Bugün 17 Ocak 2019 Perşembe
  • Antalya15 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    223,198
    %0.66
  • Dolar
    5,3756
    %0.57
  • Euro
    6,1235
    %0.43

Eyüp Koçak / YENİ POSTA

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Eyüp Koçak / YENİ POSTA

Dangal ve Türk sineması

19 Ekim 2017 Perşembe 07:01

Dangal ve Türk sineması

Aamir Khan, Hindistan'ın dünyaca tanınan film yapımcılarından. Bugüne kadar sayısız film, senaryoya imza attı. Geçtiğimiz günlerde de  Kültür Bakanlığı'nın davetlisi olarak Türkiye'ye geldi. Elbette Khan'ın dünyada olduğu gibi, Türkiye'de de hayranları oldukça fazla. Pek çok filminde başrol oyucusu olan Aamir Khan'ın hayranlarından biri de benim.

Her Aamir Khan filmi izlediğimde, oturur düşünürüm. Kendi sinemamızın içinde bulunduğu içler acısı haline kederlenirim. Özgün konu ve özgün kurguları, insana bir şeyler katan senaryoları bir kenara bırakan Türk sineması, bugün en kötü zamanlarını yaşıyor. Sadece Türk sineması değil, Türk dizileri de aynı kötü durumun içerisinde. Şöyle üşenmiyorsanız, bugün yayınlanan haftalık dizilerden birine göz atın.

Şatafatlı yaşamların gençliğe özendirilmesi, iki kız kardeşin aynı adama aşkı, zengin adam fakir kadın paradoksu ve duygusal kazanç (!) amaçlı çekilen askeri kahramanlık dizilerinin hiç biri beni etkilemiyor. Tersine, içinde bulunduğumuz bu çıkmaz durumun fotoğrafına baktıkça üzülüyorum. 

Oysa geçmişte öyle miydi?  1950'den  1990'lı yıllara kadar Türkiye'de çekilen her filmin, her dizinin bize ve insanlığa kattığı değerler vardı. Bugün bu değerlerin hiç biri beş para etmiyor.  Neden, çünkü bize ve insanlığa doğru mesajlar veren filmlerin büyük bir çoğunluğunun günümüzde karşılığı yok.  Halkımız, doğru ve amacına uygun filmlere gitmeyi kendisine yön çizilmesini sevmiyor.  Belden aşağı, küfürlü, seks ve erotik sahneler içeren, absürt aşkların konu edildiği filmlere bayılıyor.

İşin en kötü tarafı da, devletin resmi makamları bu tarz filmlere para akıtarak destek sağlıyor.  Ne için, kimin için diye bir soru sorduğumuzda,  aldığımız doğru dürüst bir cevap yok. Somut bir şey mi duymak istiyorsunuz?

O zaman size bir örnek vereyim.

2013 yılında vizyona giren, Deniz Akçay'ın yönetmenliğini yaptığı Köksüz filmini izleyin. Babalarının ölümüyle adeta yıkıma uğrayan bir ailenin içine düştüğü durum o kadar kötü işlenmiş ki,  bu filmi kurtaran tek şey, en iyi arkadaşının annesiyle seks yapan ergen çocuk olmuş. Kurtaran diyorum; çünkü bu filmde o seks sahneleri olmasa, bir kişi dahi açıp izlemez. Filmde 12 yaşında ergen bir erkek çocuğun, en yakın arkadaşının annesiyle seks yapmasının mantıklı ne izahı olabilir? 12 bilemedin 15  yaşındaki bir erkek çocukla, 50 yaşındaki bir kadının seks sahneleri pedofililik değil de nedir? Bu filme Kültür Bakanlığı niçin destek oldu acaba?

Bence bir köksüz filmini izleyin, bir de  Dangal filmini...

Bu size yeterli gelmesin,  Dangal filmini izledikten sonra lütfen bir de Recep İvedik 5 filmini izleyin. O zaman ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Diliniz utançtan kaskatı kesilip, yüreğiniz konuşacak....

Bu yazı toplam 2680 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim