Bugün 16 Nisan 2021 Cuma
  • Antalya21 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    460,848
    %1.34
  • Dolar
    8,0564
    %0.21
  • Euro
    9,6570
    %0.38

Ömer Yetgin / BUGÜNLÜK

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ömer Yetgin / BUGÜNLÜK

Yanlışlar üzerine…

03 Mayıs 2019 Cuma 07:34

            Bir konu veya düşünce ekseninde ‘’iddialı’’ olmak ayrı şeydir, sabit fikir ayrı şeydir.

            Bunları birbirine karıştırmamak gerek…

            Maalesef günümüzde; hatta geçmişten gelen en kötü yanılgılarımız statükocu düşünce ve sabit düşünce.

            Sizler buna ön yargı da diyebilirsiniz!

            Bu yanılgıları en çok siyaseten görüyorum. Öylesine önyargılı bir yaklaşım var ki siyasete ve siyasal gelişmelere.

            Güncel olaylara bakış tarzı; analiz etme, sorgulama, empati yapma maalesef yok!

            Yaşamın diğer alanlarında da bu yanılgılara tanıklık ediyorum.

            Sıradan normal bir konuyu tartışırken bile ‘’Benim dediğim doğru, sen yanlış düşünüyorsun’’ mantığı ve yaklaşımı var!

           

            Yaşantım boyunca en tehlikeli gördüğüm olgulardan birisi ön yargı…  Önyargılarına teslim olan birisinin doğruyu ya da doğruları bulması mümkün değil.

            Kutuplaşmaya, ötekileştirmeye en uygun yapı da ön yargılardır…

            ‘’Ben kesinlikle sabit düşünceli değilim, herkese saygım var’’ diyen kişilerin de ön yargılarını kıramadığını gördükçe geleceğe dönük ümitlerim azalıyor.

    Herhangi bir konu hakkında düşüncesi ve fikri olmamasına karşın (biliyormuş gibi) konuşmak, değerlendirmelerde bulunan kişileri gördükçe üzülüyorum.

            ‘’Benim dediğim doğru’’ mantığıyla kayıtsız şartsız söylediklerini sürekli tekrarlayan ve doğrusunu dile getirdiğinizde; ‘’Alakası yok!’’ diye basmakalıp bir savunma mekanizmasını devreye sokan kişilerin ön yargısı ile doğruları ve güzellikleri bulmak mümkün değil.

            Ve önyargılı kişilerin asla eleştiriye tahammül göstermemesi, agresif ve hırçın oluşu da ruh hallerini özetliyor.

            Araştırmayan, sorgulamayan, okumayan ve empati yapmayan bu kişilerin ne kendine faydası var, ne de topluma…

            İşi gücü eleştirmek ve kendinden başkasının söylediğine inanmayan bu figürler maalesef kendi kendilerini kandırmaya devam ediyorlar.

            Bu aslında çok dramatik…

                       

            Öğrenmek, bilgilenmek, bakış açımızı değiştirmek, empati yapmak, hele hele araştırma yapmak gibi bir özellikleri ön plana çıkaracağımız yerde bildiğinle yetinen ve çok şeyi bildiğini ‘’iddia edenlerin’’  giderek sayılarının arttığına tanıklık ediyorum.

            Oysa; hızla gelişen ve değişen dünyaya ‘’Benim öğrendiğim yeter, benim doğrularım bana yeter’’ diyerek sırtımızı dönemeyiz…

            Bilgi sahibi olmanın, öğrenmenin sonu yok…

            Bu realite doğrultusunda eğitime sıkı sıkıya sarılmamız şart…

           

Bu yazı toplam 441 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim