Bugün 17 Ekim 2026 Cumartesi
  • Antalya13 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6632.42
    %0
  • Dolar
    49.4845
    %0
  • Euro
    55.6438
    %0

SÜLEYMAN EKİN / KONUK YAZAR/TOKMAK

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
SÜLEYMAN EKİN / KONUK YAZAR/TOKMAK

DÖRT RENK, TEK ANTALYA!

17 Ekim 2026 Cumartesi 21:49

ATSO seçimlerinde kazananı yarın sandık belirleyecek. Kırmızı, turuncu, beyaz ve mavi listeler yarışın son mesajlarını verirken Antalya iş dünyasının beklentisi net: Kavga değil hizmet, söz değil icraat.

Antalya’da yarın yalnızca bir oda seçimi yapılmayacak. Aynı zamanda kentin ticaretine, sanayisine, turizmine, üretimine ve ekonomik geleceğine yön verecek kadrolar için önemli bir tercih ortaya konulacak.

Yaklaşık 70 bin üyeye sahip Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ATSO) heyecan dorukta. Kırmızı, turuncu, beyaz ve mavi listeler, aylar süren çalışmaların ardından son sözlerini söyledi. Şimdi sıra, sandık başına gidecek üyelerde.

Peki, bu yarış bize ne anlatıyor?

Dört renk, dört farklı yaklaşım

Kırmızı listeden aday olan Davut Çetin, hazırlıklarını tamamladıklarını belirterek seçimlerin Antalya için hayırlı olmasını diliyor. Turuncu listenin adayı Hatice Öz ise üreticinin, sanayicinin, esnafın ve tüccarın sorunlarına çözüm üreten, üyelerine yılın 365 günü katkı sağlayan bir ATSO hedefinden söz ediyor.

Beyaz listenin adayı Reşat Güney, etik değerler ve üyelerin özgür iradesi üzerinde dururken, mavi listenin adayı Berkay Bahar sağduyu ve demokratik bir seçim ortamı mesajı veriyor.

Adayların açıklamalarında farklı vurgular olsa da ortak bir nokta dikkat çekiyor: Antalya’nın kazanması.

Ancak seçim dönemlerinde dile getirilen bu temenninin gerçek karşılığını belirleyecek olan, sandıktan sonra ortaya konulacak yönetim anlayışı olacak.

Çünkü seçim meydanlarında verilen sözler önemlidir ama asıl sınav, görev başladıktan sonra verilir.

Sandıktan önce söz, sandıktan sonra sorumluluk

ATSO, yalnızca üyelerinin işlemlerini takip ettiği bir kurum olarak değerlendirilemez. Antalya gibi ekonomisi turizmle birlikte ticaret, sanayi, tarım, üretim ve ihracata dayanan bir kentte, odanın temsil gücü de sorumluluğu da büyüktür.

Küçük esnafın finansmana erişiminden sanayicinin üretim maliyetlerine, ihracatçının yeni pazarlara ulaşmasından turizm sektörünün rekabet gücüne kadar pek çok konu, iş dünyasının gündeminde yer alıyor.

Bu nedenle üyeler, adaylardan yalnızca güzel cümleler değil, uygulanabilir projeler ve ölçülebilir sonuçlar beklemeli.

Hangi liste kazanırsa kazansın, seçim vaatlerinin takipçisi olmak da üyelerin demokratik hakkıdır. Çünkü ATSO’nun başarısı, yalnızca başkanın ya da yönetim kadrosunun başarısı değildir. Bu başarı, Antalya ekonomisinin bütününe yansıdığı ölçüde anlam kazanır.

Rekabet başka, kutuplaşma başka

Seçimlerin doğasında rekabet vardır. Farklı görüşlerin ortaya çıkması, projelerin tartışılması ve adayların birbirlerine alternatif sunması demokrasinin gereğidir.

Ancak rekabetin kişisel hesaplaşmalara dönüşmesi, iş dünyasının ihtiyaç duyduğu birlikteliğe zarar verebilir.

Listelerin renkleri farklı olabilir, yöntemleri ve öncelikleri değişebilir. Fakat seçim sona erdiğinde bütün adayların ve üyelerin ortak paydası Antalya olmalıdır.

Berkay Bahar’ın sağduyu çağrısı, Davut Çetin’in Antalya için en doğrusunu dilemesi, Hatice Öz’ün üyeye hizmet vurgusu ve Reşat Güney’in etik değerlere ilişkin uyarısı, farklı pencerelerden de olsa seçim sürecinin temel meselelerine işaret ediyor.

Bundan sonrası, bu mesajların ne ölçüde hayata geçirileceğiyle ilgili.

Son sözü üyeler söyleyecek

18 Ekim Pazar günü ANFAŞ Fuar Merkezi’nde saat 09.30’da başlayacak ve 17.00’de sona erecek seçimlerde karar, oy kullanacak ATSO üyelerinin olacak.

Hiçbir rengin diğerinden üstün olmadığı bu yarışta önemli olan, üyelerin kendi beklentilerine en uygun kadroyu özgür iradeleriyle seçebilmesi.

Sandığa giden her üye, yalnızca bir listeye oy vermeyecek; aynı zamanda Antalya iş dünyasının nasıl temsil edilmesini istediğine ilişkin tercihini de ortaya koyacak.

Bu nedenle seçim günü sağduyu, demokratik olgunluk ve karşılıklı saygı her şeyden önce gelmeli. Sonuç ne olursa olsun, kazananın kaybedeni dışladığı değil, farklı görüşleri ortak hedeflerde buluşturabildiği bir yönetim anlayışı olmalı.

Yarın dört renk yarışacak. Sandıklar açıldığında bir liste kazanacak. Ama asıl başarı, seçimden sonra Antalya’nın bütün renklerini aynı hedef etrafında buluşturabilmek olacak.
Çünkü Antalya’nın ekonomisi, kişilerin ve listelerin ömründen daha uzun; ortak geleceği ise seçim rekabetinden çok daha değerlidir.

Bu yazı toplam 192 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim