Bugün 29 Eylül 2020 Salı
  • Antalya26 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    471,477
    %-0.13
  • Dolar
    7,7650
    %1.56
  • Euro
    9,0520
    %1.89

Ergün Efe

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ergün Efe

Kanal İstanbul

29 Ağustos 2020 Cumartesi 02:32
 
1936'da Bulgaristan, Fransa, Büyük Britanya, Avustralya, Yunanistan, Japonya, Romanya, Sovyetler Birliği, Yugoslavya ve Türkiye tarafından imzalanan yeni Boğazlar Sözleşmesi ile kısıtlanmış haklarımız iade edilmiş ve böylece Boğazlar bölgesinin egemenliği Türkiye'ye geçmiştir.
 
Türkiye Cumhuriyeti ciddi bir devlettir. Montrö Boğazlar Sözleşmesi var. 
 
Varsayalım ki, Kanal İstanbul yapıldı ve hükümet “Boğazdan değil, Kanal İstanbul’dan geçeceksin!” zorunluluğu getirdi. Nitekim o sözleşmenin altında bizimle birlikte tam 19 ülkenin imzası var. Karşılıklı imzalanmış bir sözleşme tek taraflı feshedilir mi? Edilirse yaptırımları ne olur?
 
Montrö Boğazlar Sözleşmesinde adı geçen diğer ülkeler ile oturulup tekrardan müzakere edilir, bir mutabakata varılır ve sözleşme yenilenir ise, o zaman sıkıntı olmaz, ancak Montrö sözleşmesi hala yürürlükte iken yarın kalkar biri “Hayır, Boğaz’dan geçmeyi tercih ediyorum” der ve ona “Geçemezsin, git Kanal İstanbul’dan geç” denilirse, ciddi sıkıntılar kaçınılmaz olacağını tahmin etmek zor değil.
 
Farklı nedenler:
 
1- Her şeye rağmen yapıldı diyelim. Allah aşkına, Istanbul’da ki 16 milyonluk nüfus 20 yıla kalmaz 25 milyona çıkmaz mı? Sonuçta Kanal İstanbul yapılırsa Süveyş kanalı gibi değil, nehir kenarları imara açılacak, yani sağlı sollu yapılanmalar olacak.
 
2- Tabiat, çevre önemsiz mi? Bizden sonra yaşayacak insanların tabiata ihtiyacı yok mu? Sadece ekolojik denge açısından bakıldığında bile bu proje çok iyi düşünülmeli, çünkü bizim ülkemiz ağırlıklı olarak step (bozkır) bir bölgedir. Tabiat ile şaka olmaz, sonra döner tabiat bize bir öyle şaka yapar ki, aklımız şaşar!
 
3- Allah korusun, ama varsayalım bir savaş durumu çıktı; Ordumuzun özelikle ağır zırhlı araçları Trakya’ya nasıl geçiş yapacak? Balkan savaşları dahil işgal kuvvetleri hep o bölgeden giriş yaptılar. Demem o ki, bir savaş anında Askeri olarak Trakya’yı savunmamız güçleşebilir; bu yönü de dikkate alınmalıdır. Ayrıca Boğazdan, Karadenize kıyısı olan ülkelerin de savaş gemileri geçiyor ve Karadenizde konumlanıyorlar. Öyle bir durumda ABD bunu bir fırsat bilip Montröyü sözleşmesini tartışmaya açabilir.
 
4- Dünya’nın her geçen gün az daha fosil yakıtlardan uzaklaşması bir yana, edindiğim bilgi doğru ise, Türkiye'den geçecek üç adet petrol/ doğalgaz boru hattı projesi daha var, bunlar da 2023’e kadar tamamlandığında tanker trafigi daha da azalmayacak mı?
‪‬
Olayı Referandum’a taşımak;
 
Millet kendilerini temsil etsin diye zaten milletvekillerini seçerler.
Millet vekilleri uzmanlık gerektiren konularda tecrübe sahibi, çevre, hukuk, jeoloji v.s. uzmanlarından bağımsız heyetler kurabilirler. Bu, uzmanlar rapor halinde fikirlerini ayrı ayrı meclise sunarlar. Meclisimiz tüm dev projeyi aceleye getirmeyip muhalefeti de dahil ederek enine boyuna tartışmalıdır.
 
“Nasıl finanse edilecek, kim finanse edecek, neye karşılık finanse edecek?” bir yana, zaten dolmuş taşmış İstanbul’u değil, bana göre Anadolu’yu özendiren “çılgın projelere” daha fazla ihtiyaç var.
 
Ergün Efe
Bu yazı toplam 2541 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim