Bugün 26 Temmuz 2026 Pazar
  • Antalya32 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6167.25
    %0
  • Dolar
    47.2856
    %0
  • Euro
    53.7716
    %0

RAZİYE GÖK AKTAŞ / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
RAZİYE GÖK AKTAŞ / KONUK YAZAR

SICAK EKONOMİSİ

26 Temmuz 2026 Pazar 13:24

“Ne kadar güzel bir şehirde yaşıyorsun, bir ayağın denizde bir ayağın dağda, hafta sonu deniz kum sahil tatil yapıyorsun, hafta içi çalışıyorsun..” denilen günlerin geride kalacağının işaretlerini görmezden gelmeyelim.

Akdeniz turizminde deniz kum sahil turizminin her geçen gün erimesinin sebebini sadece turizmdeki fiyat politikasına bağlamak, iklim değişikliğinin getirdiği aşırı sıcakların etkisi üzerinde durmamak  sıcakların etkisi ile gelecek ekonomik krizleri aşmanın zorluğunu  her geçen gün artıracaktır.

İklim değişikliğine bağlı aşırı sıcakların ekonomik etkisini en çok hissedecek sektörlerden olan tarım, gıda, inşaat, enerji, sanayi, lojistik,  sektörleri ile bu sektörlere bağlı zincir sektörlerin  yaşayacağı ekonomik krizlerin etkisi her kesimi derinden etkileyecektir.

Mesela, turizm sektöründe neler olacak, özellikle deniz kum turizminin yaşandığı Haziran Temmuz Ağustos aylarında turist girişlerinin azalacağı taleplerin Eylül Ekim aylarına kayacağı, yaz turizminin yerini serin destinasyonlarına yöneltecektir. Turizm sektöründe yaz aylarında yaşanacak talep kayması nedeniyle oluşacak  ekonomik krizin önüne geçmek için turizmci yeni ürün arayışlarına yöneltecektir. Kış turizm mi de farklı olmayacaktır. Aşırı sıcakların etkisi ile kar yağışının gecikmesi düzensizleşmesi kış turizmi ürünü olan turizmciyi de yeni ürün arayışına yöneltecektir. Aşırı sıcakların etkisi ile yaşanan sağlık problemlerini fark eden bir çok  turizmci, tesisinin tüm unsurları kapsamında değişiklikle, tabi ek maliyeti göze alarak sağlık turizmine yöneltebilecektir.

Tarım sektöründe aşırı sıcakların etkisi ile zayıflayan üretimin artırılabilmesi için, üretilecek ürüne aynı ürün veya yeni ürün üretmeye karar verme süreçleri ile üretim yönteminde değişiklik yapma gibi yönelimler olabilecek ki bu yönelimlerde  tarımcıya ek maliyetler, yeni pazar yeri arayışları ile uğraşılarına  neden olacaktır.  En önemlisi tarımda yaşanan krizlerin etkisinin vatandaşa yansıması olacaktır. Vatandaşın gıdaya ulaşımda yaşayacağı zorlukların insan sağlığına yaşatabileceği olumsuzlukların önlenmesi açısından tarım sektörünün üretiminin sürekliliği son derecek önemlidir. 

Aşırı sıcakların  olumsuz etkisini faaliyetinde hisseden sektörlerde iş gücü kaybı,  aşırı enerji maliyetleri, su krizi sorunları, yeni ürün arayışlarında yeni maliyetler ile karşı karşıya geleceği gerçeğine çözüm arayışlarını geciktirmemesi gerektiğinin sinyalidir.  

Aşırı sıcaklar tüm sektörleri, tüm kesimleri derinden etkileyecektir.

Çalışan kesimin aşırı sıcaktan daha az etkilenmesi, sağlık sorunu yaşamaması için daha serin tutan kıyafetler giymesi, bulunduğu ortamda serinletici cihazların bulunması, kapalı alanlardaki serin  havanın uzun süre muhafazası için camlara ısı korumalı cam filmi yapıştırılması ki cam filmi, aşırı enerji kullanımı ile dışarıda ısı adası oluşmasını önlemeye destek olduğu gibi işverenin enerji maliyetinin düşmesini de sağlayacak bir ürün olmakla sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yapacağınız çalışmalar içerisinde sayılabilecektir ve yeşil alanların kullanımının artması ….vb bir çok şey sayılabilir.

İşverenlerin iş gücü kaybı yaşamaması için çalışanlarının aşırı sıcaktan etkilenmemesi için bulduğu çözümlerin işverene getireceği ek maliyeti devlet destekleri kapsamına alınıp alınmayacağının sektörler ve yasa koyucularca değerlendirmeye alınması da gerekecektir.

Ayrıca, aşırı sıcaklardan kaynaklı hayatını kaybedenlerin sayısı, kayıpların önlenmesi için ar-ge çalışmaları yapılmalı ve kayıtların ekonomiye etkisi de araştırılmalıdır.

Aşırı sıcaklar nedeniyle, Japonya vatandaşını  bol sıvı tüketimine ve klima kullanımını artırmaya yöneltmiş. Bu da insan sağlığı bir çözüm ve önem arz etmektedir. Ancak, atlanmaması gereken aşırı klima kullanımı ile dışarıda oluşan ısı adalarının daha da ısı artışına neden olacağı  gerçeğinin göz ardı edildiğini göstermektedir. Bu tarz çözümler kısa vadeli çözümler olacaktır. 

Kalıcı uzun ömürlü  olan yeşil alanların artırılması odaklı çözümler bulunması daha sürdürülebilir olacaktır.

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini belirlerken “bu günün ihtiyaçlarını karşılamanın gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama yeteneğinden ödün vermeden yapılması” hedefi ile 17 amaçta mutabık kalmışlar  

Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmanın temel yolu, ekonomik büyüme ile ekolojik dengeyi eş zamanlı yürütmeden geçecektir.

Aşırı sıcakların etkisini küresel aktörlerce masaya yatırılmış ve Türkiye Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Paris İklim Anlaşması kapsamında  Ulusal Katkı Beyanını sunmuştur. Türkiye nin BM ye verdiği sözlerin Ulusal Katkı Beyanında  uzun vadeli stratejisinde 2053 yılına kadar net sıfır hedeflerini, 2030 yılına kadar emisyon artışından %41 oranında azalım, yenilenebilir enerji payının %60 ın üzerine çıkarma, rüzgar ve güneş enerjisi yatırımlarının hızlandırılması taahhüdü, ulusal karbon piyasasının Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ile uyumlu hale getirme hedefi, sürdürülebilir yatırımlar için yeşil taksonominin devreye sokulması, enerji dönüşümü, karbon vergisi veya sanayide yeşil dönüşüm  gibi taahhütlerin yer aldığı katkı beyanında geçen hedeflerin gerçekleştirilmesi süreçlerinden  tüm kesimler etkilenecektir.

Bu etkiyi bilmemiz kabul etmemiz ve bu hususları özümseyerek  olumsuzluklara maruz kalmamak için özellikle ilk etkiyi hissedecek sektörlerin maliyet yığılması yaşamaması için çalışmalarını geciktirmeden başlaması olası yaşayacağı ekonomik krizin yükselmesini önleyecektir.

Bu yazı toplam 121 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim