyük bir üniversite. Bu nedenle üniversitemiz hem Antalya’da hem Türkiye genelinde oldukça merak ediliyor ve konuşuluyor.  Üniversitemizin çok fazla konuşuluyor olmasında Antalya’nın da büyük bir etkisi var.  Antalya, hem turizm hem de tarım açısından Türkiye’nin başkenti konumunda. Dolayısıyla böyle güzel, göz önündeki bir şehrin üniversitesinin de göz önünde olması bizce gayet normal. Özellikle tıp fakültemiz başta olmak üzere diğer fakültelerimizde uluslararası ölçekte başarı gösteriyor. Acaba yeni bir şey var mı, tıp ile ilgili yeni bir ameliyat, yeni bir organ nakli var mı konusun merak uyandırıyoruz.  Tekno Kent’te bir takım buluşlarımız oldu.

mustafa-unal.jpg

ÖĞRENCİLERİNİZLE SOSYAL MEDYADAKİ İLETİŞİMİNİZ ÜLKE GENELİNDE SES GETİRDİ, GETİRMEYE DEVAM EDİYOR.  REKTÖR OLMADAN ÖNCE DE, ÖĞRENCİLERİNİZLE BU KADAR İYİ İLETİŞİM HALİNDE MİYDİNİZ?

Rektör olmadan önce sadece göz stajı yapmaya gelen öğrencilerle karşılaşıyordum.  Onlara ders anlatıyor, stajlarına giriyor, sınavlarını yapıyordum. Çok daha sınırlı sayıda öğrenci ile muhatap olabiliyordum. Rektör olunca, haliyle tüm üniversite öğrencilerinin rektörü konumundayız. Sosyal medyaya öğrencilere daha fazla yakın olayım, onların sorunlarını daha hızlı çözelim, sorunları erken tespit edelim diye girdim. Çok daha iyi oldu. Öğrencilerle çok iyi bir iletişim kurmuş olduk. Sosyal medya sayesinde sorunları daha yakından takip edebiliyorum. Öğrencinin barınma ile ilgili ihtiyaçlarından, yemekhane ve öğrenci ilişkileri ile şikâyetlerine kadar her konuda öğrenciler bana yazıyor. 

BU SİZİN İÇİN ZOR OLMUYOR MU, BU KADAR SORUNA NASIL YETİŞİYORSUNUZ?

ÖĞRENCİLER SİZE EN ÇOK HANGİ KONUDA YAZIYOR?

 

Son zamanlarda çok sayıda yazı yazdığım için artık yetişememeye başladım. Herkese cevap vermekte zorlanıyorum. Bazen bir bakıyorum, 40-50 öğrenci her biri bir takım talepler, istekler bildirmiş oluyorlar. Ben yetişmesem de ilgili arkadaşlara yönlendiriyorum. Sağlık, kültür spor, öğrenci işleri, iletişim fakültesi, halkla ilişkiler gibi birçok birimde Twitter ve Facebook hesabı açtırdım. Bana gelen şikâyetler hangi birimlerle ilgiliyse onlara yönlendiriyorum. Bugünlerde otobüs ve yemekhane ile ilgili çok sayıda şikâyetler geliyor. Böylece öğrencilerin çözümlerini hızlı ve direkt kurumun başındaki insana iletebileceği bir yolla bunu sağlamış olduk. İnşallah bundan sonra da bu iletişimi devam ettirmek istiyorum. Bu durum aslında kişilik yapım. Ben bir hekimim ve hep vatandaşlarla, insanlarla sıcak diyaloglar kurdum. Rektörlüğümün yanı sıra hekimliğimi de yapıyorum. Bir hekim hastalarıyla çok iyi ilişkiler kurmak zorunda, empati yapmak zorunda! Hastanın dilinden anlamız gerekiyor.  Bazen çok ilginç Twitler geliyor, ben de o ilginç twitlere uygun, sosyal medyada espriler yapıyorum. Öğrencinin ruhsal durumuna uygun twitler yazıyorum.  Öğrenci de bu durumdan memnun gözüküyor.

 

AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ, ORGAN NAKLİYLE ÜNÜNÜ GENİŞLETTİ. AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ’NDEKİ ORGAN NAKİL SAYISI HAKKINDA BİLGİ VEREBİLİR MİSİNİZ?

Bizim organ nakli merkezimiz, Türkiye’deki en güçlü organ nakil merkezlerinden bir tanesi.  Akciğer nakli hariç, bütün dünyada tıp literatüründe yapılan, organ ve doku nakillerin hepsini yapıyoruz. Böbrek naklinde özellikle Türkiye’de son 10 yıldır en çok böbrek nakli yapan hastane biziz. Bu yılın tamamlanmasına 2,5 ay kadar bir süre kaldı. Böbrek nakli konusunda yeni rakamlar geldi. Gördüğümüz kadarıyla en fazla böbrek nakli yapan hastane yine biz olacağız. Karaciğer ve akciğer naklini son 2 yılda oldukça artırdık. Karaciğer nakli konusunda da Türkiye’nin önemli merkezi haline geldik.  Ömer Özkan hocamızın gayretleri sayesinde yüz nakli, uzuv nakilleri, çift kol nakli konularında da oldukça iyi bir noktadayız.

dsc_0013.jpg

FARKLI ŞEHİRLERDE GÖREV YAPAN DOKTORLARA, ORGAN NAKLİ KONUSUNDA EĞİTİMLER VERDİĞİNİZİ DUYDUK.  BU KONU HAKKINDA BİLGİ VEREBİLİR MİSİNİZ?

Bizim organ nakil merkezimiz bir okul gibidir. Şuanda Türkiye’nin değişik il ve hastanelerinde organ nakli yapan birçok hoca, üniversitemizden yetişip gitmiştir. Bizim personelimiz veya doktorumuz olmasa bile, en az 6 ay gözlemci olarak bulunmuştur. Bu açıdan bakıldığında, bizim organ nakli merkezimizin bir okul olduğunu düşünüyorum. Organ nakil merkezimiz, Türkiye’deki organ naklinin bu seviyeye gelmesine katkıda bulunan, önemli bir merkezdir. Sakarya üniversitesinden bir doktor arkadaşımız geldi, burada 6 ay bulundu. Organ nakli ameliyatlarımıza girdi. Şimdi gittiği organ nakil merkezlerinde, çalışmalarını devam ettiriyor. Tamamen farklı yerde okumuş, uzmanlık yapmış, başka hastanelerde çalışan doktorlarımız, organ nakil eğitimi için bize başvuruyor.  ‘Ben 6 ay organ nakil merkezinde ameliyatlarınızı izleyebilir miyim’ diyorlar, biz de onları kabul ediyoruz.  İzleyen doktorlara müdahale ettirmiyoruz, kendi kadrolu doktorlarımız olmadığı için. Ama birebir ameliyata girer, sorularını sorar, eğitimlerini alırlar.  Toplumumuzun göğsünü kabartacak bir nakil var mı derseniz, bu her an olabilir. Bu biraz da bağışa bağlı bir durum. Uygun hasta, uygun aday olacak. Bu şartlar olduktan sonra her zaman bir nakil yapılabilir. 

AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ’NİN TERCİH EDİLME ORANI HAKKINDA NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?

Akdeniz Üniversitesi, tercih oranı yüksek bir üniversitedir. Bu yıl açtığımız tüm kontenjanlar yüzde 100 doldu. Bu durum bir üniversite için çok önemli. Tüm fakültelerimizin açtığı bölümler yüksek doluluk oranına sahip. Hastanemizde sadece organ nakli değil, her bölümümüz oldukça iyi bir noktada. Tıp fakültemizin tercih oranlarına bakıldığında, Türkiye’de ilk 10’dayız.  Türkiye’de 80 tane Tıp Fakültesi olduğunu düşünürseniz, ilk 10’da olmanın çok iyi bir derece olduğunu görürsünüz. Bütün imkânlarımız çok şükür oldukça iyi. Öğrenci ve hasta memnuniyetimiz oldukça yüksek. Günde yaklaşık 5 bin civarında poliklinik yapıyoruz. Bu rakam bir ilçe nüfusu kadardır.  Bir hastanın yanında en az bir refakatçi düşünürseniz, en az 10 bin hasta polikliniğe girip çıkıyor.  Bin civarında yatan hastamız var. Dolayısıyla burası yaşayan bir şehir…

dsc_0009.jpg

SİZ,  GÖZ DOKTORU OLARAK OLDUKÇA BAŞARILI AMELİYATLARA İMZA ATTINIZ.  ÜNİVERSİTEDEKİ GÖZ NAKİLLERİ KONUSUNDA NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?

Göz bölümümüzde, diğer bölümlerimiz için söylenen şeyler geçerli. Hemen hemen her türlü göz ameliyatı, göz tetkiki, bizim bölümümüzde yapılıyor. Kornea nakli yapan merkezleri, Türkiye’de göz bankası olarak nitelendiriyoruz. Akdeniz Üniversitesi Göz Bankası da, en eski kurulan göz bankalarından bir tanesidir. 2000’li yılların başında kurulmuştu. Bugün Türkiye’de en çok nakil yapan merkezlerden bir tanesi de Akdeniz Üniversitesi göz bankamızdır. Geçen sene 150 civarında nakil yapmıştık. Bu yılda nakilde o rakamları buluruz diye düşünüyorum. Göz nakli için önemli ve komplike bir ameliyat olan vitroktemi ve retina ameliyatları çok başarılı bir şekilde yapılıyor. Göz tümörleri genellikle çok büyük üniversite hastanelerinde ameliyat, tedavi edilir. Yine göz bölümümüzde göz tümörlerinin hem tedavisi hem de muayene tetkikleri yapılabilmekte.   Oküloplastik cerrahi ameliyatları da rahatlıkla göz bölümümüzde yapılabilmekte. Üniversitemizdeki kornea naklinde bir sayı veremesem de, ilk 5’te olduğumuzu söyleyebilirim.

DÜNYADA GÖZ ALANINDA ÖNEMLİ GELİŞMELER VAR. MESELA, GÖZ RENGİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ FARKLI ÜLKELERDE ÇOK TERCİH EDİLİYOR. BU TARZ ÇALIŞMALAR ÜNİVERSİTEDE VAR MI?

Göz renginin değiştirilmesine çok sıcak bakmıyorum. Çünkü tamamıyla normal bir dokuya müdahale etmek tıpta çok da doğru değil. Sadece göz rengini değiştirmek için, estetik amaçlı, sağlam bir dokuya müdahale etmek doğru değil. Dolayısıyla bu konu ile ilgili bir çalışmamız yok. Göz renginin ameliyatla değiştirilmesinin ileride nelere yol açacak belli değil. Mesela göz tansiyonuna yol açtığı kesin. Göz tansiyonu olan bir kişide körlük oranı da oldukça yüksektir.  Göz teknoloji ve tıpa en çok uyarlanan alanlardan bir tanesidir.  Elbette göz alanında dünyada önemli çalışmalar yapılıyor ve biz bu çalışmaları yakından takip ediyoruz. Uzak ve yakın göz mercekleri bunlardan bir tanesi. Daha önce gözlük camlarında ortaya çıktı. Şimdi aynısı merceklere de uyarlanabiliyor. Dolayısıyla katarakt ameliyatı yaptığımız bir hastaya tek bir mercek takabiliyorduk. Yeni çıkan mercekler sayesinde hasta hem yakın, hem okuma mesafesi hem de bilgisayar gibi orta mesafeyi rahatlıkla görebiliyor. Katarakt olmasa bile bunu yaptırmak isteyen olabiliyor. Hastanın alışma süresi genellikle 1 hafta sürüyor.

ÇOCUKLARDA EN ÇOK HANGİ GÖZ HASTALIKLARI GÖRÜLÜYOR? AİLELER BU KONUDA EN ÇOK HANGİ YANLIŞA DÜŞÜYOR?

 Yanlışlardan en önemlisi şu; çocuk şikâyet etmedikçe, ‘bulanık görüyorum’ demedikçe birçok aile çocuklarını doktora götürmüyor. En büyük hata bu! Çocuk doğduktan hemen sonra birkaç ay sonra, bence bir göz hekimine muayene ettirmek gerekiyor. Çocuklarda en fazla rastladığımız sorun, kırılma kusurlarıdır. Miyop, Hipermetrop, Astigmat... Eğer bu yaşlarda bu sorunları tespit edip gözlük vermezseniz, göz tembel kalıyor.  Ondan sonra 8-10 yaşında gözlük verseniz bile düzelmiyor. Biz buna göz tembelliği diyoruz. Dolayısıyla bizim en çok korktuğumuz, çocukta göz tembelliği olması. Gözbebeğinde beyazlık varsa aile fark edemeyebilir ama doktor fark eder ve sorunu ortaya çıkarır. Bu yüzden çocukları mutlaka şikâyet olmasa da bir göz hekimine göstermekte yarar var.  Bir diğer sorun, cep telefonu ve tablet kullanım bağımlılığı. Bağımlılık türü başlı başına bir sorun. Göze zarar versin vermesin, çocuklarımızı bağımlılıktan kurtarmamız gerekiyor.  Cep telefonunu çok sık kullanan çocuklarda, göz kuruluğu çok oluyor. Bir şeye çok dikkatli baktığınızda göz kırpmanız azalır. Daha önemlisi, yakın planda çok iş yapan insan ve çocuklarda miyop gözlük takma oranı yüksektir.

dsc_0010.jpg

SON OLARAK ÜNİVERSİTE İÇERİSİNDEKİ TEKNOKENTİN ÇALIŞMALARI HAKKINDA NE SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?

Bizim iletişim fakültemiz hem öğrencilerimizin pratik yaptığı yer.  Akün TV, Üniversite FM, şehirle bütünleşmemizi sağlıyor. Biz göreve geldikten sonra şehirle bütünleşme adına çok şey yaptık. Artık eskisi kadar eleştiri gelmez oldu. Önceden çok sayıda eleştiri vardı. Şimdi valiliğimiz, Antalya Büyükşehir Belediyemiz ve bakanlıklarımızla çok sayıda protokol yaptık. Hocalarımız seminer ve eğitimlere gidiyor, dışarıdan öğrenciler geliyor.  Öğrencilerimiz şehirde çok önemli bir hareketliliği sağlıyor.  Teknokent’imizde 110 şirketimiz var. Şirketlerimizin yüzde 70’inin ana çalışma alanı yazılım. Katma değeri yüksek ürünler üretiyorlar. Fiber optik yapılar üreten, bunları ihraç eden firmalarımız var. Yer altından kaya gazı bulunması için çip üreten bir şirketimiz var.  Türkiye’de sadece üreten firma bizde, ABD’de bu çipi bizden ithal ediyor.

HOCAM, SÖYLEŞİNİZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.

Biz de size kendimizi anlatma fırsatı verdiğiniz için çok teşekkür ederim.  (RÖPORTAJ: EYÜP KOÇAK)

 

 

Bu haber toplam 6089 defa okunmuştur
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim