- IMKB
% - Altın
6613.87
%0.03 - Dolar
49.3556
%0.08 - Euro
55.1714
%0.23
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 00:03 - BÜŞRA ÖZDEMİR: "CHP ÇATISI ALTINDA SİYASET YAPIYORUM"
- 23:38 - KAHRAMANMARAŞ’TA SİLAHLI SALDIRI: 2 YARALI
- 22:23 - KOZAN CANLI HAYVAN PAZARI ŞAP HASTALIĞI NEDENİYLE KAPATILDI
- 22:18 - PLAKASIZ MOTOSİKLETLE GELEN ŞÜPHELİ 1 KİŞİYİ AYAĞINDAN VURDU
- 19:58 - OSMANİYE’DE OTOMOBİL KÖPRÜ TEMELİNE DÜŞTÜ: KÜÇÜK ÇOCUK "BABAN İYİ" SÖZLERİYLE SAKİNLEŞTİRİLDİ
- 19:28 - ANTALYA’DAKİ KADIN CİNAYETİ ZANLISI TUTUKLANDI
- 18:58 - CİLVEGÖZÜ SINIR KAPISI’NDA KONTROLDEN ÇIKAN TIR ZEYTİN BAHÇESİNE UÇTU: 1 YARALI
- 18:38 - ADANA’DA TOPLU TAŞIMAYA ZAM
- 18:08 - MEZİTLİ BELEDİYESİNDE BAŞKANVEKİLİ TURGUT SELAĞZI OLDU
- 17:43 - TOFAŞ OTOMOBİL, DEMİR BARİYERLERE OK GİBİ SAPLANDI, SÜRÜCÜ YARALANDI
- 17:38 - MHP’Lİ VEKİLİN YARALANDIĞI KAZA KAMERADA
- 17:33 - ALANYA’NIN TROPİKAL HİKAYESİ DÜNYAYA AÇILDI
- 17:33 - KARATE MÜSABAKALARINDA 43 MADALYA KAZANDILAR
- 17:08 - KUMLUCA’DA SEL VE TAŞKINLARA KARŞI YAPILAN PROJENİN YÜZDE 20’Sİ TAMAMLANDI
- 17:03 - YENİŞEHİR BELEDİYE BAŞKANVEKİLİ ÇAĞDAŞ DUTLU OLDU
PINAR TEYİN / KONUK YAZAR


ANNELİĞİN DEĞİŞEN YÜZÜ, DEĞİŞMEYEN VİCDANI
“Kardeşlerine göz kulak ol!”
“Akşam ezanı okunmadan eve gelin, beni aşağı indirmeyin!”
“Yattığın yatak toplanmazsa, o yatakta son yatışın olur!”
Bazı cümleler vardır; üzerinden onlarca yıl geçse de hafızamızdan silinmez. Çünkü onlar yalnızca birer uyarı değil, bir dönemin yaşam biçimini anlatan sessiz tanıklardır.
Bir zamanlar hayat gerçekten daha yalındı. Okula gidilir, eve dönülür, ödev yapılır, akşam aynı sofrada buluşulurdu. Televizyonun karşısında masallar dinlenir, günün sonunda güven duygusuyla uykuya dalınırdı. Mutluluğun tanımı, bugünkü kadar karmaşık değildi.
Annelerimizin “günleri” olurdu. Evde hazırlanan kekler, börekler ve “Birazdan geliyorum.” cümlesi… O “biraz”, çoğu zaman saatler sürerdi. Biz çocuklar ise kendi oyunlarımızı kurar, hayal dünyamızda büyürdük. Bugün düşündüğümüzde bunun adı belki “özgür çocukluk”tu.
Apartmanlar yalnızca beton yapılardan ibaret değildi; aynı zamanda dayanışmanın, komşuluğun ve ortak sorumluluğun yaşandığı küçük mahallelerdi. Bir evden yükselen ses, bütün apartmanı ilgilendirirdi. Yazılı olmayan kurallar vardı ve herkes bu kuralları içselleştirirdi.
Ev işlerinde herkesin bir görevi bulunurdu. En küçük çocuk bile gücü yettiğince katkı sağlardı. Erkek çocuklarının görevi ise çoğu zaman ortalığı dağıtmaktı. Yaz akşamları sokaktan dönen çocukların üzerindeki toz, toprağın kokusu bugün hâlâ birçok insanın hafızasında yaşamaktadır.
Annenin sözü tartışılmazdı. Bazen tek bir bakış, uzun cümlelerden çok daha etkili olurdu. Misafir ağırlamanın adabı, büyüğe saygı, küçüğü koruma gibi değerler konuşularak değil, yaşayarak öğrenilirdi.
Belki de en önemli fark buydu.
Hayatın kuralları yazılı değildi ama herkes tarafından bilinirdi.
Sonra zaman değişti.
Teknoloji hızlandı. İletişim biçimleri dönüştü. Siyah beyaz televizyonlardan akıllı telefonlara uzanan süreç, yalnızca teknolojiyi değil, insan ilişkilerini de değiştirdi.
Bizler X kuşağı olarak iki dünyanın arasında büyüdük.
Bir yanda geleneksel aile düzeni…
Diğer yanda sürekli değişen modern yaşam…
Kadınlar eğitim aldı, çalıştı, ekonomik özgürlüğünü kazandı. “Güçlü kadın” kavramı hayatın merkezine yerleşti. Ancak bu kazanımların yanında yeni bir yük de omuzlarımıza bindi.
Kusursuz anne olma zorunluluğu…
İşte tam da bu noktada annelik değişmeye başladı.
Bir zamanlar anneler sezgileriyle çocuk büyütüyordu.
Bugün ise annelik; uzman görüşleri, psikoloji kitapları, pedagog önerileri, ekran süresi hesaplamaları ve sosyal medya tavsiyeleri arasında şekilleniyor.
Çocuğun her davranışı analiz ediliyor.
Her öfke nöbeti bir problem olarak görülüyor.
Her gözyaşı “Acaba travma mı oluştu?” endişesiyle karşılanıyor.
Bilgi arttıkça ne yazık ki kaygılar da büyüyor.
Aslında hepimiz aynı soruyu kendimize soruyoruz:
“Yeterince iyi bir anne olabildim mi?”
İlginç olan ise bu sorunun cevabını en çok sorgulayanların, çocukları için hayatını adayan anneler olmasıdır.
Çünkü modern çağın anneleri yalnızca çocuklarını büyütmüyor; aynı zamanda kendi çocukluklarını da onarmaya çalışıyor.
Geçmişte yaşadıkları eksiklikleri çocuklarına yaşatmamak için büyük bir çaba gösteriyorlar.
“Aman üzülmesin…”
“Aman travması olmasın…”
“Aman huzurumuz bozulmasın…”
Bu cümleler aslında annelerimizin yıllar önce söylediği başka bir cümlenin yeni versiyonudur:
“Tadımız kaçmasın.”
Bugün anneler bir araya geldiklerinde çocuklarını büyütürken yaşadıkları anıları anlatıyorlar.
Gülüyorlar…
Duygulanıyorlar…
Ama sohbetlerin sonunda neredeyse herkes aynı soruyu dile getiriyor:
“Acaba daha iyisini yapabilir miydim?”
Belki de bizim kuşağın en ağır yükü tam olarak budur.
Yetersizlik hissi.
Oysa gerçeğe biraz daha yakından baktığımızda bambaşka bir tablo görüyoruz.
İstisnalar elbette vardır.
Ancak hiçbir anne bilerek çocuğuna zarar vermek için yola çıkmaz.
Her anne, sahip olduğu bilgiyle, şartlarla ve imkânlarla elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışır.
Anneliğin ölçüsü kusursuz olmak değildir.
Anneliğin gerçek ölçüsü; bir çocuğun hayat yolculuğunda ona güven verebilmektir.
Belki çocuklarımız bizi mükemmel olduğumuz için hatırlamayacak.
Ama düştüklerinde elimizi uzattığımızı…
Üzüldüklerinde yanlarında olduğumuzu…
Başardıklarında onlarla gurur duyduğumuzu…
Hiç unutmayacaklar.
Çünkü çocukların hafızasında en çok pahalı oyuncaklar değil, güvende hissettikleri anlar kalır.
İşte bu yüzden anneliği yeniden tanımlamaya ihtiyacımız var.
Mükemmel anne olmak zorunda değiliz.
Yeterince iyi anne olmak çoğu zaman fazlasıyla yeterlidir.
Bugün aynaya baktığınızda eksiklerinizi değil, büyüttüğünüz hayatları görün.
Çünkü bir çocuğun kalbine sevgi bırakabilen her anne, farkında olsun ya da olmasın, dünyayı değiştirmiştir.
BİR DÖNEM KAPANIRKENEŞREF URAL
BİR SAİT MADEN VARDIAHMET İLBARS
BİR SOFRANIN KIRK YILLIK HİKAYESİ ERCAN EVRAN VE GÖNÜL DOSTLARI.MUHARREM YELLİCE
BÜŞRA, AK PARTİ'YE GEÇSE NE YAZAR GEÇMESE?VEDAT GÜRHAN
ÜLKEMDEN MANZARALARAHMET GEDİKAĞAOĞLU
SOSYAL ÇÖZÜLMENURİ SEZEN
EKOLOJİK DEVLET: GELECEĞİ YÖNETEBİLEN DEVLETCEM ARÜV
TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINDAN YÜKSELEN SES: GERÇEĞE DÖNÜŞSÜN!AHMET DİKİCİ
KENDİNE YER AÇMAKSİBEL ARSLAN
SANDIKTAN ÇIKAN BIÇAK SIRTI DENGEİZZET ÜNLÜ
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-9NİZAMETTİN ŞEN
TÜKETİCİYE VALE KISKACIAV İBRAHİM GÜLLÜ
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI-5GAZANFER ERYÜKSEL
STREEK VE ENSAR BUĞRA PERFORMANSIKAHRAMAN KÖKTÜRK
ÖMÜR DEDİĞİN İPTEKİ CAMBAZBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
GAZETECİLER SUSARSA, TOPLUM KARANLIKTA KALIR!..ERDOĞAN KAHYA
KENTLİLİK BİLİNCİ VE ORTAK GELECEĞİMİZIŞIK YARGIN
ANTALYA’DA KİTAP FUARLARI YAZAR VE YAYINCILAR ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
ÜNİVERSİTELİ GENÇLERİN TEMEL HAKLARIDİLEK DEMİRKAN
YENİ PARTİ GENİŞLEYEBİLECEK Mİ?TARIK ÇELENK
SEVGİ YAŞAM DEMEKTİRMELTEM YUVARLAK
BAŞARIYA KOŞANLAR: NURAY YILMAZ KAYANALYA ŞAHİN
ERKEN UYANDIMMERAL KILINÇ
ÇOCUKLARIMIZ İÇİN ARTIK YETERŞAFAK ÇELİK
KALEİÇİ OLD TOWN FESTİVALİ SONA ERDİ
NEVADA COFFEE ANTALYA’DAKİ İLK MAĞAZASINI AÇTI
ÇIRALI'DA KUM ZAMBAĞI SAYISI ARTTI
HATİCE ÖZ: "10 GÜN SONRA HEP BİRLİKTE TARİH YAZACAĞIZ"
HATİCE ÖZ: "BİZ GELECEĞİ VAAT EDİYORUZ"
BERKAY BAHAR'DAN ATSO İÇİN '365 GÜN' MESAJI
ÇOCUKLARDAN ASTRONOTLARA SORU YAĞMURU
REKTÖR ÖZKAN KADIN LİDERLER FORUMU'NA KATILDI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim







