Bugün 24 Ekim 2018 Çarşamba
  • Antalya20 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    226,655
    %1.76
  • Dolar
    5,7332
    %0.93
  • Euro
    6,5830
    %1.04

Yusuf Katrağ

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yusuf Katrağ

Diyanet daha dikkatli olmalı

08 Ocak 2018 Pazartesi 06:30

Bildiğiniz gibi, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın resmi internet sitesindeki 'Dini Kavramlar Sözlüğü' bölümünde 'buluğ' ve 'nikah' kelimelerine ilişkin açıklamalar insanların haklı olarak tepki göstermesine neden oldu.

Tepkiler üzerine de 'Dini Kavramlar Sözlüğü' bölümü kapatıldı.

Ardından ilk Cuma Namazı Hutbesi’nde ‘Aile’ kavramı üzerinden konuya açıklık getirilmeye çalışıldı.

Geçtiğimiz hafta yaşananlar Diyanet açısından son derece üzücüydü.

Aklı başında olan hiçbir anne veya baba, buluğ çağına geldi diye 9 yaşındaki kızını, 12 yaşındaki oğlunu evlendirmek istemez ama ülkemizde maalesef sapkın düşüncede, cehalet içerisinde olan insanlar var.

Çocuk gelinler, çocuklara tecavüzler, çocuk istismarları düşünüldüğünde, sözlükte yer alan açıklamalara gösterilen tepkilerin yerinde ve doğal olduğu görülüyor.

Bildiğiniz gibi Diyanet’in sorulan sorulara verdiği bazı cevaplar da sık sık tepkilere ve eleştirilere neden oluyor.

İnsanlar, bazı sorulara Diyanet’in verdiği cevaplara adeta inanamıyor.

Akıl, mantıkla bağdaştıramıyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kapatılması gerektiği bile dile getirilebiliyor.

Hangi dine mensup olursa olsun, inançlı insanlar için dini bilgiler büyük bir ihtiyaçtır.

Bu ihtiyacın en doğru şekilde karşılanması da devletlerin önemli görevleri arasında yer alır.

Mesela okullardaki din derslerine dahi tepki gösterenler oluyor.

Devletin ülkesindeki Müslüman çocuklara dinini öğretmesinden doğal başka ne olabilir ki?

Toplumumuzu oluşturan renklerimize baktığımızda din dersinin seçmeli hale getirilerek çocuğunun dini bilgi almasını istemeyen ailelere saygı duyulmasını, dini bilgi almak istemeyen çocukların din dersinden muaf tutulmasını anlayabilirim ama din derslerine topyekün karşı olunmasını anlayamam.

Çünkü, yukarıda da belirttiğim gibi dini bilgi ihtiyacı inananlar için çok önemlidir ve bu ihtiyacı bir şekilde karşılama yoluna giderler.

Ülkemizde bu ihtiyacın tam olarak karşılanamadığı da ortada.

Mesela; eksikliklerden dolayı modern çağda bile hâlâ kendilerini hacı, hoca olarak lanse eden sahtekarlardan medet umanlar var.

Maalesef bazı insanlar, dini kullanan sahtekarların ağlarına düşmekte ve onlara gözü kapalı bir şekilde inanmaktadır.

Yine dini konular üzerinden ortaya çıkan cemaatler, tarikatlar var ve bu tür örgütlenmelerin ne kadar zararlı olabildiklerini FETÖ ile gördük.

Dini kullanarak kendi çıkarları doğrultusunda gözlerini ne kadar döndürebildiklerini, yaptıklarının din ile hiçbir alakası olmadığını en yakından yaşadık.

Bazı dini örgütlerin de kendilerine göre koydukları kurallarla Müslümanlar arasında ayrımcılığa neden oldukları görülmek zorundadır.

Bu ülkede devletin Diyanet İşleri Başkanlığı gibi bir kurumu varken, okullarda din dersleri veriliyorken, sahtekar hacılara, hocalara inananlar, dini kullanarak kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden örgütler ortaya çıkıyorsa, kendi kendimize Diyanet olmasaydı, din dersleri verilmeseydi ne olurdu? Sorusunu yöneltmeliyiz.

Diyanet İşleri Başkanlığı, bu ülkede gerekli bir kurumdur ama özellikle yoruma açık konularda çağın gereklerini, akıl ve mantığa uygunluğunu yakalaması gerektiği de ortadadır.

Özellikle yoruma açık konularda insanlara bilgi verilirken, çağın gereklerine, akıl ve mantığa, teknolojik ve ilmi gelişmelere uygunluğu da göz önünde bulundurulmalıdır.

Onun için Diyanet İşleri Başkanlığı, özellikle yoruma açık olan konularda verdiği her dini bilgide daha dikkatli olmak zorundadır.

Bu yazı toplam 2151 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim