- IMKB
% - Altın
6638.81
%0.4 - Dolar
49.3609
%0.09 - Euro
55.2504
%0.29
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 13:08 - ALTIN PORTAKAL’DA "DAİMA" VURGUSU: "KARARLILIKLA DEVAM EDECEĞİZ"
- 13:03 - OSMANİYE’DE SURİYE KAYNAKLI TOZ TAŞINIMI ETKİLİ OLDU
- 12:58 - MERSİN’DE 3,5 MİLYAR LİRALIK YASA DIŞI BAHİS VE DOLANDIRICILIK OPERASYONU
- 12:48 - BURDUR’DA AMBULANSIN KARIŞTIĞI ZİNCİRLEME KAZA: 7 HAFİF YARALI
- 12:23 - AESOB BAŞKANI DERE: "USTALIĞI STANDARTLA, EMEĞİ GÜVENLE BULUŞTURACAĞIZ"
- 11:48 - ÇUKUROVA’DA 3. KARİYER FUARI’NDA İŞ ARAYANLARLA İŞVERENLER BULUŞTU
- 11:43 - POZANTI’DA 2 EMEKLİ ARKADAŞ, 3 GÜNDE 20 ÇUVAL ÇÖP TOPLADI
- 11:28 - YANAN ARACI SÖNDÜREN İTFAİYENİN SUYU, TÜRK BAYRAĞI İÇİN AKTI
- 11:08 - OTOMOBİLDEN 110 BİN UYUŞTURUCU HAP ÇIKTI, KENDİSİNİ "MADDELERDEN BİLGİM YOK" DİYEREK SAVUNDU
- 11:03 - POZANTI’DA TABANCA, TÜFEK VE UYUŞTURUCU ELE GEÇİRİLDİ
- 11:03 - AOSB KADIN SANAYİCİLER PLATFORMU GENÇLERİN GELECEĞİ İÇİN TOPLANDI
- 11:03 - KAHRAMANMARAŞ’TA SUMAK HASADI
- 10:58 - KARADENİZ’DE GEMİ TRAFİĞİ DURDU, ADANA’DA LİMON VE MANDALİNA DALINDA KALDI
- 10:53 - SPORCULARDA DİZ YARALANMALARINDA ERKEN MÜDAHALE VE GÜVENLİ DÖNÜŞ ÖNEMLİ
- 10:48 - MANAVGAT’TA 3 ARAÇLI ZİNCİRLEME KAZA: 3 YARALI
PINAR TEYİN / KONUK YAZAR


ŞİDDET DE ÖĞRENİLİR, SEVGİ DE
Bir bebek dünyaya geldiğinde hayatın ilk dersine başlamıştır.
Önce ışığı fark eder, sonra sesleri… Annesinin sesini diğerlerinden ayırmayı, dokunulmayı ve güvende olmayı öğrenir. Zamanla kendi bedenini, çevresini ve insanları keşfetmeye başlar.
Henüz konuşamıyordur ama öğreniyordur.
Çünkü insan, doğduğu andan itibaren öğrenen bir varlıktır.
Konuşmayı, yürümeyi, okumayı ve yazmayı öğreniriz. Fakat hayat bize yalnızca akademik bilgiler öğretmez. Sevmeyi, paylaşmayı, beklemeyi, sınır koymayı, kaybetmeyi ve öfkemizle baş etmeyi de öğreniriz.
Peki şiddet?
Şiddet de öğrenilebilir mi?
Bugün okullarda karşılaştığımız öğrenci şiddetine yalnızca bir disiplin problemi olarak bakarsak, daha büyük bir meselenin yalnızca görünen kısmını konuşmuş oluruz.
Elbette şiddet kabul edilemez. Zarar gören çocuğun güvenliği her şeyden önce gelir. Sınırlar net olmalı, yapılan davranışın sorumluluğu alınmalıdır.
Ancak bir eğitimci olarak şu soruyu da sormamız gerekir:
Bir çocuk şiddete başvurduğunda, ona sorun çözmenin başka yollarını yeterince öğretebildik mi?
Çocuklar yalnızca söylediklerimizi dinleyerek değil, bizi izleyerek büyür. Evde gördükleri ilişkileri, okulda karşılaştıkları tutumları, arkadaşlarının davranışlarını ve ekranlarda gördükleri iletişim biçimlerini kaydederler.
Bir sorun çıktığında insanlar konuşuyor mu, yoksa bağırıyor mu?
Bir hata yapıldığında kişi uyarılıyor mu, yoksa aşağılanıyor mu?
Güçlü olan kendisini haklı mı sanıyor?
Çocuk bütün bunları sessizce öğreniyor.
Bu nedenle “Saygılı ol”, “Öfkelendiğinde kendini kontrol et” ya da “Karşındakini dinle” demek tek başına yeterli değil. Çocuğa saygıyı yaşatmak, öfkemizi nasıl yönettiğimizi göstermek ve onu gerçekten dinlemek gerekir.
Çünkü çocuklar söylediklerimizden çok, yaptıklarımızı öğrenir.
Sevgi de böyle öğrenilir.
Sevgi yalnızca sarılmak ya da güzel söz söylemek değildir. Sınır koyabilmek, “hayır” cevabına saygı göstermek, hata yaptığında çocuğu değersizleştirmeden yol göstermek, özür dilemeyi ve özrü kabul etmeyi bilmektir.
Kısacası sevgi, bir ilişki kurma biçimidir.
Şiddetin karşısına yalnızca ceza koyarsak davranışı durdurmaya çalışırız. Oysa çocuğa öfkesini nasıl ifade edeceğini, çatışmayı nasıl çözeceğini, reddedilmeyle nasıl baş edeceğini ve yardım istemenin güçsüzlük olmadığını öğretirsek, şiddetin yerine başka bir davranış koyabiliriz.
Eğitim tam da burada başlar.
Eğitim yalnızca doğru cevabı bulmak değildir. Bazen eğitim, yanlış bir davranışın yerine doğru davranışı koyabilmektir.
Bir çocuğa matematik öğretmek önemlidir. Ama öfkelendiğinde durabilmesi de önemlidir.
Bir metni anlayabilmesi değerlidir. Ama karşısındaki insanın duygusunu fark edebilmesi de.
Başarılı olması gurur vericidir. Ama kaybettiğinde arkadaşını tebrik edebilmesi de.
Çünkü çocuklarımızı yalnızca sınavlara değil, hayata hazırlıyoruz.
Okul, çocukların birbirinden farklı insanlarla aynı ortamda yaşamayı öğrendiği yerdir. Orada yalnızca dersler değil; sıra beklemek, paylaşmak, farklı fikirlere saygı duymak, kaybetmek, kazanırken ölçülü olmak ve bir arkadaşının üzüntüsünü fark etmek de öğrenilir.
Bu nedenle okul şiddetiyle mücadeleyi yalnızca disiplin dosyalarına, tutanaklara ve cezalara bırakamayız.
Kurallar olmalı, sınırlar çizilmeli ve şiddete karşı net bir tutum sergilenmelidir. Ancak bunun yanında çocuğa şu sorunun cevabı da öğretilmelidir:
“Kızdığında ne yapacaksın?”
Çocuğun elinden yalnızca şiddeti almak yetmez. Onun eline başka bir çözüm yolu vermek gerekir.
Bu noktada aile ve okul birlikte hareket etmelidir. Çocuğun ihtiyacı, yetişkinlerin aynı cümleyi kurmasından çok, aynı değeri yaşatmasıdır. Evde sorunlarını konuşarak çözmesini istediğimiz bir çocuğa, biz de sorunlar karşısında konuşarak yaklaşmalıyız. Okulda empatiyi anlatırken evde birbirimizi dinlemeyi bilmeliyiz.
Çünkü çocuk, en çok tutarlılıktan öğrenir.
Dijital dünya da bu öğrenme sürecinin bir parçasıdır. Çocuklar yalnızca gerçek hayattaki davranışları değil, ekranlarda gördükleri iletişim biçimlerini de izliyor. İnsanların birbirine nasıl saldırdığını, öfkenin nasıl gösterildiğini ve gücün nasıl kullanıldığını görüyorlar.
Çocukları dünyadan tamamen koruyamayız. Fakat gördüklerini anlamlandırmalarına yardımcı olabiliriz.
“Bunu izleme” demek yerine, “Sence burada ne oldu?” diye sormak; davranışların sonuçlarını birlikte değerlendirmek, çocuğun eleştirel düşünmesine ve gördüğü her şeyi doğru kabul etmemesine yardımcı olur.
Bugün çocuklara öğretmemiz gereken en önemli şeylerden biri de şudur:
Güçlü olmak, karşındakini ezmek değildir.
Gerçek güç; öfkeliyken kendini durdurabilmek, hakkını savunurken başkasına zarar vermemek, zorlandığında bunu söyleyebilmek ve gerektiğinde yardım isteyebilmektir.
Öfkelenmek, üzülmek, kıskanmak ve hayal kırıklığı yaşamak insani duygulardır. Çocuk bu duyguları yaşayabilir. Bizim görevimiz duyguyu yok saymak değil, davranışı yönetmesine yardımcı olmaktır.
“Öfkelenme” demek yerine,
“Öfkelendiğinde ne yapabileceğini birlikte bulalım” diyebilmek gerekir.
Çocuklardan kusursuz davranışlar beklemek yerine, doğru davranışı öğrenebilecekleri ortamlar hazırlamalıyız. Çünkü insan yalnızca anlatılanı değil, gördüğünü ve yaşadığını da öğrenir.
Bu yüzden asıl soru şudur:
Biz çocuklara nasıl bir dünya gösteriyoruz?
Korkunun, baskının ve gücün belirleyici olduğu bir dünya mı?
Yoksa güvenin, sınırların, adaletin ve empatinin birlikte var olduğu bir dünya mı?
Bir çocuğun hayatına dokunan her yetişkin, onun dünyaya dair düşüncesini şekillendirir. Evde kurduğumuz bir cümle, sınıfta gösterdiğimiz bir tutum, bir hataya verdiğimiz tepki ya da bir çatışmayı çözme biçimimiz, çocuğun gelecekteki ilişkilerine yön verebilir.
Bu nedenle çocuklardan beklediğimiz davranışları önce kendi hayatımızda gerçekkılmalıyız.
Onlara yalnızca “şiddet uygulama” demek yetmez. Saygının nasıl gösterildiğini, öfkenin nasıl yönetildiğini, özrün nasıl dilendiğini, sınırların nasıl korunduğunu ve anlaşmazlıkların nasıl çözülebileceğini de göstermeliyiz.
Çünkü çocuklarımızın geleceği, yalnızca onlara verdiğimiz bilgilerle değil, onlara yaşattığımız ilişkilerle şekillenecek.
İyi bir karne hayatın bütün sorularını çözmez. Ancak güçlü bir vicdan, empati, sorumluluk duygusu ve sağlıklı iletişim insanın hayatı boyunca yolunu aydınlatır.
Şiddet öğrenilebilir.
Ama sevgi de öğrenilir.
Empati, saygı, sabır ve sorumluluk da…
Bugün çocuklarımız için vereceğimiz en önemli karar, onlara yalnızca ne yapmamaları gerektiğini anlatmak değil; nasıl bir insan olabileceklerini göstermektir.
Çünkü çocuklar geleceği yalnızca bizden dinlemeyecek.
Geleceği, bizim davranışlarımızdan öğrenecekler.
Ve eğer daha güvenli okullar, daha sağlıklı ilişkiler ve daha adil bir toplum istiyorsak, değişimi çocuklardan beklemek yerine önce kendi dilimizde, kendi tutumumuzda ve kendi ilişkilerimizde başlatmalıyız.
Çocuklara bırakacağımız en değerli miras, korkuyla itaat eden bireyler değil; gücünü incitmeden kullanabilen, hakkını savunurken başkasının hakkını gözeten ve sevgiyi davranışlarıyla gösterebilen insanlar yetiştirmektir.
Çünkü bir çocuğun dünyayı nasıl öğreneceği, büyük ölçüde bizim ona nasıl bir dünya gösterdiğimize bağlıdır.
BAŞARIYA GİDEN YOLALYA ŞAHİN
MEDRESE: ZEKÂNIN ZİRVESİ, AKLIN İSE TATİLİTARIK ÇELENK
BİR DÖNEM KAPANIRKENEŞREF URAL
BİR SAİT MADEN VARDIAHMET İLBARS
BİR SOFRANIN KIRK YILLIK HİKAYESİ ERCAN EVRAN VE GÖNÜL DOSTLARI.MUHARREM YELLİCE
BÜŞRA, AK PARTİ'YE GEÇSE NE YAZAR GEÇMESE?VEDAT GÜRHAN
ÜLKEMDEN MANZARALARAHMET GEDİKAĞAOĞLU
SOSYAL ÇÖZÜLMENURİ SEZEN
EKOLOJİK DEVLET: GELECEĞİ YÖNETEBİLEN DEVLETCEM ARÜV
TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINDAN YÜKSELEN SES: GERÇEĞE DÖNÜŞSÜN!AHMET DİKİCİ
KENDİNE YER AÇMAKSİBEL ARSLAN
SANDIKTAN ÇIKAN BIÇAK SIRTI DENGEİZZET ÜNLÜ
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-9NİZAMETTİN ŞEN
TÜKETİCİYE VALE KISKACIAV İBRAHİM GÜLLÜ
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI-5GAZANFER ERYÜKSEL
STREEK VE ENSAR BUĞRA PERFORMANSIKAHRAMAN KÖKTÜRK
ÖMÜR DEDİĞİN İPTEKİ CAMBAZBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
GAZETECİLER SUSARSA, TOPLUM KARANLIKTA KALIR!..ERDOĞAN KAHYA
KENTLİLİK BİLİNCİ VE ORTAK GELECEĞİMİZIŞIK YARGIN
ANTALYA’DA KİTAP FUARLARI YAZAR VE YAYINCILAR ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
ÜNİVERSİTELİ GENÇLERİN TEMEL HAKLARIDİLEK DEMİRKAN
SEVGİ YAŞAM DEMEKTİRMELTEM YUVARLAK
ERKEN UYANDIMMERAL KILINÇ
ÇOCUKLARIMIZ İÇİN ARTIK YETERŞAFAK ÇELİK
KALEİÇİ OLD TOWN FESTİVALİ SONA ERDİ
NEVADA COFFEE ANTALYA’DAKİ İLK MAĞAZASINI AÇTI
ÇIRALI'DA KUM ZAMBAĞI SAYISI ARTTI
HATİCE ÖZ: "10 GÜN SONRA HEP BİRLİKTE TARİH YAZACAĞIZ"
HATİCE ÖZ: "BİZ GELECEĞİ VAAT EDİYORUZ"
BERKAY BAHAR'DAN ATSO İÇİN '365 GÜN' MESAJI
ÇOCUKLARDAN ASTRONOTLARA SORU YAĞMURU
REKTÖR ÖZKAN KADIN LİDERLER FORUMU'NA KATILDI
Erbaş, Hacı Bayram Veli Camii’nde teravih namazı kıldırdı
Otomobilin yan yattığı kaza anı kameraya yansıdı
Samsun'da trafik kazası: 3 yaralı
ABD'de düzenlenen yarışmada dünya 2.'si oldu
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8

- BÜŞRA ÖZDEMİR: "CHP ÇATISI ALTINDA SİYASET YAPIYORUM"
- MANAVGAT’TA 3 ARAÇLI ZİNCİRLEME KAZA: 3 YARALI
- CAM ŞİŞENİN OTLUK ALANDA YANGINA NEDEN OLDUĞU ANLAR KAMERADA
- ÇAMURA SAPLANAN EŞEĞİ İTFAİYE EKİPLERİ KURTARDI
- GIDA ÜRÜNLERİYLE DETERJANI AYNI DOLABA KOYAN KANTİNCİ KENDİNİ "ABİ VALLAHİ YERİMİZ DAR" DİYEREK SAVUNDU
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim
