Bugün 18 Aralık 2017 Pazartesi
  • Antalya18 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    155,545
    %-0.22
  • Dolar
    3,8262
    %-0.97
  • Euro
    4,5259
    %-0.53

Ayşegül Alpat

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ayşegül Alpat

ZEN KAFASI

01 Aralık 2017 Cuma 12:44

Hile giyinmek zorundadır fakat gerçek çıplak dolaşır.

Uzak doğuluların herseye ragmen neden bu kadar mutlu olduğunu çözemeyen biz sıradan batılılar  çareyi giyinmekte buluyoruz.

Dümdüz bir Dior tişörtünün üzerindeki , geçmişten beri süren kadın haklarının mücadelesine tercüman olan  “We should all be feminists”  cümlesinin anlam kazanması, pis kokan yaranın farkına varılmasına yanıt olarak merhametin damlaları belkide.

Peri masallarında gözyaşları insanları değiştirir, onlara neyin önemli olduğunu hatırlatır ve asıl ruhlarını kurtarır. Yalnızca katı kalplilik, ağlamayı ve birleşmeyi engeller. Sufiler Tanrıdan kalplerini kırmasını dilerler: “Kalbimi parçala ki, sınırsız sevgi için yeni bir oda yaratılabilsin.”

Birine  kendini bu dünyaya gelmiş herhangi biri gibi ve önemli hissettirmek nadir ve anlamlı bir armağan.

Moda bunu yapabiliyor-nadiren.

Değişim için insanlara kendilerini muhteşem hissettirmelisiniz.

Modada da ne kadar yaratıcı olursanız, gerçek bir yapıya o kadar ihtiyacınız vardır. Ikisi birbirini besler. “Insanları düşündür ve sanatı halka açık bir şekilde yaparak dünyayı değiştir” mantrasını söyler.

Riayeti reddeder.

 

Ilgi çekmek için ilginç görünmeniz gerekir.

 

 Kısaca bir koleksiyon yada bir elbise, hayal kurdurması, içinde doğduğu sosyolojik koşullar, verdiği mesaj ve onu taşıyanın da verdiği enerjiyle bir giyim eşyası olmaktan çıkıp üzerinde yazılıp konuşulacak ve mutlaka bir alt metni bulunan “edebi bir parça” ya dönüşür.  Tıpkı 60 larda genç ,özgür, ve geleneklere karşı çıkan feminist ruha tercüman olan Mary Quant ın mini eteği yada kadın özgürlüğü üzerine kalem oynatan Yves Saint Laurent ın simokin takımı gibi. Virginia Woolf un “Orlando” eserinde altını çizdiği, “Kıyafetlerin size sıcak tutmaktan çok daha önemli bir rolü var. Onlar hayata bakış açımızı ve dış dünyanın bize olan algısını değiştirir.” cümlesi de  modanın uçucu olan kimliğinden nasıl sıyrıldığını anlatır.

 

Bir kadına saygı duymak çok önemli.

 

Kadın olmak farklı. Erkek  anlık reflekslerle yaşar. Bir bebek doğar ve bir adam ölür, bu anlık bir reflekstir. İş yapar , işini kaybeder bu da bir reflekstir. Ama kadınlar farklıdır. Onlar herşeye ragmen devam ederler.  Tek bir akış, nehir gibi….

 

Ve bütün olduğumuzu unuttuğumuz bazı denklemler işe yarar. X elementi artı Y elementi.

 

“Bir zamanlar, Pinokyo’da anlatıldığı gibi, sadece küçük bir odun parçası vardı…”

 

Mantıklı olun: İmkansızı isteyin. Kaldırım taşlarının altında kumsal yatıyor. Kadına şiddet insanlığa ve modaya ihanettir. Yasaklamak yasaktır.

 

lgili resimBenimki zen kafası. Sanki icime Gandhi kacmis; bir pasif direnis, bir sag yanagina vurana sol yanagini cevirme. Bu kafayi yitirmemek icin ne yapmali, sabah aksam yoga, meditasyon mu yapmali, yoksa sinirlenince on saniye derin nefes kuralini mi tekrar etmeli? Babam olsaydı kalk iki rekat namaz kıl derdi. Belki de en etkilisi su anki ruh halimi ve huzurumu hatirlamak…

 

 

Sanat, moda, gezi, keyif dolu günler dileklerimle gelecek köşe yazımda görüşmek üzere.

 

Çağdaş öneriler: Protest düşünce  hali sloganlı tişötlerlerden gerçek hayata yansıdı. Aktivist bir hareket de siz yapın. Kendi adınıza düşünün, satılmış şeyleri edinmeyin. Sevdiğinizi takdir edin, özgür bırakın. Kim olduğunuzu başkalarına yardım için kullanın, Bu iş böyle olur. Dijital trendleri takip edin. Antalya’nın bağrından Manuş Baba- Eteği belinde, yol şarkılarından “Dönersen ıslık çal” albümü Ülkü Aker, Cemal Süreya ve Ahmed Arif dokunuşlarıyla deneysel bir ruh, dinleyin. Adamsın Prens Harry! Meghan’la mutluluklar!..

 

Ayşegül ALPAT

aysegulalpat@gmail.com

 

 

 

 

 

 

ZEN KAFASI

Hile giyinmek zorundadır fakat gerçek çıplak dolaşır.

Uzak doğuluların herseye ragmen neden bu kadar mutlu olduğunu çözemeyen biz sıradan batılılar  çareyi giyinmekte buluyoruz.

Dümdüz bir Dior tişörtünün üzerindeki , geçmişten beri süren kadın haklarının mücadelesine tercüman olan  “We should all be feminists”  cümlesinin anlam kazanması, pis kokan yaranın farkına varılmasına yanıt olarak merhametin damlaları belkide.

Peri masallarında gözyaşları insanları değiştirir, onlara neyin önemli olduğunu hatırlatır ve asıl ruhlarını kurtarır. Yalnızca katı kalplilik, ağlamayı ve birleşmeyi engeller. Sufiler Tanrıdan kalplerini kırmasını dilerler: “Kalbimi parçala ki, sınırsız sevgi için yeni bir oda yaratılabilsin.”

Birine  kendini bu dünyaya gelmiş herhangi biri gibi ve önemli hissettirmek nadir ve anlamlı bir armağan. 

Moda bunu yapabiliyor-nadiren.

Değişim için insanlara kendilerini muhteşem hissettirmelisiniz.

Modada da ne kadar yaratıcı olursanız, gerçek bir yapıya o kadar ihtiyacınız vardır. Ikisi birbirini besler.

“Insanları düşündür ve sanatı halka açık bir şekilde yaparak dünyayı değiştir” mantrasını söyler.

Riayeti reddeder. 

Ilgi çekmek için ilginç görünmeniz gerekir.

 Kısaca bir koleksiyon yada bir elbise, hayal kurdurması, içinde doğduğu sosyolojik koşullar, verdiği mesaj ve onu taşıyanın da verdiği enerjiyle bir giyim eşyası olmaktan çıkıp üzerinde yazılıp konuşulacak ve mutlaka bir alt metni bulunan “edebi bir parça” ya dönüşür.  Tıpkı 60 larda genç ,özgür, ve geleneklere karşı çıkan feminist ruha tercüman olan Mary Quant ın mini eteği yada kadın özgürlüğü üzerine kalem oynatan Yves Saint Laurent ın simokin takımı gibi. Virginia Woolf un “Orlando” eserinde altını çizdiği, “Kıyafetlerin size sıcak tutmaktan çok daha önemli bir rolü var. Onlar hayata bakış açımızı ve dış dünyanın bize olan algısını değiştirir.” cümlesi de  modanın uçucu olan kimliğinden nasıl sıyrıldığını anlatır.

Bir kadına saygı duymak çok önemli. 

Kadın olmak farklı. Erkek  anlık reflekslerle yaşar. Bir bebek doğar ve bir adam ölür, bu anlık bir reflekstir. İş yapar , işini kaybeder bu da bir reflekstir. Ama kadınlar farklıdır. Onlar herşeye ragmen devam ederler.  Tek bir akış, nehir gibi….

Ve bütün olduğumuzu unuttuğumuz bazı denklemler işe yarar. X elementi artı Y elementi.

“Bir zamanlar, Pinokyo’da anlatıldığı gibi, sadece küçük bir odun parçası vardı…”

Mantıklı olun: İmkansızı isteyin. Kaldırım taşlarının altında kumsal yatıyor. Kadına şiddet insanlığa ve modaya ihanettir. Yasaklamak yasaktır.

 Benimki zen kafası. Sanki icime Gandhi kacmis; bir pasif direnis, bir sag yanagina vurana sol yanagini cevirme. Bu kafayi yitirmemek icin ne yapmali, sabah aksam yoga, meditasyon mu yapmali, yoksa sinirlenince on saniye derin nefes kuralini mi tekrar etmeli? Babam olsaydı kalk iki rekat namaz kıl derdi. Belki de en etkilisi su anki ruh halimi ve huzurumu hatirlamak…


Sanat, moda, gezi, keyif dolu günler dileklerimle gelecek köşe yazımda görüşmek üzere.

Çağdaş öneriler: Protest düşünce  hali sloganlı tişötlerlerden gerçek hayata yansıdı. Aktivist bir hareket de siz yapın. Kendi adınıza düşünün, satılmış şeyleri edinmeyin. Sevdiğinizi takdir edin, özgür bırakın. Kim olduğunuzu başkalarına yardım için kullanın, Bu iş böyle olur. Dijital trendleri takip edin. Antalya’nın bağrından Manuş Baba- Eteği belinde, yol şarkılarından “Dönersen ıslık çal” albümü Ülkü Aker, Cemal Süreya ve Ahmed Arif dokunuşlarıyla deneysel bir ruh, dinleyin. Adamsın Prens Harry! Meghan’la mutluluklar!..

Ayşegül ALPAT
aysegulalpat@gmail.com

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 3508 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim