- IMKB
% - Altın
6740
%0 - Dolar
48.8475
%0 - Euro
56.1129
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 21:18 - 17 YIL 5 AY HAPİS CEZASI İLE ARANAN ŞAHIS ISPARTA’DA YAKALANDI
- 20:37 - SERİK'TE KAPYA BİBER EKİMİNE BAŞLANDI
- 19:18 - ASPENDOS'TA PERDE KAPANDI
- 18:13 - AĞABEYİNE ÇARPTIKTAN SONRA ARACIYLA ÇUKURA UÇAN SÜRÜCÜ TUTUKLANDI
- 18:03 - CUMHURİYET MEYDANI’NDA ŞEMSİYELER AÇILDI, TURİSTLER YAĞMURA RAĞMEN GEZİLERİNİ SÜRDÜRDÜ
- 16:26 - DENİZ SUYU HAVADAN SICAK
- 16:08 - MOTOSİKLETİN ÇARPTIĞI YAYA AĞIR YARALANDI
- 14:08 - TATİL DÖNÜŞÜ YOLCULUK YAPTIKLARI GEMİNİN BATMASIYLA KAYBOLAN 6 VE 12 YAŞINDAKİ KARDEŞLER İÇİN GIYABİ CENAZE NAMAZI KILINDU
- 14:03 - KEPEZ’DEN MODERN ÖĞRENCİ YURDU
- 13:58 - AKDENİZ TİYATRO ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU
- 13:52 - ANTİK DÜNYADA GÜCÜN VE STATÜNÜN SİMGESİ MOR
- 13:32 - 3,27 DOLARLIK HACİZ GİRİŞİMİ
- 13:23 - KAHRAMANMARAŞ’TA BİLİM VE TEKNOLOJİ DOLU ÜÇ GÜN
- 13:18 - ALANYA İNCEKUM AÇIKLARINDA DENİZ ÜZERİNDE HORTUM OLUŞTU
- 12:53 - ARSUZ’DA 6 BİN 846 METREKARELİK KAPALI SPOR SALONUNDA SONA GELİNDİ
MUHARREM YELLİCE / KONUK YAZAR


ROUSSEAU VE ROMA'NIN ÇÖZÜLÜŞÜ=3
İbn Haldun'dan yaklaşık dört asır sonra Jean-Jacques Rousseau, çok farklı bir kültür ortamında benzer bir probleme yönelir.
1750 yılında yayımlanan Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev adlı eserinde Rousseau, bilim ve sanatların ilerlemesinin insanı mutlaka daha ahlâklı ve daha özgür yapıp yapmadığını sorgular.[8]
Rousseau'ya göre medeniyet insan hayatını zarifleştirebilir; fakat bu zarafet her zaman erdemin göstergesi değildir.
Bilimler, sanatlar, edebiyat, gösteriş ve incelmiş hayat biçimleri, siyasî bağımlılığı ortadan kaldırmak yerine kimi zaman onun üzerini örtebilir. Edebiyat ve sanatlar kralın iktidarının cilalarıdır diye düşünür.
Rousseau'nun çok çarpıcı benzetmesiyle sanatlar ve bilimler, insanların üzerindeki zincirleri çiçeklerle süsleyebilir.
Roma bunun en önemli tarihî örneklerinden biridir.
Rousseau ilk dönem Roma'sında sade hayatı, çiftçiliği, askerî disiplini ve yurttaşlık erdemini öne çıkarır. Roma zenginleşip büyük bir imparatorluğa dönüştükçe lüks, gösteriş ve servet artmış; eski cumhuriyetçi sadelik zayıflamıştır.
Rousseau'nun tarih yorumu elbette bugünkü anlamda “Roma sanat ve edebiyat yüzünden yıkıldı” biçimindeki tek nedenli bir açıklamaya indirgenemez.
Asıl mesele erdem ile lüks arasındaki gerilimdir.
Rousseau'nun düşünce zinciri şöyle kurulabilir:
Sadelik → yurttaşlık erdemi → dayanıklılık → siyasî ve askerî güç → zenginlik → lüks ve gösteriş → yurttaşlık erdeminin çözülmesi → siyasî zayıflama.
Bu düşünce İbn Haldun'un asabiyet teorisine şaşırtıcı ölçüde yaklaşmaktadır.
İBN HALDUN İLE ROUSSEAU ARASINDAKİ PARALELLİK
Burada dikkatli davranmak gerekir.
İbn Haldun ile Rousseau arasında doğrudan bir fikrî etkilenme ilişkisi bulunduğunu söylemek için elimizde yeterli kanıt yoktur.
Dolayısıyla söz konusu olan etkilenme değil, düşünsel paralelliktir.
Her iki düşünür de aynı tarihsel paradoksu fark etmektedir:
Bir toplumu güçlü kılan şartlar, o toplum başarılı olduktan sonra ortadan kalkabilir.
İbn Haldun'da devleti kuran mücadeleci hayat ve güçlü asabiyet, devlet zenginleştikçe zayıflar.
Rousseau'da toplumu güçlü tutan sadelik, yurttaşlık erdemi ve fedakârlık; lüks ve gösteriş geliştikçe aşınır.
Ancak aralarında önemli bir fark vardır.
İbn Haldun'un yaklaşımı daha çok sosyolojik ve tarihîdir.
Rousseau'nun yaklaşımı ise özellikle Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev'de daha ahlâkî ve eleştireldir.
İbn Haldun'un temel sorusu:
“Devleti meydana getiren toplumsal güç neden zamanla çözülür?”
Rousseau'nun sorusu:
“Medenîleşen ve kültürel bakımdan incelen insan neden mutlaka daha erdemli olmaz?”
şeklinde ifade edilebilir.
Fakat iki soru sonunda aynı noktada buluşmaktadır:
Medenî gelişme ile toplumsal direnç ve yurttaşlık erdemi arasında nasıl bir ilişki vardır?
TIMUR: ASABİYETİN CANLI ÖRNEĞİ Mİ?
İbn Haldun'un Timur'u görmesinin tarih felsefesi bakımından önemi burada ortaya çıkar.
Timur son derece gelişmiş şehirleri ele geçirmiş, fakat askerî gücünün temelini Orta Asya'nın savaşçı çevresinden oluşturmuştu.
Ancak Timur'u yalnızca “göçebe hükümdar” olarak tanımlamak da eksik olacaktır. O, bozkırın askerî hareketliliği ile yerleşik İran-İslâm devlet geleneğini bir araya getiren bir siyasî yapı oluşturmuştu.
Dolayısıyla Timur, İbn Haldun'un asabiyet teorisinin mekanik bir örneği değil; teoriyi anlamamıza yardımcı olan güçlü bir tarihî örnektir.
Daha da ilginç olan şudur:
Timur ele geçirdiği şehirlerden sanatkârları, mimarları, zanaatkârları ve ilim adamlarını Semerkant'a götürmüştür.[4][5][6]
Böylece şehir medeniyetlerini askerî güçle yenmiş bir hükümdar, kendi başkentini büyük bir medeniyet merkezi hâline getirebilmek için yine o şehirlerin bilgisine, sanatına ve insan gücüne ihtiyaç duymuştur.
Bu durum tarih açısından önemli bir çelişki gibi görünür:
Şehir medeniyetini yenen savaşçı güç, sonunda kendi medeniyetini kurabilmek için şehrin ürettiği değerlere muhtaç olmaktadır.
İbn Haldun'un teorisinin derinliği de burada ortaya çıkar.
Asabiyet devleti kurabilir.
Fakat devlet yalnız asabiyetle yaşayamaz.
Şehre ihtiyaç duyar.
Üretime ihtiyaç duyar.
Bürokrasiye ihtiyaç duyar.
Bilime, yazıya, mimariye ve sanata ihtiyaç duyar.
Devleti kuran güç ile medeniyeti yaşatan güç her zaman aynı değildir.
ÖZETLERSEK;
İbn Haldun ile Rousseau'nun düşüncelerinden “medeniyet insanı bozar” şeklinde basit bir sonuç çıkarmak doğru değildir.
Sorun medeniyetin kendisi değildir.
Sorun, medeniyetin getirdiği refah ve rahatlıkla toplumsal sorumluluk arasındaki dengenin kaybedilmesidir.
İbn Haldun'un asabiyeti yalnız savaşçılık değildir. Bir toplumun ortak kader duygusunu ve birlikte hareket edebilme iradesini de ifade eder.
Rousseau'nun erdemi de yalnız askerî kahramanlık değildir. Yurttaşın kendi şahsî çıkarı ile toplumun kaderi arasında bağ kurabilmesidir.
Bu bakımdan iki düşünürün yüzyıllar arayla sordukları soru bugün de önemini korumaktadır:
Zenginleşen, şehirleşen ve gelişen bir toplum, kendisini meydana getiren ortak kader ve sorumluluk duygusunu nasıl koruyacaktır?
Tarih bize büyük şehirlerin, servetin, sanat eserlerinin ve bilim kurumlarının bir medeniyetin büyüklüğünü gösterebileceğini; fakat bunların tek başına siyasî ve toplumsal dayanıklılığı garanti etmediğini göstermektedir.
Timur'un karşısındaki İbn Haldun ile Roma tarihini sorgulayan Rousseau arasında yaklaşık dört yüzyıl vardır.
Fakat ikisinin işaret ettiği tarihsel gerçek birbirine yakındır:
Medeniyetin gerçek gücü yalnız ürettiği servette, bilimde ve sanatta değil; o medeniyeti birlikte yaşatma iradesini taşıyan insanların toplumsal dayanışmasındadır. Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş felsefesi de budur. Müşterek vatandan duygusu ve eşit vatandaşlık. Bu değerleri korumamız devletimizi sonsuzluğa taşıyacaktır.
KAYNAKÇA
[1] Yellice, Muharrem. Hindistan. Platanus Publishing, 2022.
[2] Lamb, Harold. Timur. Çev. Mehmet Osman Dostel. İstanbul: Batı Yayınları, 1948.
[3] İbn Haldun. Bilim ile Siyaset Arasında Hatıralar. Çev. Vecdi Akyüz. İstanbul: Dergâh Yayınları, 2024.
[4] İbn Arabşah. Acâibü'l-Makdûr: Bozkırdan Gelen Bela. Arapçadan çev. ve notlar: Ahsen Batur. İstanbul: Selenge Yayınları, 2012.
[5] Nizâmeddin Şâmî. Zafernâme. Farsçadan çev. Necati Lugal. 2. bs. Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları, 1987.
[6] Şerefeddin Ali Yezdî. Emir Timur (Zafernâme). Çev. ve notlar: D. Ahsen Batur. İstanbul: Selenge Yayınları, 2013.
[7] İbn Haldun. Mukaddime. Haz. Süleyman Uludağ. İstanbul: Dergâh Yayınları, 2023.
[8] Rousseau, Jean-Jacques. Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev. Çev. Sabahattin Eyüboğlu. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2022.
[9] Aka, İsmail. “Acâibü'l-Makdûr.” Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. İstanbul: TDV Yayınları.
[10] Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. “Timur”, “İbn Arabşah” ve ilgili maddeler.
ROUSSEAU VE ROMA'NIN ÇÖZÜLÜŞÜ=3MUHARREM YELLİCE
MARAŞ'IN KADİM SOFRASITALİP BAYRAM
MAZOT, GÜBRE VE ÇİFTÇİNİN ÇİLESİAHMET DİKİCİ
EL YAZISI DİJİTAL ÇAĞA YENİK DÜŞMEYİ HAK ETMİYORBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
TÜRK MÜSLÜMANLIĞI VE SOL’UN AYMAZLIĞIEŞREF URAL
ŞİDDET DE ÖĞRENİLİR, SEVGİ DEPINAR TEYİN
ISRARCI GEÇİNMELERRAZİYE GÖK AKTAŞ
YAĞLI GÜREŞ CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASINURİ SEZEN
UYANIŞIŞIK YARGIN
KILBASANLI SAKIZCI KEMAL VE UÇAN BALONYUNUS YAŞAR
SANAT SİZİ KANDIRIYOR MU?GÖZDE SARI
TÜRKÇE'NİN SESİ: 26 EYLÜL TÜRK DİL BAYRAMIDOÇ DR BEKİR DİREKCİ
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI: ORHAN VELİ (1914-1950)GAZANFER ERYÜKSEL
AKIŞTA OLMAKAHMET İLBARS
TEKE ZORTLATMASI VE YENİ YAŞIMBİHTER GÖRDÜ
ÜRETEN KADINLARIN GÜCÜ: İKBAL YALIN’IN KOOPERATİFÇİLİK YOLCULUĞUALYA ŞAHİN
KAFKASLARDA EFSANE BİR KASABA: MESTİAYALÇIN DUMAN
OSMAN ÖZKÖYLÜ İLK MAÇINDA KAZANDIKAHRAMAN KÖKTÜRK
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-6NİZAMETTİN ŞEN
BANA GÖRE DEĞİL, HAYATA GÖREMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BİLE BİLE GÖRMEZDEN GELMEKALİ İHSAN DİLMEN
DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR SİPARİŞ ETTİ, KUTUDAN MERMER ÇIKTI!AV İBRAHİM GÜLLÜ
ANTALYA'NIN TELEFERİĞİ NEREDE?VEDAT GÜRHAN
BEN BİR KIZ ÇOCUĞUYUM!MERAL KILINÇ
ASPENDOS'TA PERDE KAPANDI
BERKAY BAHAR: "KADIN VE GENÇ GİRİŞİMCİLER İÇİN DAHA GÜÇLÜ BİR ATSO KURACAĞIZ"
ÜRETİCİLERİN SERASI ARTIK TELEFONDA
'TARIM MALİYETİ TEMMUZ'DA REKOR DÜŞÜŞ GÖSTERDİ'
ANTALYA'DA SAĞANAK, TAŞKINA NEDEN OLDU
HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
BOZANER YENİDEN ADAY
BERKAY BAHAR, KADIN İŞİ DÜNYASININ BEKLENTİLERİNİ DİNLEDİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim






