Bugün 23 Ağustos 2019 Cuma
  • Antalya29 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    277,204
    %-0.24
  • Dolar
    5,7627
    %0.01
  • Euro
    6,3773
    %-0.14

Binali Efe / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Binali Efe / KONUK YAZAR

Rönesans dönemi ve reform

16 Temmuz 2019 Salı 02:21

B a ş t a Türkiye Cumhuriyeti devleti olmak üzere, Ortadoğulu Müslüman ülkelerin siyasetçileri koltuk sevdasından vaz geçmedikleri müddetçe, hiçbir ülke dinci ve çağdışı Müslüman Cemaatlerin hışmından asla kurtulamaz. “ Sözde değil öz de gerçek demokrasiye kavuşmaları mümkün değildir”…

 

Şöyle ki; Osmanlının kuruluş felsefesi; Din de ve dilde birliği sağlayan ve üç kıta da at oynatmasının altında yatan gerçek, Osmanlının manevi mimarı Alevi dedesi olan Şeyh edep Ali’dir. Türk dili ile dua, Müslüman inancına uygun ibadet, felsefe ve tasavvuf en yalın haliyle uygulanmış olması, Osmanlının adaletli olmasına, kılıcı keskin, bahtının açık olmasının altın da yatan gerçek Alevi “kızılbaş” felsefesidir. Osmanlının dur durak bilmeyen yükselişini, gittiği ve ulaştığı her yerde adalet dağıtması, nizamı oluşturmasın da adaletli olması gibi insani değerleri öne çıkaran ve daha sonra Osmanlının kurucusu olan Osman beyle kızını evlendiren, Şey Edebali’dir . 

 

Şeyh Edebali’den sonra, Ortaçağın karanlığını İlmî ile aydınlatan Alevi felsefesinin mimarı, Müslümanlığın en büyük tasavvufçusu, Hacı Bektaş Veli’nin duaları ve gülbankleriyle büyüyen, gelişen ve imparatorluğa kadar yükselen Osmanlının muzaffer olmasında emekleri geçen, Horasan Erenlerinden Pirimiz Hacı Bektaş Veli gibi, Yunus Emre’de dinimizi öz ana dili olan Türkçe anlattığı için Müslümanlık Ortaçağın en saygın dini haline gelmesidir.

Ortaçağ karanlığında diğer din mensupları birbirlerini sebepsiz ve asılsız din hurafeleriyle bir birlerini öldürürlerken, Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre ve Mevlana gibi erenler çağ atlayarak din de Rönesans devrimi yapmışlardır.    Müslümanların en barışçıl, en adaletli, en hak ve hukukun üstün kılındığı dönemi hiç şüphesiz ki dinini kendi dilinde okudukları ve öğrendikleri dönemdir. Kuran’ın ve dini duaların ana dilde okunması, Müslümanların en mükemmel zammını oluşturduğu dönemlerdir.

Ne zamana kadar? Yavuz Sultan Selim’le başlayan kindarlıktır. Osmanlının sonunu hazırlayan başlangıcıdır. Hasta Osmanlının son dönemi Şer’i hükümlerle idare edilirken, İtalya’da başlayan ve kısa sürede Avrupa’ya yayılan Rönesans devrimi başta yobaz, gerici ve çağdışı cemaatler bertaraf edilerek dinde reform yapıldı… Böylece herkes kendi dinini ana dilinden öğrenme olanağına kavuşmuştu.

Çağdaşlaşma mücadelesi, ilim, bilim ve sanat yolunda hızla ilerlerken Fransız ihtilali, ( 1789 - 1799 ) Fransa ve Avrupa’da mutlak monarşiye son vermiş, yerine Cumhuriyeti kurarak, Roma Kilisesini ciddi reformlara gitmesini zorunlu hale getirmiştir. Avrupa dolaysıyla Batı Hristiyan âlemi teknolojide dönüm noktası yakalamış olması bugünün en gelişmiş çağdaş ve Evrensel insan hakları ve demokrasinin beşiği haline gelmişlerdir. 

Müslüman ülkelerin tamamı 21’ci Asrın ilk çeyreğinde dahi bile dinci gericilerin elinde kalmış abuk sabuk hikâye ve rivayetler anlatarak milleti ortaçağın karanlığına sürükleyerek mevki, makam ve maddi çıkarlarına alet etmeye devam etmeleri Müslümanlara yapılan en büyük kötülüktür. En son ve en çağdaş olan Müslüman dini Ana dilde okunup öğrenmesine karşı olanlar, aydınlıktan korkan müşriklerdir.

Bu yazı toplam 1252 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim