Bugün 13 Kasım 2018 Salı
  • Antalya16 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    211,528
    %0.10
  • Dolar
    5,4630
    %0.12
  • Euro
    6,1396
    %-0.01

Yusuf Katrağ

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yusuf Katrağ

Dilencilik sektörü

13 Ocak 2018 Cumartesi 06:00

Antalyamız artık bir dilenci Cenneti haline geldi.

Turizmin başkenti dediğimiz Antalya caddelerinde, şöyle kısa bir tur atayım deseniz muhakkak bir dilenciyle karşılaşırsınız.

Özellikle şehir merkezlerindeki camilerde, Namaz çıkışında muhakkak en az 1 tane dilenciyle karşılaşırsınız.

Bu öyle olağan hale geldi ki, dilenci göremezseniz adeta bir eksiklik gibi geliyor insana.

Son zamanlarda ‘Abi 1 Lira, abi 1 ekmek parası’ diyerek yanımıza yanaşan dilencilerin sayısında da büyük bir artış görülüyor.

Genellikle otobüs durakları gibi kalabalık ortamlarda görülen bu artış adeta pes dedirtiyor.

Çünkü; dilenenlere bakıyorsunuz ‘Taşı sıksa suyunu çıkaracak’ cinsten insanlar.

İster erkek isterse kadın olsunlar, rahatlıkla çalışabilecek durumdalar.

Gençler ve çalışmalarına engel olabilecek herhangi bir sakatlıkları da göze çarpmıyor.

Eskiden; çalışmalarını engelleyecek bir engeli olanlar, yaşlılar, kucağında çocuğu bulunan kadınlar dilenirken, günümüzde adeta o eski dilencileri göremez olduk.

Para vermediğinizde veya az para verdiğinizde de beğenmeyip arkanızdan homurdananları var.

Elinden gelse para vermedin veya az verdin diye sizi dövecekler.

Size, sanki para vermeye mecburmuşsunuz gibi hissettiriyorlar.

Birde artık gerçek ihtiyaç sahipleri dilenmiyor.

Bu işi sektör haline getirenler, onların yerini almış vaziyette.

Çalışmasını engelleyecek hiçbir sakatlığı bulunmayan kişilerin dilendiğini gördüğünüzde, üzerlerinden çıkan yüklü miktarlardaki paralardan haberdar olduğunuzda, gerçek ihtiyaç sahiplerine kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan yardımları da düşündüğünüzde, dilenciliğin bir sektör haline geldiğini düşünmeniz çok normal.

Dilenciliğin sektör haline gelmesi, dilenen kişinin gerçek ihtiyaç sahibi olup olmadığı konusunda yaşadığınız kararsızlık, sizi yardım amacıyla para verip vermeme noktasında tereddüde düşürüyor.

Buda gerçek ihtiyaç sahiplerinin mağdur olmasına sebebiyet veriyor.

Dilenciliğin sektör haline gelmesinde bizlerin de suçu var.

Para veren olmasa ne zamana kadar dilenecekler?

Bu noktada yapmamız gereken en doğru şey hiçbir dilenciye para vermemek sanırım.

Gerçek ihtiyaç sahibiyse devletin kurum ve kuruluşlarına müracaat etmesini istemek.

İllaki birine yardım yapmak isteniyorsak da dilenene değil, dilenmeye utanan gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmak. 

Bu yazı toplam 4967 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim