Bugün 20 Ekim 2026 Salı
  • Antalya23 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6569.31
    %-0.39
  • Dolar
    49.572
    %0.03
  • Euro
    55.6426
    %0.02

ALİ İHSAN DİLMEN / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ALİ İHSAN DİLMEN / KONUK YAZAR

KALEMŞÖRLERİN MANİPÜLASYONUNA DİKKAT!!!

20 Ekim 2026 Salı 12:10

Mansur Yavaş’ın CHP'den istifasının ardından yapılan değerlendirmeler, doğrusu aday üzerinde şekillenen seçim argümanların devamından başka bir anlam taşımıyor.

İstifadan ardından yapılan değerlendirmeler, özellikle Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı etrafında sürdürülüyor..

Muhalif medya kalemşörleri yapılacak seçimlerde toplumsal muhalefeti, Cumhurbaşkanlığı adaylığına kilitlemeye yönelik.

vaziyette..

Ülkenin içine düştüğü krizden çıkmanın tek yolunun

“Kazanacak adayı” bulmaktan geçeceğini sanıyorlar..

Daha doğrusu topluma bu zanlarını dayatıyorlar.

Kimse kusura bakmasın, çözüm “Tek Adamı” değiştirmekte değildir.

Çözüm “Tek Adam” düzenini değiştirmektedir.

Tek Adam tahakkümünü kırmanın ve bu ceberrut sistemden kurtulmanın en kolay yolu Yasamayı, Yürütme’nin (Tek adamın) tahakkümünden kurtarmaktır..

Siyaset ile ilgilenen herkes bilir, Modern Devletler üç ayak üzerine kurulmuştur.

Bunlar; Yasama, Yürütme ve Yargı’dan oluşur.

Bunlara  4. Kuvvet olarak Medya ilave edilmiştir.

Medya ise, Yasama, Yürütme ve Yargısal süreçleri denetler ve toplum adına üzerlerinde baskı oluşturur.

5. kuvvet olarak da; Üniversiteler, Sivil Toplum örgütleri; sendikalar, dernekler ve vakıfları ilave edebiliriz.

Eğer, Demokrasi ve Hukuk Devleti istiyorsak, o halde her güç   erkinin fonksiyonel olmasını sağlamamız gerekir.

Yapılması gereken, güç merkezlerinin işlevsel ve birbirini denetler vaziyette olmalarını sağlamaktır.

Otoriter rejimlerinde ise, bu kesinlikle mümkün değildir.

Bu sebeple, Tek Adam'da toplanan yetkiler dağıtılmalı, Parlamenter Sistem yeniden güçlü bir şekilde fonksiyonel hale getirilmelidir.

Yapılması gereken, Tek Adam Otoriterliğini sandıkta yenecek aday aramak olmamalıdır.

Yapılması gereken, oranı %70’lere varan toplumsal muhalefetin seçimlerin 1.turunda mecliste 350’nin üzerinde vekil sayısıyla 2.turda seçilecek Cumhurbaşkanını sınırlandıracak, faaliyetlerini denetleyecek Yasama organının oluşmasını sağlamaktır.

Toplumsal muhalefet içinde yer alan; Muhafazakar, Modern, Milliyetçi, Kemalist, Liberal, Dindar yahut Seküler yapıların güçlü bir şekilde parlamenterlerin meclise göndermesi gerekir.

Muhaliflerden oluşacak parlamenter sayısı kesinlikle 320-370 oranında olmalıdır.

Demokrasi ve Hukuk Devleti isteyen, yahut mevcut yapıdan rahatsız olanlardan oluşacak ve sayısal çoğunluğu oluşturan meclis Yürütmeye karşı varlığını güçlü bir şekilde gösterecek, Tek Adam'da vücut bulan Yürütme erkininin keyfi ve  hukuku yok sayan tutumunu dizginleyecektir.

Bu yapıldığında Yasama Organı, ucube Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminden ülkeyi kurtaracak, denge ve denetleme mümkün hale gelecektir.

Yasama organında etkisini kaybeden Cumhurbaşkanı da keyfi davranamayacak, faaliyetlerini Yasama organının rızasını arayarak yapmak zorunda kalacaktır.

Ve hatta Parlamenter Sisteme geçilmesi için çareler arayacaktır..

Bize göre, Cumhurbaşkanlığı adaylığına kilitlenmek akıl tutulması ve şartlı düşünme kapanına düşmektir.

Parlamentonun güçlenmesi, etkin hale gelmesi, Yargı'nın seçilme yönteminde de etkili olacak, var olan düzeni bozacak, Yürütme tahakkümü kırıldığından Yasama gücünü bağımsız şekilde kullanarak yapılacak yeni atamalarla sisteme denge gelecek ve Yargı Yürütmenin kontrolünden kurtularak bağımsız, tarafsız hale gelecektir.

Bugün olduğu gibi, Adalet Kurumları tepeden tırnağa İktidarın, yani Yürütmenin istediği gibi at koşturduğu alan olmayacaktır.

Bizim öncelikli mücadelemiz, bozuk sistemi değiştirmek olmalıdır.

Sistem değiştirilmeden Yürütmede gerçekleşecek değişim Otoriter Sistemin sorgulamasının teminatı olamaz.

Mevcut haliyle güçlerin tek merkezde toplandığı sistem, ele geçirenlere göre varlığını sürdürecek, Hukuk Düzeni ve Çoğulcu Demokratik Düzen hayal olmaya devam edecektir.

Sözün özü; çözüm, seçimin 1.turda Yasama organı seçiminde, parlamentonun toplumsal muhalefetin varlığına uygun  olacak şekilde oluşmasıdır.

Yani çözüm, Tek Adamın değişiminde değil, Parlamentoda toplumsal muhalefetin egemen olmasındadır.

Bu sebeple, kim “Kazanacak aday” arıyorsa meseleyi doğru okumuyor, Erdoğan karizmasına karşı aşağılık kompleksiyle hareket ediyor, yanılgısını toplumsallaştırmak peşinde zaman kaybediyor, emekleri heba ediyordur.

Bizler, muhalifler böyle düşünmeye mahkum ve mecbur değiliz.

Mevcut durumun çizdiği sınırlar dışında düşünebilir, bu kapandan kurtulabilir, bizi ve milleti esir alan bu atmosferden çıkış yolunu bulabiliriz.

Son tahlilde, bize göre,

Çözümün kilidi de anahtarı da Yasama Organı seçimidir.

Bu yazı toplam 143 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim