Bugün 20 Mart 2019 Çarşamba
  • Antalya18 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    229,409
    %-0.28
  • Dolar
    5,4725
    %-0.13
  • Euro
    6,2148
    %-0.05

Binali Efe / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Binali Efe / KONUK YAZAR

Hayırlı Cumalar

11 Ocak 2019 Cuma 00:42
(KONUK Yazar)
 
   Sosyal medya üzerinde yarışırcasına Hayırlı cumalar diyenlerin, demelerine karşı değilim.
Kim nasıl inananıyor veya inanmak istiyorsa öyle inanmasında hiçbir sakınca yoktur.
Ama “el insaf ” yahu her hafta Perşembeden başlamak üzere 48 saat mesaj çekilmez ki;
   Her cuma telefon mesaj kutumuzu dolduran, facebook, twitter vs. gibi sosyal paylaşım sitelerinde gördüğümüz kutlama furyası gerektiğinde dini nasıl da istismar ettiklerini maalesef görmekteyiz!
  Özelikle seçim arifesinde daha çok Cuma mesajı almış olmamızda gösteriyor ki, bunların geneli (istisnalar hariç) dini siyasete alet edenlerdir.  
   Sosyal medyanın sağlamış olduğu bu kolaylığı bir insanın bir diğer insana karşı nasıl haddini aştığını da öğrenmiş olduk.
Cuma Hayırlı gün ise diğer günler hayırsız mı sizce?
Müslümanlar, Yahudiler ve Hristiyanlar için de cuma günü kutsaldır. Çünkü “Âdem o günde yaratılmış, o günü de Cennete yerleştirilmiş ve o günüde Cennetten kovalanmıştır” Eyvallah biz de öyle okuduk ve duyduk. Âdemin Cuma’mı veya bir başka gün demi doğduğunu bilmem ama öyle olsa bile, Âdem sadece Müslümanların atası değil ki? Dünya üzerinde yaşayan insanların tümünün atasıdır.
Müslümanlar Cuma, Yahudiler Cumartesi, Hristiyanlar Pazar günü ibadet günü olarak benimsemişlerdir.
Bu da doğru… Eyvallah…
  Ama Allah için yapılan İbadet dahi bile kullar tarafından ayarlanmış ve ayrı günlerde yapılmaktadır. Yani bir günün diğer günden farkı yoktur. Günleri dahi bile Farklı kılan ve kıldırtan insanların bir zati kendileridir.
  Güneşin doğduğu her güne şükür etmek yaşayan canlı varlıklar için en büyük şanstır. Ve insan için mutlak kutsaldır. 
  Yeryüzünün her karışı ibadet yeri olduğu gibi her günü de önemlidir.
  Ama Cuma gününü kutsal hale getirenlerin amacı başkadır. 
Ortadoğu Müslümanları Hicri takvimi kullanır ve Cuma günü ibadet yaparlar.
Türkiye ise Miladi takvim kullandığı için hafta sonu tatilini Cumartesi ve Pazar yapar. Yani Avrupalılar gibidir.
Cuma’yı kutsallaştıranların asıl meselesi Ortadoğulu Müslümanlara benzemek ve benzetmektir. Gayeleri ve gayretleri Ortadoğulu kalmak içindir.
Cuma gününü kutsal kılmak 1970 yılı sonrası Cumhuriyet karşıtı siyasiler tarafından kendilerine gelecekte daha çok taraftar toplamak için zemin hazırlamaktı.
1970 yılları sonrası birden bire Cuma Günü’nün kutsallığı önem kazandı. Ondan önce her Müslüman Allah’ın yaratığı her günü kutsal bilirdi. Haftanın her günü namazını kılar, ibadetini yapardı. Hiçbir kimse de kıldığı namazın reklamını yapmazdı.
Şimdileri öyle mi?
Bence iş tam tersine döndü, kılmayanlar daha çok reklam yapmaktadırlar. 
Türkiye’de nerdeyse her sokağa bir cami yapılmış olmasına rağmen yeteri kadar ibadet eden insanların gelmemesi Diyanet başkanlığını üzmektedir!
Camiye gelenlerin azalması demek Milli bütçeden daha az pay almak demektir.
Diyanet tarafından din adamı olarak camiler de para karşılığı kıldırdıkları namazı hak etmeleri için camilere hınca hınç doldurmaktır.
Haftanın yedi günü camiler dolmadığına göre, Bari Cuma günü doldurtmak için cuma günlerini kutsallaştırıp milli bütçeden istediği kadar pay alabilmek elbette hocanın hakkıdır. Hatta Diyanetin işi de din görevlisini bu şekilde yönlendirerek bütçede ki payını artırmak ve camiye daha çok insan taşımaktır. 
Cuma gününü kutsal sayılması için halkı teşvik etmek, yapılan ibadet çok daha makbul sayılması hakkında fetva vermek gibi söylemlerle en azında camilerin bir kısmını doldurtmak başta siyasetçinin çıkarına hocanın da almış olduğu görevi en iyi şekilde yaptığının huzuru için çok ama çok kıymetlidir.
Ancak din ve devlet işini bir birinden ayıramayan[ laik olmayan] Ortadoğu Müslüman ülkelerinde namaz kıldırtan veya diğer görevlilere devlet maaş vermezken bizim din görevlileri maşallah aldıkça almaya doyamıyorlar.
Laik veya laik olmayan devletlerde din görevlilerine devlet maaş vermez. Paralı namaz kıldırtmak sadece Türkiye’ye mahsus özel bir durumdur.
Nasıl mı olacak?
Dindar olan vatandaşın vermiş olduğu bağışlarla Ezanı Muhammet’i okutulur ve namazı kılmak veya kıldırtmak “Allah rızası için”  sadece gönüllülük esasına göredir…
Ama biz ne Ortadoğulu ne de Avrupalıyız. İkisinin ortasında kalmış yepyeni bir devlet modeliyiz.
Hayırlı Cumalar. 
Binali EFE
Bu yazı toplam 2760 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim