- IMKB
% - Altın
6644.01
%0.48 - Dolar
49.3624
%0.09 - Euro
55.2527
%0.3
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 13:08 - ALTIN PORTAKAL’DA "DAİMA" VURGUSU: "KARARLILIKLA DEVAM EDECEĞİZ"
- 13:03 - OSMANİYE’DE SURİYE KAYNAKLI TOZ TAŞINIMI ETKİLİ OLDU
- 12:58 - MERSİN’DE 3,5 MİLYAR LİRALIK YASA DIŞI BAHİS VE DOLANDIRICILIK OPERASYONU
- 12:48 - BURDUR’DA AMBULANSIN KARIŞTIĞI ZİNCİRLEME KAZA: 7 HAFİF YARALI
- 12:23 - AESOB BAŞKANI DERE: "USTALIĞI STANDARTLA, EMEĞİ GÜVENLE BULUŞTURACAĞIZ"
- 11:48 - ÇUKUROVA’DA 3. KARİYER FUARI’NDA İŞ ARAYANLARLA İŞVERENLER BULUŞTU
- 11:43 - POZANTI’DA 2 EMEKLİ ARKADAŞ, 3 GÜNDE 20 ÇUVAL ÇÖP TOPLADI
- 11:28 - YANAN ARACI SÖNDÜREN İTFAİYENİN SUYU, TÜRK BAYRAĞI İÇİN AKTI
- 11:08 - OTOMOBİLDEN 110 BİN UYUŞTURUCU HAP ÇIKTI, KENDİSİNİ "MADDELERDEN BİLGİM YOK" DİYEREK SAVUNDU
- 11:03 - POZANTI’DA TABANCA, TÜFEK VE UYUŞTURUCU ELE GEÇİRİLDİ
- 11:03 - AOSB KADIN SANAYİCİLER PLATFORMU GENÇLERİN GELECEĞİ İÇİN TOPLANDI
- 11:03 - KAHRAMANMARAŞ’TA SUMAK HASADI
- 10:58 - KARADENİZ’DE GEMİ TRAFİĞİ DURDU, ADANA’DA LİMON VE MANDALİNA DALINDA KALDI
- 10:53 - SPORCULARDA DİZ YARALANMALARINDA ERKEN MÜDAHALE VE GÜVENLİ DÖNÜŞ ÖNEMLİ
- 10:48 - MANAVGAT’TA 3 ARAÇLI ZİNCİRLEME KAZA: 3 YARALI
MUHARREM YELLİCE / KONUK YAZAR


ROUSSEAU VE ROMA'NIN ÇÖZÜLÜŞÜ=3
İbn Haldun'dan yaklaşık dört asır sonra Jean-Jacques Rousseau, çok farklı bir kültür ortamında benzer bir probleme yönelir.
1750 yılında yayımlanan Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev adlı eserinde Rousseau, bilim ve sanatların ilerlemesinin insanı mutlaka daha ahlâklı ve daha özgür yapıp yapmadığını sorgular.[8]
Rousseau'ya göre medeniyet insan hayatını zarifleştirebilir; fakat bu zarafet her zaman erdemin göstergesi değildir.
Bilimler, sanatlar, edebiyat, gösteriş ve incelmiş hayat biçimleri, siyasî bağımlılığı ortadan kaldırmak yerine kimi zaman onun üzerini örtebilir. Edebiyat ve sanatlar kralın iktidarının cilalarıdır diye düşünür.
Rousseau'nun çok çarpıcı benzetmesiyle sanatlar ve bilimler, insanların üzerindeki zincirleri çiçeklerle süsleyebilir.
Roma bunun en önemli tarihî örneklerinden biridir.
Rousseau ilk dönem Roma'sında sade hayatı, çiftçiliği, askerî disiplini ve yurttaşlık erdemini öne çıkarır. Roma zenginleşip büyük bir imparatorluğa dönüştükçe lüks, gösteriş ve servet artmış; eski cumhuriyetçi sadelik zayıflamıştır.
Rousseau'nun tarih yorumu elbette bugünkü anlamda “Roma sanat ve edebiyat yüzünden yıkıldı” biçimindeki tek nedenli bir açıklamaya indirgenemez.
Asıl mesele erdem ile lüks arasındaki gerilimdir.
Rousseau'nun düşünce zinciri şöyle kurulabilir:
Sadelik → yurttaşlık erdemi → dayanıklılık → siyasî ve askerî güç → zenginlik → lüks ve gösteriş → yurttaşlık erdeminin çözülmesi → siyasî zayıflama.
Bu düşünce İbn Haldun'un asabiyet teorisine şaşırtıcı ölçüde yaklaşmaktadır.
İBN HALDUN İLE ROUSSEAU ARASINDAKİ PARALELLİK
Burada dikkatli davranmak gerekir.
İbn Haldun ile Rousseau arasında doğrudan bir fikrî etkilenme ilişkisi bulunduğunu söylemek için elimizde yeterli kanıt yoktur.
Dolayısıyla söz konusu olan etkilenme değil, düşünsel paralelliktir.
Her iki düşünür de aynı tarihsel paradoksu fark etmektedir:
Bir toplumu güçlü kılan şartlar, o toplum başarılı olduktan sonra ortadan kalkabilir.
İbn Haldun'da devleti kuran mücadeleci hayat ve güçlü asabiyet, devlet zenginleştikçe zayıflar.
Rousseau'da toplumu güçlü tutan sadelik, yurttaşlık erdemi ve fedakârlık; lüks ve gösteriş geliştikçe aşınır.
Ancak aralarında önemli bir fark vardır.
İbn Haldun'un yaklaşımı daha çok sosyolojik ve tarihîdir.
Rousseau'nun yaklaşımı ise özellikle Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev'de daha ahlâkî ve eleştireldir.
İbn Haldun'un temel sorusu:
“Devleti meydana getiren toplumsal güç neden zamanla çözülür?”
Rousseau'nun sorusu:
“Medenîleşen ve kültürel bakımdan incelen insan neden mutlaka daha erdemli olmaz?”
şeklinde ifade edilebilir.
Fakat iki soru sonunda aynı noktada buluşmaktadır:
Medenî gelişme ile toplumsal direnç ve yurttaşlık erdemi arasında nasıl bir ilişki vardır?
TIMUR: ASABİYETİN CANLI ÖRNEĞİ Mİ?
İbn Haldun'un Timur'u görmesinin tarih felsefesi bakımından önemi burada ortaya çıkar.
Timur son derece gelişmiş şehirleri ele geçirmiş, fakat askerî gücünün temelini Orta Asya'nın savaşçı çevresinden oluşturmuştu.
Ancak Timur'u yalnızca “göçebe hükümdar” olarak tanımlamak da eksik olacaktır. O, bozkırın askerî hareketliliği ile yerleşik İran-İslâm devlet geleneğini bir araya getiren bir siyasî yapı oluşturmuştu.
Dolayısıyla Timur, İbn Haldun'un asabiyet teorisinin mekanik bir örneği değil; teoriyi anlamamıza yardımcı olan güçlü bir tarihî örnektir.
Daha da ilginç olan şudur:
Timur ele geçirdiği şehirlerden sanatkârları, mimarları, zanaatkârları ve ilim adamlarını Semerkant'a götürmüştür.[4][5][6]
Böylece şehir medeniyetlerini askerî güçle yenmiş bir hükümdar, kendi başkentini büyük bir medeniyet merkezi hâline getirebilmek için yine o şehirlerin bilgisine, sanatına ve insan gücüne ihtiyaç duymuştur.
Bu durum tarih açısından önemli bir çelişki gibi görünür:
Şehir medeniyetini yenen savaşçı güç, sonunda kendi medeniyetini kurabilmek için şehrin ürettiği değerlere muhtaç olmaktadır.
İbn Haldun'un teorisinin derinliği de burada ortaya çıkar.
Asabiyet devleti kurabilir.
Fakat devlet yalnız asabiyetle yaşayamaz.
Şehre ihtiyaç duyar.
Üretime ihtiyaç duyar.
Bürokrasiye ihtiyaç duyar.
Bilime, yazıya, mimariye ve sanata ihtiyaç duyar.
Devleti kuran güç ile medeniyeti yaşatan güç her zaman aynı değildir.
ÖZETLERSEK;
İbn Haldun ile Rousseau'nun düşüncelerinden “medeniyet insanı bozar” şeklinde basit bir sonuç çıkarmak doğru değildir.
Sorun medeniyetin kendisi değildir.
Sorun, medeniyetin getirdiği refah ve rahatlıkla toplumsal sorumluluk arasındaki dengenin kaybedilmesidir.
İbn Haldun'un asabiyeti yalnız savaşçılık değildir. Bir toplumun ortak kader duygusunu ve birlikte hareket edebilme iradesini de ifade eder.
Rousseau'nun erdemi de yalnız askerî kahramanlık değildir. Yurttaşın kendi şahsî çıkarı ile toplumun kaderi arasında bağ kurabilmesidir.
Bu bakımdan iki düşünürün yüzyıllar arayla sordukları soru bugün de önemini korumaktadır:
Zenginleşen, şehirleşen ve gelişen bir toplum, kendisini meydana getiren ortak kader ve sorumluluk duygusunu nasıl koruyacaktır?
Tarih bize büyük şehirlerin, servetin, sanat eserlerinin ve bilim kurumlarının bir medeniyetin büyüklüğünü gösterebileceğini; fakat bunların tek başına siyasî ve toplumsal dayanıklılığı garanti etmediğini göstermektedir.
Timur'un karşısındaki İbn Haldun ile Roma tarihini sorgulayan Rousseau arasında yaklaşık dört yüzyıl vardır.
Fakat ikisinin işaret ettiği tarihsel gerçek birbirine yakındır:
Medeniyetin gerçek gücü yalnız ürettiği servette, bilimde ve sanatta değil; o medeniyeti birlikte yaşatma iradesini taşıyan insanların toplumsal dayanışmasındadır. Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş felsefesi de budur. Müşterek vatandan duygusu ve eşit vatandaşlık. Bu değerleri korumamız devletimizi sonsuzluğa taşıyacaktır.
KAYNAKÇA
[1] Yellice, Muharrem. Hindistan. Platanus Publishing, 2022.
[2] Lamb, Harold. Timur. Çev. Mehmet Osman Dostel. İstanbul: Batı Yayınları, 1948.
[3] İbn Haldun. Bilim ile Siyaset Arasında Hatıralar. Çev. Vecdi Akyüz. İstanbul: Dergâh Yayınları, 2024.
[4] İbn Arabşah. Acâibü'l-Makdûr: Bozkırdan Gelen Bela. Arapçadan çev. ve notlar: Ahsen Batur. İstanbul: Selenge Yayınları, 2012.
[5] Nizâmeddin Şâmî. Zafernâme. Farsçadan çev. Necati Lugal. 2. bs. Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları, 1987.
[6] Şerefeddin Ali Yezdî. Emir Timur (Zafernâme). Çev. ve notlar: D. Ahsen Batur. İstanbul: Selenge Yayınları, 2013.
[7] İbn Haldun. Mukaddime. Haz. Süleyman Uludağ. İstanbul: Dergâh Yayınları, 2023.
[8] Rousseau, Jean-Jacques. Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev. Çev. Sabahattin Eyüboğlu. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2022.
[9] Aka, İsmail. “Acâibü'l-Makdûr.” Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. İstanbul: TDV Yayınları.
[10] Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. “Timur”, “İbn Arabşah” ve ilgili maddeler.
BAŞARIYA GİDEN YOLALYA ŞAHİN
MEDRESE: ZEKÂNIN ZİRVESİ, AKLIN İSE TATİLİTARIK ÇELENK
BİR DÖNEM KAPANIRKENEŞREF URAL
BİR SAİT MADEN VARDIAHMET İLBARS
BİR SOFRANIN KIRK YILLIK HİKAYESİ ERCAN EVRAN VE GÖNÜL DOSTLARI.MUHARREM YELLİCE
BÜŞRA, AK PARTİ'YE GEÇSE NE YAZAR GEÇMESE?VEDAT GÜRHAN
ÜLKEMDEN MANZARALARAHMET GEDİKAĞAOĞLU
SOSYAL ÇÖZÜLMENURİ SEZEN
EKOLOJİK DEVLET: GELECEĞİ YÖNETEBİLEN DEVLETCEM ARÜV
TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINDAN YÜKSELEN SES: GERÇEĞE DÖNÜŞSÜN!AHMET DİKİCİ
KENDİNE YER AÇMAKSİBEL ARSLAN
SANDIKTAN ÇIKAN BIÇAK SIRTI DENGEİZZET ÜNLÜ
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-9NİZAMETTİN ŞEN
TÜKETİCİYE VALE KISKACIAV İBRAHİM GÜLLÜ
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI-5GAZANFER ERYÜKSEL
STREEK VE ENSAR BUĞRA PERFORMANSIKAHRAMAN KÖKTÜRK
ÖMÜR DEDİĞİN İPTEKİ CAMBAZBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
GAZETECİLER SUSARSA, TOPLUM KARANLIKTA KALIR!..ERDOĞAN KAHYA
KENTLİLİK BİLİNCİ VE ORTAK GELECEĞİMİZIŞIK YARGIN
ANTALYA’DA KİTAP FUARLARI YAZAR VE YAYINCILAR ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
ÜNİVERSİTELİ GENÇLERİN TEMEL HAKLARIDİLEK DEMİRKAN
SEVGİ YAŞAM DEMEKTİRMELTEM YUVARLAK
ERKEN UYANDIMMERAL KILINÇ
ÇOCUKLARIMIZ İÇİN ARTIK YETERŞAFAK ÇELİK
KALEİÇİ OLD TOWN FESTİVALİ SONA ERDİ
NEVADA COFFEE ANTALYA’DAKİ İLK MAĞAZASINI AÇTI
ÇIRALI'DA KUM ZAMBAĞI SAYISI ARTTI
HATİCE ÖZ: "10 GÜN SONRA HEP BİRLİKTE TARİH YAZACAĞIZ"
HATİCE ÖZ: "BİZ GELECEĞİ VAAT EDİYORUZ"
BERKAY BAHAR'DAN ATSO İÇİN '365 GÜN' MESAJI
ÇOCUKLARDAN ASTRONOTLARA SORU YAĞMURU
REKTÖR ÖZKAN KADIN LİDERLER FORUMU'NA KATILDI
Erbaş, Hacı Bayram Veli Camii’nde teravih namazı kıldırdı
Otomobilin yan yattığı kaza anı kameraya yansıdı
Samsun'da trafik kazası: 3 yaralı
ABD'de düzenlenen yarışmada dünya 2.'si oldu
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8

- BÜŞRA ÖZDEMİR: "CHP ÇATISI ALTINDA SİYASET YAPIYORUM"
- MANAVGAT’TA 3 ARAÇLI ZİNCİRLEME KAZA: 3 YARALI
- CAM ŞİŞENİN OTLUK ALANDA YANGINA NEDEN OLDUĞU ANLAR KAMERADA
- GIDA ÜRÜNLERİYLE DETERJANI AYNI DOLABA KOYAN KANTİNCİ KENDİNİ "ABİ VALLAHİ YERİMİZ DAR" DİYEREK SAVUNDU
- ÇAMURA SAPLANAN EŞEĞİ İTFAİYE EKİPLERİ KURTARDI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim
