Bugün 29 Ekim 2020 Perşembe
  • Antalya24 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    500,684
    %0.42
  • Dolar
    8,2591
    %1.27
  • Euro
    9,6937
    %0.50

Ergün Efe

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ergün Efe

Hukukun önemi ve Barolar

26 Eylül 2020 Cumartesi 19:01

Evvela bir hatırlatma ile başlamak isterim: 2010 yılında HSYK yapısının değişmesine “demokratikleşme” adı altında referandum yolu ile halkımız yeşil ışık yakınca devlete sızmış olan FETÖ’cüler, referandum sonrası liyakat sahibi vatanperver hukukçuları kurumlardan uzaklaştırmak için Ergenekon, Balyoz gibi farazi bahaneler üreterek onları devlet kurumlarından uzaklaştırmış yerine kendi adamlarını yerleştirmişlerdi. Barolar meselesine gelince... Ülkemiz’de FETÖ tehlikesi tam olarak bitmiş olsa daha rahat düşünebilirdik belki, ama unutmayalım ki, o tehlike ülkemizde henüz tam olarak bitmiş değil. Hukuk Barosunu normal bir sendikal örgütlenme gibi görmek büyük hata olur. Sadece barolar değil, hukuk ile ilgili her mesele aynı zamanda bir devlet meselesidir! İş bu halde, Baroları diğer sendikal örgütlenmeler gibi ele almak kanımca Devlet/Hukuk parametresinin ne anlama geldiğini ya bilmemek ya da yeterince önemsememek anlamına gelmez mi? Özelikle insanlarımızın bu kadar İdeoloji ve Parti ağırlıklı konumlanmaya mecbur bırakıldığı bir dönemde - Hukuk Barosu çoklu hale getirildiğinde (öyle arzulanmamamış olsada) bugün olmasa bile ileride birer parti bürolarına dönüşmeyeceğini kim garanti edebilir? Ayrıca ülke emniyeti açısından da ciddi şekilde ele alınması ve değerlendirilmesi gereken bir husustur. Demokrasi ve hukuk kurallarını sadece hukukçular değil, hepimiz içimize sindirmeli ve içselleştirmeliyiz artık. Hukuk ile ilgili bir kurum, belirli bir siyasal düşünceye evrilmiyor diye, o kurumun dizayn edilmesi doğru mudur? Taktir edersiniz ki, Baro üyelerinin zaten ihtisas alanlı hukuk olması sebebi ile, hukuk ve demokrasinin ne olduğunu konusunda bilgileri ortalamanın çok çok üstündedir. Nitekim, sonuçta seçimle oluyor bu işler. Seçilen %50,01’in (örnek) seçilmeyen %49,9’u ciddiye almadığı, önemsemediği iddia etmek fazla gerçekçi bir yaklaşım değil. Bakınız, %50,01 ile Devlet Başkanı seçiliyor, ama o Başkan diğer 49,99’unu da temsil ediyorsa, Barolara da bu minvalde bakmak gerekir. Hepimiz demokrasiyi, hukuku çok daha fazla içselleştirmeliyiz. İnancım budur. Nitekim, yasal olarak Çoklu - Baro kurulmasının önündeki tüm engeller kalkmasına rağmen, şikayet edenlerin, 2000 oy toplayarak ayrı bir Baro kuramaması manidardır. İzdüşüm: Bazı meseleler vardır, olaya ideolojik veya parti refleksi ile yaklaşılması ülkeye hayır getirmez. Hayatı sürekli bir “deneme/ yanılma” yoluna tabi tutmak, ancak öyle öğrenme, anlayabilme ve anlamlandırabilme sürdürülebilir bir yöntem değil. Bu alışkanlıktan feragat etmeliyiz, çünkü bedeli hem ağır hem de çok yorucu oluyor. Ortak aklı kullanılarak riskleri minimize edebiliriz. Öngörü şart. Ergün Efe

Bu yazı toplam 969 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim