Bugün 31 Temmuz 2026 Cuma
  • Antalya36 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6177.84
    %-1.19
  • Dolar
    47.5245
    %0.14
  • Euro
    54.706
    %-0.3

KAHRAMAN KÖKTÜRK / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
KAHRAMAN KÖKTÜRK / KONUK YAZAR

BAŞAKŞEHİR'İN AVRUPA KARNESİ: İMKÂN ÇOK, BAŞARI NEDEN YOK?

31 Temmuz 2026 Cuma 17:32

 

Türk futbolunda yıllardır süregelen bir çelişki var. Bir tarafta ekonomik açıdan güçlü, modern tesislere sahip, kurumsal yapısıyla örnek gösterilen kulüpler; diğer tarafta ise mütevazı bütçelerle mücadele eden şehir takımları...

Ne var ki Avrupa kupalarına bakıldığında tablo, kâğıt üzerindeki güç dengelerini her zaman doğrulamıyor.

Başakşehir, son yıllarda Türk futbolunun en fazla yatırım yapılan kulüplerinden biri oldu. Modern tesisleri, düzenli mali yapısı ve istikrarlı yönetimiyle sık sık örnek gösterildi. Buna rağmen Avrupa sahnesinde kalıcı bir başarı hikâyesi yazamadı. Evet, zaman zaman dikkat çeken sonuçlar aldı; gruplardan çıktığı dönemler de oldu. Ancak bu başarılar sürdürülebilir bir Avrupa kimliğine dönüşmedi.

Oysa beklenti çok daha yüksekti.

Çünkü güçlü ekonomik yapı, kaliteli tesisler ve geniş kadro derinliği, Avrupa'da daha büyük hedefleri zorlamayı gerektirir. Başakşehir ise çoğu zaman bu beklentinin altında kaldı.

Diğer tarafta ise Anadolu'nun şehir takımları var.

Sivasspor, sınırlı bütçesine rağmen Avrupa'da mücadele ederken pes etmeyen futboluyla takdir topladı ve ülke puanına değerli katkılar yaptı. Samsunspor, Avrupa arenasına yeniden dönme hedefiyle şehrini arkasına alarak büyüyor. Geçmişte Bursaspor, Eskişehirspor, Kayserispor, Gaziantepspor ve Konyaspor da Avrupa'da Türk futbolunun yüzünü güldüren sonuçlara imza attılar. Bu kulüplerin ortak özelliği yalnızca futbol oynamaları değildi; arkalarında milyonların heyecanını taşıyan şehirler vardı.

İşte temel fark da burada ortaya çıkıyor.

Futbol sadece mali tablolarla kazanılan bir oyun değildir. Tribünlerin coşkusu, şehrin kulübüne duyduğu aidiyet ve formaya olan bağlılık, Avrupa gecelerinde çoğu zaman bütçelerden daha etkili olur.

Başakşehir'in en büyük eksiklerinden biri de tam olarak budur. Modern stadyumuna rağmen boş tribün görüntüleri artık sıradanlaştı. Avrupa maçlarında beklenen atmosfer oluşmadı. Rakipler sadece sahadaki on bir futbolcuyla değil, binlerce taraftarın oluşturduğu baskıyla da mücadele ederken, Başakşehir çoğu zaman bu avantajdan yoksun kaldı.

Bugün UEFA ülke puanı her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Her kazanılan puan, Türk futbolunun Avrupa'daki geleceğini doğrudan etkiliyor. Böyle bir ortamda ekonomik gücü yüksek kulüplerden beklenen, sadece Süper Lig'de değil Avrupa kupalarında da istikrarla başarı üretmeleridir.

Artık şu soruyu sormanın zamanı geldi:

Türk futbolu gerçekten hangi modeli örnek almalı? Büyük bütçelere rağmen Avrupa'da beklentileri karşılayamayan kulüpleri mi, yoksa sınırlı imkânlarla mücadele edip ülke puanına değerli katkılar sunan şehir takımlarını mı?

Avrupa kupaları bize yıllardır aynı gerçeği gösteriyor. Para önemli olabilir. Modern tesisler büyük avantaj sağlayabilir. Güçlü yönetimler başarı için gerekli olabilir. Ancak bunların hiçbiri tek başına yeterli değildir.

Çünkü futbolun ruhu hâlâ tribünlerde yaşıyor.

Ve Avrupa'da başarı, yalnızca milyon eurolarla değil; inançla, karakterle ve arkasında dimdik duran bir şehirle kazanılıyor

Bu yazı toplam 123 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim