- IMKB
% - Altın
6639.84
%0.42 - Dolar
49.362
%0.09 - Euro
55.2498
%0.29
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 13:38 - ATEŞLENEN 1 YAŞINDAKİ BEBEK HAYATINI KAYBETTİ: AİLEDEN YANLIŞ TEDAVİ VE İHMAL İDDİASI
- 13:08 - ALTIN PORTAKAL’DA "DAİMA" VURGUSU: "KARARLILIKLA DEVAM EDECEĞİZ"
- 13:03 - OSMANİYE’DE SURİYE KAYNAKLI TOZ TAŞINIMI ETKİLİ OLDU
- 12:58 - MERSİN’DE 3,5 MİLYAR LİRALIK YASA DIŞI BAHİS VE DOLANDIRICILIK OPERASYONU
- 12:48 - BURDUR’DA AMBULANSIN KARIŞTIĞI ZİNCİRLEME KAZA: 7 HAFİF YARALI
- 12:23 - AESOB BAŞKANI DERE: "USTALIĞI STANDARTLA, EMEĞİ GÜVENLE BULUŞTURACAĞIZ"
- 11:48 - ÇUKUROVA’DA 3. KARİYER FUARI’NDA İŞ ARAYANLARLA İŞVERENLER BULUŞTU
- 11:43 - POZANTI’DA 2 EMEKLİ ARKADAŞ, 3 GÜNDE 20 ÇUVAL ÇÖP TOPLADI
- 11:28 - YANAN ARACI SÖNDÜREN İTFAİYENİN SUYU, TÜRK BAYRAĞI İÇİN AKTI
- 11:08 - OTOMOBİLDEN 110 BİN UYUŞTURUCU HAP ÇIKTI, KENDİSİNİ "MADDELERDEN BİLGİM YOK" DİYEREK SAVUNDU
- 11:03 - POZANTI’DA TABANCA, TÜFEK VE UYUŞTURUCU ELE GEÇİRİLDİ
- 11:03 - AOSB KADIN SANAYİCİLER PLATFORMU GENÇLERİN GELECEĞİ İÇİN TOPLANDI
- 11:03 - KAHRAMANMARAŞ’TA SUMAK HASADI
- 10:58 - KARADENİZ’DE GEMİ TRAFİĞİ DURDU, ADANA’DA LİMON VE MANDALİNA DALINDA KALDI
- 10:53 - SPORCULARDA DİZ YARALANMALARINDA ERKEN MÜDAHALE VE GÜVENLİ DÖNÜŞ ÖNEMLİ
PROF DR RAMAZAN DEMİR / KONUK YAZAR


KÜRESEL ELİTLERİN MEMURLARI!..
Bir ülkenin bağımsızlığı yalnızca bayrağının gökyüzünde dalgalanmasıyla ölçülebilir mi?
Kendi sınırları içinde kendi kararlarını alabilen; fakat ekonomisinde, teknolojisinde, enerjisinde, finansında ve üretiminde başkalarına bağımlı olan bir ülke gerçekten ne kadar bağımsızdır?
Bu soru, Türkiye açısından yalnızca bugünün sorusu değildir.
Yaklaşık bir asır önce de aynı mesele vardı.
Üstelik o günkü şartlar çok daha ağırdı.
Osmanlı Devleti, savaşların ve kapitülasyonların yarattığı ekonomik ve mali bağımlılıkların ağır sonuçlarını yaşamıştı. Mustafa Kemal Atatürk, ekonomik bağımsızlığın siyasi bağımsızlığın ayrılmaz bir parçası olduğunu özellikle vurguladı. Atatürk Ansiklopedisi’ndeki değerlendirmeye göre kapitülasyonlar ve Düyûn-ı Umûmiye gibi uygulamalar devletin mali egemenliğini sınırlayan başlıca unsurlar arasındaydı. (Atatürk Ansiklopedisi)
Bu nedenle Millî Mücadele yalnızca işgal kuvvetlerine karşı verilen askerî bir mücadele değildi.
Aynı zamanda siyasi, hukuki ve ekonomik bağımsızlık mücadelesiydi.
*
LOZAN’IN ARKASINDAKİ MÜCADELE
Lozan görüşmeleri 20 Kasım 1922’de başladı. Görüşmeler sırasında özellikle kapitülasyonlar, Osmanlı borçları, ticari haklar, Boğazlar ve başka meselelerde ciddi anlaşmazlıklar yaşandı. Konferans 4 Şubat 1923’te kesintiye uğradı ve 23 Nisan’da yeniden başladı. (Atatürk Ansiklopedisi)
Tam da bu dönemde Türkiye’nin ekonomik geleceği için İzmir’de önemli bir kongre toplandı.
17 Şubat-4 Mart 1923: İzmir İktisat Kongresi.
Kongreye 1.135 delege katıldı. Çiftçiden tüccara, sanatkârdan işçiye kadar toplumun farklı ekonomik kesimleri temsil edildi. (Atatürk Ansiklopedisi)
Bu tarihsel tesadüf değildir.
Türkiye bir yandan Lozan’da siyasi bağımsızlığının sınırlarını savunurken diğer yandan İzmir’de ekonomik bağımsızlığının yol haritasını tartışıyordu.
Atatürk’ün kongrede verdiği mesaj açıktı:
Askerî zafer, ekonomik başarıyla tamamlanmadığı takdirde kalıcı olmayacaktır. (Atatürk Ansiklopedisi)
Bu anlayışın özü şuydu:
Millet egemenliği, ekonomik egemenlikle güçlendirilmeliydi.
*
YABANCI SERMAYEYE HAYIR MI?
Burada önemli bir ayrıntıyı özellikle belirtmek gerekir.
Atatürk’ün ekonomik bağımsızlık anlayışı, Türkiye’nin dünyaya kapanması anlamına gelmiyordu.
Nitekim Atatürk dönemindeki ekonomi politikalarını inceleyen kaynaklarda, siyasi bağımsızlığa zarar vermemek şartıyla yabancı sermayeyle iş birliğine açık bir yaklaşımın bulunduğu belirtilmektedir. (Atatürk Ansiklopedisi)
Demek ki mesele “yabancı” olan her şeye karşı çıkmak değildi.
Mesele egemenlik hakkından vazgeçmeden iş birliği yapabilmekti.
Bugün de üzerinde düşünülmesi gereken nokta tam olarak budur.
Dünyayla ticaret yapabiliriz.
Yabancı sermaye çekebiliriz.
Uluslararası kuruluşlarla iş birliği yapabiliriz.
Teknoloji transferi gerçekleştirebiliriz.
Ama bütün bunları yaparken kendi karar verme gücümüzü kaybetmemeliyiz.
Çünkü iş birliği başka şeydir, bağımlılık başka.
*
KÜRESELLEŞME ÇAĞININ YENİ KAPİTÜLASYONLARI MI?
Bugünün dünyasında artık 19. yüzyıldaki kapitülasyonların aynısını yaşamıyoruz.
Fakat bağımlılık biçimleri değişebilir.
Bir ülke; teknolojisini dışarıdan almak zorundaysa, enerjide aşırı dışa bağımlıysa, stratejik üretim kapasitesi yetersizse,
yüksek katma değerli ürünler üretemiyorsa,
finansman ihtiyacını sürekli dış kaynaklarla karşılamak zorundaysa,
kritik alanlarda yabancı şirketlere aşırı bağımlı hâle gelmişse, ekonomik kararlarının hareket alanı daralabilir.
Burada “yeni kapitülasyonlar” ifadesini tarihsel bir eşdeğerlik olarak değil, bağımlılığın değişen biçimlerine dikkat çeken bir benzetme olarak kullanmak gerekir.
Çünkü bugün egemenlik yalnızca toprağı kontrol etmekle ilgili değildir.
Veriyi kim kontrol ediyor?
Teknolojiyi kim üretiyor?
Enerjiyi kim sağlıyor?
Finansman kimin elinde?
Savunma teknolojisinde ne kadar dışa bağımlısın?
Bilgiyi ve bilimi kim üretiyor?
Bu sorular, 21. yüzyılın bağımsızlık ölçütlerini belirliyor.
*
“KÜRESEL ELİTLERİN MEMURU” SÖZÜ NE ANLAMA GELİR?
İşte bu noktada “küresel elitlerin memuru” sözü gündeme geliyor.
Bu ifadeyi gerçek anlamda bir görev veya örgütsel bağlılık iddiası olarak değil, ulusal karar alma süreçlerinin güçlü uluslararası ekonomik ve siyasal çıkarların etkisine aşırı açık hâle gelmesini eleştiren bir mecaz olarak değerlendirmek daha sağlıklıdır.
Çünkü dünyada sermaye sahipleri, çok uluslu şirketler, yatırım fonları, uluslararası kuruluşlar ve güçlü devletler elbette vardır.
Bunların çıkarları da her zaman örtüşmez.
Dolayısıyla bütün dünyayı tek merkezden yönetilen gizli bir organizasyonun yönettiğini ileri sürmek, kanıtlanması gereken bir iddiadır; bunu peşinen gerçek kabul etmek doğru değildir.
Fakat bundan şu sonuç da çıkmaz:
Güç ilişkileri yoktur.
Elbette vardır.
Asıl mesele, bu güç ilişkileri karşısında ulusal karar alma mekanizmalarının ne kadar bağımsız olduğudur.
*
ASIL SORU: KİMİN ÇIKARI?
Bir ekonomik karar alındığında şu soruları sormak gerekir:
Bu kararın toplumsal faydası nedir?
Kim kazanacaktır?
Kim bedel ödeyecektir?
Üretim kapasitemizi artıracak mıdır?
Teknolojik bağımlılığımızı azaltacak mıdır?
Gençlerimize yeni iş alanları yaratacak mıdır?
Ülkenin dışa bağımlılığını azaltacak mıdır?
Ve en önemlisi:
Bu karar Türkiye’nin uzun vadeli bağımsızlığını güçlendirecek midir?
Bunlar sorulmadan yalnızca “yerli” veya “milli” demek de yeterli değildir.
Çünkü gerçek bağımsızlık sloganlarla değil, üretim kapasitesiyle ölçülür.
*
ATATÜRK’ÜN BIRAKTIĞI ÖLÇÜ
1923’te İzmir’de toplanan İktisat Kongresi’nin temel düşüncesi, ülkenin kendi kaynaklarını tanıması, üretimini geliştirmesi ve ekonomik egemenliğini güçlendirmesiydi. Kongrede ulusal üretim, tasarruf, yerli kaynakların değerlendirilmesi ve ekonomik kalkınma üzerinde duruldu. (Atatürk Ansiklopedisi)
Atatürk’ün yaklaşımını bugünün dünyasına taşırsak ortaya çok açık bir ilke çıkar:
Dünyaya kapıları kapatma; fakat kapının anahtarını da başkasına verme.
İşte tam bağımsızlığın çağdaş anlamı budur.
Türkiye’nin dünyayla ilişkilerini kesmesi değil;
dünyayla eşit koşullarda ilişki kurabilecek güce ulaşmasıdır.
*
BAĞIMSIZLIK BUGÜN NE DEMEKTİR?
Bugün tam bağımsızlık;
çocuğuna nitelikli eğitim verebilmek,
bilim insanını ülkede tutabilmek, kendi teknolojini geliştirebilmek, kendi enerjini çeşitlendirebilmek, kendi savunma sistemlerini üretebilmek,
tarımda üretim gücünü koruyabilmek, yüksek katma değerli sanayi oluşturabilmek, hukukun üstünlüğünü güvence altına almak ve ekonomik kararlarını kendi uzun vadeli çıkarların doğrultusunda verebilmektir.
Bunlar yoksa siyasi bağımsızlığın içi zamanla boşalabilir.
Çünkü ekonomik gücü olmayan devletin pazarlık gücü de sınırlanır.
*
SON SÖZ
Bugün “Küresel elitlerin memuru kim?” diye sormak kolaydır. Daha zor ve daha önemli soru ise şudur: Biz kendi ülkemizin geleceğini belirleyecek ekonomik, bilimsel ve teknolojik gücü neden daha fazla üretmiyoruz?
Atatürk’ün döneminde cevap açıktı: Önce siyasi bağımsızlık… Ardından ekonomik bağımsızlık…
Sonra üretim, eğitim, bilim ve sanayileşme…
Bugünün Türkiye’si için de temel mesele budur.
Dünyaya düşman olmak değil. Dünyaya teslim olmamak. Yabancı sermayeyi reddetmek değil. Sermayenin sahibi kim olursa olsun, ülkenin çıkarlarını ve egemenlik hakkını koruyabilmek.
Küreselleşmeden korkmak değil. Küresel dünyanın edilgen nesnesi olmamak.
Ve belki de bütün meselenin özeti şu cümlededir: Tam bağımsızlık, kimseyle ilişki kurmamak değildir; herkesle ilişki kurarken kendi kararını kendin verebilmektir.
1923’te İzmir’de bunun ekonomik temellerini atmaya çalışan bir Cumhuriyet vardı.
Bugün bize düşen ise o düşünceyi slogan olarak tekrarlamak değil, bilimle, üretimle, eğitimle, hukukla ve ekonomik güçle yeniden gerçekleştirmektir.
ANTİK ZEYTİNYAĞI ÜRETİM KÖYÜ: LYRBOTON KOMEBİHTER GÖRDÜ
BAŞARIYA GİDEN YOLALYA ŞAHİN
MEDRESE: ZEKÂNIN ZİRVESİ, AKLIN İSE TATİLİTARIK ÇELENK
BİR DÖNEM KAPANIRKENEŞREF URAL
BİR SAİT MADEN VARDIAHMET İLBARS
BİR SOFRANIN KIRK YILLIK HİKAYESİ ERCAN EVRAN VE GÖNÜL DOSTLARI.MUHARREM YELLİCE
BÜŞRA, AK PARTİ'YE GEÇSE NE YAZAR GEÇMESE?VEDAT GÜRHAN
ÜLKEMDEN MANZARALARAHMET GEDİKAĞAOĞLU
SOSYAL ÇÖZÜLMENURİ SEZEN
EKOLOJİK DEVLET: GELECEĞİ YÖNETEBİLEN DEVLETCEM ARÜV
TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINDAN YÜKSELEN SES: GERÇEĞE DÖNÜŞSÜN!AHMET DİKİCİ
KENDİNE YER AÇMAKSİBEL ARSLAN
SANDIKTAN ÇIKAN BIÇAK SIRTI DENGEİZZET ÜNLÜ
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-9NİZAMETTİN ŞEN
TÜKETİCİYE VALE KISKACIAV İBRAHİM GÜLLÜ
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI-5GAZANFER ERYÜKSEL
STREEK VE ENSAR BUĞRA PERFORMANSIKAHRAMAN KÖKTÜRK
ÖMÜR DEDİĞİN İPTEKİ CAMBAZBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
GAZETECİLER SUSARSA, TOPLUM KARANLIKTA KALIR!..ERDOĞAN KAHYA
KENTLİLİK BİLİNCİ VE ORTAK GELECEĞİMİZIŞIK YARGIN
ANTALYA’DA KİTAP FUARLARI YAZAR VE YAYINCILAR ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
ÜNİVERSİTELİ GENÇLERİN TEMEL HAKLARIDİLEK DEMİRKAN
SEVGİ YAŞAM DEMEKTİRMELTEM YUVARLAK
ERKEN UYANDIMMERAL KILINÇ
KALEİÇİ OLD TOWN FESTİVALİ SONA ERDİ
NEVADA COFFEE ANTALYA’DAKİ İLK MAĞAZASINI AÇTI
ÇIRALI'DA KUM ZAMBAĞI SAYISI ARTTI
HATİCE ÖZ: "10 GÜN SONRA HEP BİRLİKTE TARİH YAZACAĞIZ"
HATİCE ÖZ: "BİZ GELECEĞİ VAAT EDİYORUZ"
BERKAY BAHAR'DAN ATSO İÇİN '365 GÜN' MESAJI
ÇOCUKLARDAN ASTRONOTLARA SORU YAĞMURU
REKTÖR ÖZKAN KADIN LİDERLER FORUMU'NA KATILDI
Erbaş, Hacı Bayram Veli Camii’nde teravih namazı kıldırdı
Otomobilin yan yattığı kaza anı kameraya yansıdı
Samsun'da trafik kazası: 3 yaralı
ABD'de düzenlenen yarışmada dünya 2.'si oldu
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8

- BÜŞRA ÖZDEMİR: "CHP ÇATISI ALTINDA SİYASET YAPIYORUM"
- MANAVGAT’TA 3 ARAÇLI ZİNCİRLEME KAZA: 3 YARALI
- CAM ŞİŞENİN OTLUK ALANDA YANGINA NEDEN OLDUĞU ANLAR KAMERADA
- GIDA ÜRÜNLERİYLE DETERJANI AYNI DOLABA KOYAN KANTİNCİ KENDİNİ "ABİ VALLAHİ YERİMİZ DAR" DİYEREK SAVUNDU
- ÇAMURA SAPLANAN EŞEĞİ İTFAİYE EKİPLERİ KURTARDI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim
