Bugün 24 Haziran 2019 Pazartesi
  • Antalya35 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    260,522
    %-0.51
  • Dolar
    5,7609
    %-1.02
  • Euro
    6,5632
    %-0.45

Ergün Efe

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ergün Efe

İçinde yaşadığı sistemi tanımamak...

01 Haziran 2019 Cumartesi 07:00

Bugün ülkemizde mevcut ‘sistem’ neden layıkıyla işlemediğini, ideolojik konumlama ile değil, bilimsel kanıt üzerinden sizlerle paylaşmak istiyorum. 

İster demokratik, ister faşist, ister teokratik, hangi sistemi ele alırsanız alın, mutlaka kendine özgü ve asla taviz vermeyeceği bir “işleyiş biçimi” vardır. İşte bizde ki en büyük ‘de facto’ durum da bu. Sorunumuz, anayasada belirtilen sistem ile pratikte işletilen sistem arasında ki uçurum...

Tarafsız bir şekilde sizlere demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletinin (normalinde) işleyiş biçimini paylaşmak istiyorum. 

Milli İradeye dayalı Demokratik, laik sosyal bir hukuk devlet modelinde devlet ‘Din’ üzerinden vatandaşı ile münasebet kurmaz. 

Lakin öyle bir devlete mensup olan vatandaş (inanç özgürlüğü  olduğu için) kendi dinini, mezhebini yaşamakta özgürdür, onun vecibelerini gönül rahatlığı ile yerine getirebilir, aynı inanca sahip olanlarla özelde veya kendi sosyal alanında muhabbeti (yaslara sadık kalması şartı ile) istediği gibi olabilir, lakin bunun dışında kalan sosyal alanda kendisi ile aynı inanca veya mezhebe mensup olmayanlara, hatta tamamen farklı dinden veya dinsiz olanlarla, kendi özel tercihi olan dinini veya ‘dinsizliğini’ kimseye dayatamaz, dini veya ‘dinsizlik’ algısı üzerinden sosyal alanda insanları sınıflandıramaz!

Yine bu sistemde devlet vatandaşları ile münasebetini onun dini, mezhebi veya dinsizliği üzerine kurması yasaktır. 

Devlet ne dinli ne dinsizdir, devlet din konusunda nötrdür. Yani öyle bir sistemde devlet vatandaşının dinli veya dinsiz olması ile asla uğraşmaz.

Bu sistemde ne devletin kendisi ne de devleti yönetmek için seçilenler asla dini veya dinsizlik yakınlığı üzerinden kadro oluşturamaz, bu sebepten kimseyi dışlayamaz, işe alamamazlık gibi bir gaflete düşemez.
Bu sistemde sadakat vardır, ama liyakat esasına dayalı sadakat vardır. 
Kurumsal olarak devletin din karşısında nötr konum alsa da, devlet idaresine seçilenlerin ananayasal hukuk çerçevesinde tüm dindar vatandaşların (inanç ayrımı yapmaksızın) yurttaşların ihtiyaçlarını gidermek devletinin görevidir. 
Şimdi, “bu sistemin” işleyiş biçimi bu, ama hala “Atatürk dinli mi, dinsiz miydi?” diye o devletin yurttaşları tartışılıyorsa, bunun sadece iki nedeni olabilir. 
1. Devlet anayasal olarak kendisini tanımlamış, ama yurttaş içinde yaşadığın sistemi hala anlayamamıştır.
2. Sistemi içselleştirmemiştir. 
Sistemi layıkıyla işletemezseniz,  sağlıklı netice alamazsınız. Hiç bir sistemde!

Bu yazı toplam 1931 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim