- IMKB
% - Altın
6187.25
%-1.04 - Dolar
47.5253
%0.14 - Euro
54.8503
%-0.04
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 22:08 - BURDUR’DA HAFİF TİCARİ ARAÇ İLE MOTOSİKLET ÇARPIŞTI: 1’İ AĞIR 2 YARALI
- 21:43 - KONTROL ALTINA ALINAN ORMAN YANGININDA PEŞ PEŞE SIRALANAN TOMA’LARIN MÜDAHALESİ
- 21:07 - MALZEMELERİNİ BELEDİYE ÖNÜNDE ATEŞE VERDİ
- 20:58 - ATATÜRK DEVLET HASTANESİ 300 YATAKLI OLACAK
- 18:27 - GES ENERJİ NAKİL HATTI İÇİN GÜZERGAH TALEBİ
- 18:02 - ANAHTAR PARTİ, A TAKIMI İLE SAHAYA İNİYOR
- 17:48 - ALTSO BAŞKANI ERDEM’DEN "ELEKTRONİK İLAN DOĞRULAMA SİSTEMİ" ÇAĞRISI: "DOĞRULAMA KODU SİSTEMİ GETİRİLMELİ"
- 17:48 - KAHRAMANMARAŞ’TA İKİ ORMAN YANGINI KONTROL ALTINA ALINDI
- 17:33 - İŞLETME SAHİBİ 800 BİN LİRA CEZA YEMESİNE SEBEP OLAN SES SİSTEMİNİ BELEDİYE ÖNÜNDE BENZİN DÖKÜP YAKTI
- 17:28 - TARTIŞTIĞI ESKİ KIZ ARKADAŞININ DAİRE KAPISINI BENZİNLE ATEŞE VERDİ
- 16:53 - MERSİN’DE SAĞLIK OCAĞI İNŞAATI ÇEVRE DÜZENLEMESİNDE LAHİT ÇIKTI
- 16:53 - MERSİN’DE ’HALK KART’IN TEMMUZ DESTEĞİ HESAPLARA YATIRILDI
- 16:47 - ANTALYA'DA 3 GÜNDE 8 İLÇEDE 34 YANGIN
- 16:43 - TARSUS’TA RİSKLİ BÖLGEYE 240 METRELİK İSTİNAT DUVARI YAPILDI
- 16:43 - TARSUS’TA 17 SOKAK 10 BİN TON SICAK ASFALTLA YENİLENDİ
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


KENDİMLE YÜZLEŞMEK
Lise çağlarımda okulumuzun dayak yeme rekoru muhtemelen bana aittir. İslamcı bir okul müdürümüz vardı, ne yapar eder bir bahane bulur, beni ve birkaç arkadaşımı her Cuma öğleden sonra odasına çağırır ve güzel bir sopa çekerdi! Suçumuz mu? Zahirde suçumuz haylazlık etmek, dersten kaçmak gibi basit suçlardı. Ama asıl suçumuz başkaydı, kendi çapımızda “solculuk”, “Atatürkçülük” yapmaya çalışıyorduk ve müdür bey bu nedenle bize öfke duyuyordu.
1987 yılında lise dayaklarından nihayet kurtulup bir fakülteye attım postumu. Ama dayak yemek kaderinizde varsa, nereye kaçarsanız kaçın bundan kurtulamıyorsunuz. Evet, üniversitede dayak yoktu, ama bu genel kural emniyet müdürlüğünün yönetmeliklerinde yazmıyordu. Tahmin edileceği üzere, fakülte yıllarımda da sisteme ve iktidara muhalif bir tutum sergilemekten geri kalmadım. Artık aktif devrimci bir fakülte talebesiydim ve devletin radarına ilk günlerde girmeyi başarmıştım.
İlk mahpushane deneyimimi 1988’de yaşadım. Bir grup arkadaşımla YÖK’ü protesto etmiştik. O gece evlerimizden topladı polis bizi. Eskişehir Emniyeti’nin en alt katındaydık. Emniyet müdürü, gözaltındaki herkesi topladı koridora. Sırayla her arkadaşımın önüne geliyor ve “adın ne, nerelisin?” diye soruyordu. Cevaplar istisnasız şöyleydi: Tunceli, Maraş, Antakya, Malatya, Sivas… Onlara öfkeyle bakıp geçti. Sıra bana gelmişti. Müdürün karşısında sarı, yeşil gözlü, çelimsiz, henüz sakalları bile çıkmamış bir çocuk dikiliyordu. “Sen nerelisin lan?!” dedi öfkeyle. Sesim titreyerek “Burdur” dedim. Der demez de midemin tam ortasına balyoz gibi bir yumruk yedim. Ardından bir tokat da enseme geldi ve yere yığıldım. “Ulan it, bunlar Tuncelili, Alevi, bunlardan komünistte olur, teröristte. Sana ne oluyor?’” diye bağırarak devam etti.
Ama bu kez iş ciddiye binmişti. Dayak yiyerek yırtamadım, 13 günlük emniyet sorgusunun ardından, Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin huzuruna çıktık ve hepimiz doğruca Eskişehir Cezaevine postalandık! Yaklaşık iki ay da orada kaldık ve sonra tahliye edildik.
Ama bununla da kurtulamadım, okulda bir yıl disiplin cezası ile uzaklaştırılmıştım. İnsaf göstermişler ve temelli atmamışlardı, Allah razı olsun!
Yine de aktif bir muhalif talebe olma pozisyonumu hiç terk etmedim. Yolum yine karakollara ve mahkeme salonlarına düştü sonraki yıllarda.
Ve nihayet dört senelik bir okulu yedi senede bitirerek mezun oldum ve Antalya’ya geldim. CHP’ye sığınmak aklımın ucundan bile geçmiyordu, ama bir gün, genç bir avukatla tanıştım ve kaderim o gün değişti. Yirmi sekiz yaşındaki bu avukatın adı Mesut Kılcı idi ve CHP Antalya merkez ilçe başkanıydı. Tanıştığımız gün beni partiye üye yaptı, üye olmak ister misin diye sormaya bile gerek duymadan.
1999-2009 arasında iki dönem Muratpaşa Belediye Meclisinde görev yaptım. Henüz genç bir parti üyesine bu görevi layık gören CHP tabanına bu nedenle her zaman mahcup ve minnettar kalmışımdır.
2014 yılı biterken, ben de CHP Genel Merkezinin politika yapma tarzından fena halde rahatsız olmaya başlamıştım. Genel başkan K. Kılıçdaroğlu epeyce bir süredir bana göre tutarsız davranışlar gösteriyor ve yüz yıllık CHP gemisini yüzdürecek kabiliyette olmadığı izlenimi veriyordu. “Yeni CHP” diye bir slogan üretilmişti ve bu sloganı da en çok, hayatında hiç CHP’ye oy vermemiş kesimler dile getiriyordu. Artık daha fazla dayanamadım ve 2014 Eylülünde çok sert bir açıklama yaparak CHP’den istifa ettim. (Evet, gereksiz ve abartılı tepki!)
Ve tam da böylesi bir süreçte Ak Parti genel başkanı değişmişti ve Prof. Ahmet Davutoğlu partinin başına gelmişti. Hoca Tayyip Bey’e benzemiyordu, entelektüel, demokrat bir duruşu vardı. Ve Davutoğlu’nun bu tarafına güvenerek Ak Parti’ye üye oldum ve il yönetiminde görev aldım. (Evet, hata üstüne hata).
Sonra 2020 yılının yaz ayında CHP’ye geri dönmeye karar verdim. Bizzat CHP genel başkan K. Kılıçdaroğlu üyelik formumu imzaladı, ancak çeşitli nedenlerle geri dönüş talebim gerçekleşmedi.
İki yıl sonra CHP önderliğinde Altılı Masa kurulmuştu ve A. Davutoğlu da masada idi. Gittim, görüştüm ve bana evvela parti genel merkezinde idari bir görev ve devamında da Burdur İl Başkanlığını verdi. 2023 seçimlerine kadar bu görevi yapmaya çalıştım.
2023 seçimleri, bana göre, tam da cumhuriyetin 100. yaşında, cumhuriyetin kader seçimiydi. Cumhur İttifakı bu seçimi de kazanınca, tamamen içime ve köşeme çekildim. Artık yapacak bir şey yoktu, olan olmuş, tarih böyle tecelli etmişti.
Ta ki 2026 Temmuz ayına kadar. Özgür Özel liderliğinde kurulan Yeni Parti, içine düştüğüm karamsarlığı bir nebze de olsa giderebilecek bir olgu olarak görünmeye başladı gözüme. İlgilenmeye, destek olmaya değer görüyorum.
Ama tüm bunların ötesinde, siyasete yeniden yönümü çevirmek, benim açımdan “öznel” bir mesele. Çocukluk çağlarından beri kendimi hep solcu, Kemalist, sosyalist, sosyal demokrat olarak nitelendiren bir insan olarak bu sürece katkı koymak, müdahil olmak, el vermek, benim açımdan kişisel bir zorunluluk olarak duruyor.
Yani bir anlamda geçmiş yıllarda yaptığım siyasi hataların bir nevi telafisi, bir anlamda kendimle bir yüzleşme, bir tür helalleşme özelliği de taşıyor.
Uzun lafın kısası, sonucu ne olursa olsun, nereye varırsa varsın, bu yüzleşmeye hazırım ve mecburum.
Ve bu ülkede ve bu şehirde beni anlayacak, bana güvenecek, samimiyetime inanacak ferasetli ve sağduyulu insanlar olduğunu biliyorum.
Ve bütün kalbimle kendimi ve kaderimi onların ellerine bırakıyorum.
ŞEYTANIN EN ŞIK ELBİSESİ: MAKYAVELİZMNADİRE SÖNMEZ
ORMANLARA DİKKAT!IŞIK YARGIN
KENDİMLE YÜZLEŞMEKEŞREF URAL
DUMAN ÇÖKMEDEN ÖNCEGÖZDE SARI
TEŞEKKÜRLER LENOVO VE KOYUNCU ELEKTRONİKBİHTER GÖRDÜ
BAŞAKŞEHİR'İN AVRUPA KARNESİ: İMKÂN ÇOK, BAŞARI NEDEN YOK?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ATSO SANKİ BALLI BÖREK!..VEDAT GÜRHAN
VİRAJDAKİ ÜLKE VE DİREKSİYONDAKİ GENÇLİKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
GAZALİ, DECARTES VE MALEBRANCHE’TA NEDENSELLİK SORUNUMUHARREM YELLİCE
IŞIĞIN RESSAMI: CLAUDE MONET'İ YENİDEN DÜŞÜNMEKPROF DR RAMAZAN DEMİR
ANTALYA TEK LİMANLA YETİNEMEZCEM ARÜV
HAYATIMIZI KİM YÖNETİYOR?OYA BOYSAN
DOSTA DÜŞMANA KARŞI ANTALYASPORGÖZDE DOLAYMAN
BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU VE ÇORUMAHMET İLBARS
BERLİN'DE ANTALYA ŞOV...TURGAY ALP
ANNELİĞİN DEĞİŞEN YÜZÜ, DEĞİŞMEYEN VİCDANIPINAR TEYİN
BİRBİRİNİN İÇİNDEN GEÇEREK GELEN BİR YAZIGAZANFER ERYÜKSEL
NAZIM HİKMET ŞİİRİNDE UMUTM. ALİ ÖZDOĞAN
ÇİĞLİ TARIM KREDİ MARKET’TE YAŞANAN USULSÜZLÜK ÖNLENEBİLİR MİYDİ?HASAN YAKUP CANGÜVEN
CRİSTOPHER NOLAN'IN ODYSSEİA FİLMİ ARDINDA DİPLOMASİNİZAMETTİN ŞEN
SICAK EKONOMİSİRAZİYE GÖK AKTAŞ
OLURSA OLSUN, HUZURLU YALNIZLIKLAR OLSUNBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
“ŞİİR OLMASAYDI HAYATIN TADI MI OLURDU?”YUNUS YAŞAR
EN BÜYÜK SERMAYE: ZAMANNİNA ŞAHİN
ATATÜRK DEVLET HASTANESİ 300 YATAKLI OLACAK
OTLUK YANGININDA 100 DÖNÜM ZARAR GÖRDÜ
ALEVLERİN ARASINDA KALAN KEDİ 'LUNA' TEDAVİYE ALINDI
AÜ HASTANESİ'NDE TEDAVİ EDİLDİ
ATB TEMMUZ AYI MECLİSİ TOPLANDI
CLIMAAX-MUHIR PROJESİ'NİN KAPANIŞ TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ
PAZAR ESNAFINDAN 'USULSÜZLÜK' İDDİASI
TÜRKİYE'NİN İLK 'ESENLİK MERKEZİ' RUHSATI VERİLDİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim






