Bugün 21 Nisan 2018 Cumartesi
  • Antalya18 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    175,132
    %0.18
  • Dolar
    4,0581
    %0.43
  • Euro
    4,9812
    %-0.14

Bekir Bülent Özsoy

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bekir Bülent Özsoy

Yalanlar üstüne..

11 Ocak 2018 Perşembe 04:04

 ‘ Kapitalizm yapısı gereği yayıldığı her coğrafyada orada yerleşmiş olan toplumsal ilişkilere, oranın kültürüne, sömürebilecek doğal kaynakların türüne göre farklı bir biçim alır. Yerine göre Faşizmin en şiddetli destekçisi olur, yerine göre durmadan demokrasiyi savunur kimi zaman yabancı düşmanlığı ekseninde İslamfobik olur, bazı yerlerde ise kara çarşafa bürünür radikal Müslüman görünür.’ Bu satırlar hiç tanımadığım, bir genç, Engin Sune, tarafından yazılmış. Ki okuduğumdan beri gözlerinden öpesim gelir.

Geçen yazılarımda, şunu kast etmiştim : öyle HÖH falan gibi düdük kurumlar medeni bir ülkede olmaz, medeni ülkelerde yalnızca iki güç silah kullanma yetkisine sahiptir: Polis ve asker… Geçen yazımda SA ların sonunu yazmadım, meraklısına anlatırım, ama şu kadarını da söyleyelim; 30 Haziran 1934 gecesi bütün liderleri (yaklaşık 1100 kişi) yok edildi. Hala anlama özrü olanlar için biraz daha açalım; Öldüler, kurşuna dizildiler, veya asıldılar!!

Şimdi yalama ve yalaka tayfasından şu sözleri duyuyor gibiyim; ‘Efendim ya asker ve polisin içine gizlice yerleşmiş hain odaklar varsa o zaman ne olacak?’

 De, git be adam, onları oraya Merihliler mi yerleştirdi? İktidar olmak bir ülke de iktidar olmak demektir… Rahmetli İsmet paşanın dediği gibi ‘Hükümet oldunuz ama iktidar olamadınız!’ safhasındaysanız onu da siz düşünün, ama aklımızla alay etmeyin…

Ben tarih yazayım da insanlar okusun- öğrensin , ibret alsın derdindeyim. Oysa günlük olaylar o kadar süratli ve spekülatif olarak gelişiyor ki… ‘Hocam şimdi tarih falan yazılacak da okunacak zaman değil’ diyen okura hak vermemek mümkün olmuyor.

Önce,

Hayır efendim, üniversiteler milli- falan bir değere yaslanmazlar, üniversitelerin tek dini, kutsalı vardır o da kayıtsız-şartsız bilim üretmektir. (gönül isterdi ki bu kelimeler şöyle oturaklı bir rektörün kaleminden çıksın..)

Ana muhalefet partisinin ilimizde ki genel kurul sonuçları ise tebriki falan hak etmiyor…

Neden?

ya oğlum siz değil miydiniz kadın-genç kotası falan diye sağ-solda konuşan…

e nerede kaldı bu sözler..

 erkek yatılı okulların yemekhanesi gibi bir görüntü çıkardınız milletin karşısına..siz sanıyorsunuz ki Antalya’nın sol değerlere önem veren liberal, laik, Mustafa Kemal sevdalısı seçmen başı önünde ‘tıpış-tıpış gidecek oy verecek!’

İktidar partisinin kapı gibi iki kadın milletvekili çıkardığı Antalya da ana muhalefet partisinin il yönetiminde ki görüntü moralleri bozuyor… Haberiniz ola…

Şimdi klasik konumuza geri dönelim ve kısa tutalım: M.Ö.49 da Sezar Rubicon ırmağını geçti..

Ve siyasetin kelime dağarcığına ‘Rubicon’u geçmek’ sözü eklendi… Irmak bu gün yerinde bile değil ama kasıt ettiği şeyler hala geçerli…

Neler derseniz , başka bir yazıda onu da anlatırım.

 Geçenlerde kızım sordu: ‘hangisi daha kötü;

Yalan söylemek mi?

Yalan söylemeyi teşvik eden düzen mi?

 

Bu yazı toplam 3703 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim