- IMKB
% - Altın
6733.5
%0.38 - Dolar
48.9597
%0.06 - Euro
55.7753
%-0.26
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 09:38 - ALANYA’DA 11 YIL 9 AY HAPİS CEZASIYLA ARANAN FİRARİ HÜKÜMLÜ YAKALANDI
- 09:38 - ALANYA’DA RUHSATSIZ TABANCAYLA YAKALANAN ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
- 09:38 - SOKAK ORTASINDA UÇUCU MADDE KULLANDI, KADININ YOLUNU KESİP PARA İSTEDİ
- 09:23 - KIRMIZI BÜLTENLE ARANAN FİRARİ CEZAEVİNE TESLİM EDİLDİ
- 09:08 - HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NE MESCİT YAPILMASI PLANLANIYOR
- 09:08 - MACARİSTANLI SZİLVİA İSLAMİYET’İ SEÇEREK "HASRET" ADINI ALDI
- 09:03 - BAĞIRSAK AMELİYATIYLA SAĞLIĞINA KAVUŞAN BİN 300 GRAMLIK SURİYELİ PREMATÜRE BEBEĞİN BABASINDAN TÜRKİYE’YE ÖVGÜ DOLU SÖZLER
- 09:03 - ADANA’DA EVDE 1 TON 670 LİTRE KAÇAK ALKOL ELE GEÇİRİLDİ
- 08:53 - ANTAKYA’DA HURDALIK ALANDAN ALEVLER YÜKSELDİ
- 08:53 - ERZİN’DE AVOKADO VE MANGO ÜRETİMİ YAPILAN SERALAR EKONOMİYE KATKI SAĞLIYOR
- 08:53 - MUT’TA OKUL GÜVENLİĞİ VE KOORDİNASYON TOPLANTISI
- 08:38 - VANAYA SIKIŞARAK MAHSUR KALAN YAVRU KEDİ, İTFAİYE EKİPLERİNİN ÇALIŞMASIYLA KURTARILDI
- 08:38 - DÖRTYOL’DA ARAÇ YANGINI YAŞANDI
- 08:33 - KIRIKHAN’DA BAHÇE YANGINI BÜYÜMEDEN SÖNDÜRÜLDÜ
- 22:48 - ADANA’DA KÖPEĞE SOPAYLA ŞİDDET GÜVENLİK KAMERASINDA
MUHARREM YELLİCE / KONUK YAZAR


İBN HALDUN TIMUR'UN KARŞISINDA-2
1400 yılının sonlarında Timur orduları Suriye'ye girdi. Halep ele geçirildi; ardından Şam kuşatıldı.
Memlûk Sultanı Ferec ordusuyla Şam'a gelmiş, ancak Kahire'deki siyasî gelişmeler sebebiyle Mısır'a dönmüştü. İbn Haldun ise Şam'da kalmıştı.
Şehrin ileri gelenleri Timur'la görüşmeye karar verdiklerinde İbn Haldun da Timur'un ordugâhına gitti. Bu karşılaşmanın en değerli kaynağı bizzat İbn Haldun'un kendi hayatını anlattığı et-Ta'rîf adlı eseridir. Eser Türkçeye Bilim ile Siyaset Arasında Hatıralar adıyla çevrilmiştir.[3]
İbn Haldun Timur'un yanında haftalar geçirdi ve onunla birçok defa görüştü.
Karşılaşmanın tarih felsefesi bakımından olağanüstü bir tarafı vardır:
Bir tarafta devletlerin kuruluş ve çöküş kanunlarını açıklamaya çalışan İbn Haldun; diğer tarafta Orta Asya'dan çıkarak İran'ı, Hindistan'ı, Irak'ı, Suriye'yi ve Anadolu'yu sarsmış Timur bulunmaktadır.
Başka bir ifadeyle:
Teoriyi kuran düşünür, kendi teorisinin canlı örneklerinden biri sayılabilecek hükümdarın karşısına çıkmıştır.
İbn Haldun'un kendi anlatısında Timur'a söylediği son derece dikkat çekici bir söz vardır. Timur gibi bir hükümdarla karşılaşmayı uzun zamandır beklediğini ifade eder.
Bunun bir kısmını, hayatını ve Şam halkının güvenliğini korumaya çalışan tecrübeli bir devlet adamının diplomatik dili olarak görmek gerekir.
Fakat sözün arkasında İbn Haldun'un tarih teorisi de bulunmaktadır.
Çünkü İbn Haldun, büyük siyasî iktidarların güçlü bir asabiyet sayesinde doğduğunu savunmaktadır.[7] Timur ise farklı Türk-Moğol boylarını ve askerî unsurları kendi şahsında birleştirmeyi başarmış; bu savaşçı enerjiyi devasa bir siyasî ve askerî güce dönüştürmüştür.
İbn Haldun karşısında yalnız bir hükümdar değil, üzerinde yıllarca düşündüğü tarihsel mekanizmanın canlı tezahürlerinden birini görmüş olmalıdır.
Timur'un İbn Haldun'a büyük ilgi göstermesinin nedenlerinden biri onun Mağrip hakkındaki bilgisiydi.
Timur ona Kuzey Afrika'nın şehirleri, yolları, dağları, nehirleri ve siyasî yapısı hakkında sorular yöneltti. İbn Haldun'un sözlü açıklamalarıyla yetinmeyerek bunların ayrıntılı biçimde yazılmasını istedi.
İbn Haldun da Mağrip'in coğrafî ve siyasî durumunu anlatan genişçe bir metin hazırlayıp Timur'a sundu.[3]
Burada daha sonraki anlatılara karışmış önemli bir rivayeti ayırmak gerekir.
Bazı popüler tarih anlatılarında Timur'un İbn Haldun'a:
“Benim tarihimi yazacağına söz verirsen seni serbest bırakacağım.”
dediği aktarılır.
Fakat İbn Haldun'un kendi hatıralarında olay tam olarak böyle değildir. Timur'un kendisinden yazmasını istediği esas metin Timur'un hayatı değil, Mağrip'in coğrafî ve siyasî tasviridir.
Aynı biçimde İbn Haldun'un serbest bırakılmasının da yalnız “Timur'un tarihini yazma sözüne” bağlandığını kesin olarak söyleyemeyiz. Bazı Timur romanı yazarları bu olayı mizahi hale getirmiş.
Burada tarihçinin yapması gereken, rivayetin canlılığını bütünüyle reddetmek değil; birinci el kaynakla sonradan oluşmuş anlatıyı birbirinden ayırmaktır.
İbn Haldun'un tarih ve toplum düşüncesinin merkezinde asabiyet vardır.
Asabiyeti yalnız kan bağı, kabilecilik veya soy dayanışması şeklinde anlamak eksik olur. Kavram, bir topluluğun üyelerini ortak tehlike, ortak menfaat ve ortak mücadele çevresinde birbirine bağlayan toplumsal dayanışma ve birlikte hareket etme kudretini de ifade eder.[7]
İbn Haldun'a göre zor hayat şartları içinde yaşayan topluluklarda bu dayanışma daha güçlüdür.
İnsan güvenliğini kendisi sağlamak, ailesini ve topluluğunu korumak zorundadır. Hayatın zorlukları dayanıklılığı, cesareti, fedakârlığı ve topluluk bağlılığını güçlendirir.
Bu güçlü asabiyet siyasî iktidarın ele geçirilmesini mümkün kılar.
Ancak devlet kurulduktan sonra süreç tersine dönmeye başlar.
Yerleşik hayat gelişir.
Servet artar.
Saraylar kurulur.
Lüks ve tüketim çoğalır.
İnsanlar güvenliklerini artık kendi topluluk dayanışmalarına değil devletin askerine, kurumlarına ve surlarına bırakırlar.
Devleti kuran ilk kuşağın mücadele ruhu sonraki kuşaklarda giderek zayıflar.
İbn Haldun'un tarihsel döngüsü bu bakımdan şöyle özetlenebilir:
Güçlü asabiyet → siyasî birlik → fetih → devlet → şehirleşme ve refah → lüks → asabiyetin zayıflaması → siyasî çözülme → daha güçlü asabiyete sahip yeni bir topluluğun yükselişi.
Buradaki en önemli nokta şudur:
Medeniyeti kuran başarı, zaman içerisinde o başarıyı doğuran şartları ortadan kaldırabilmektedir.
İBN HALDUN TIMUR'UN KARŞISINDA-2MUHARREM YELLİCE
SANDIĞIN YOLU ÖRGÜTTEN, ÖRGÜTÜN YOLU ÜYEDEN GEÇERAHMET DİKİCİ
AKIŞTA OLMAKAHMET İLBARS
TEKE ZORTLATMASI VE YENİ YAŞIMBİHTER GÖRDÜ
ÜRETEN KADINLARIN GÜCÜ: İKBAL YALIN’IN KOOPERATİFÇİLİK YOLCULUĞUALYA ŞAHİN
KAFKASLARDA EFSANE BİR KASABA: MESTİAYALÇIN DUMAN
OSMAN ÖZKÖYLÜ İLK MAÇINDA KAZANDIKAHRAMAN KÖKTÜRK
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-6NİZAMETTİN ŞEN
BANA GÖRE DEĞİL, HAYATA GÖREMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI: TEVFİK FİKRETGAZANFER ERYÜKSEL
BİLE BİLE GÖRMEZDEN GELMEKALİ İHSAN DİLMEN
DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR SİPARİŞ ETTİ, KUTUDAN MERMER ÇIKTI!AV İBRAHİM GÜLLÜ
ANTALYA'NIN TELEFERİĞİ NEREDE?VEDAT GÜRHAN
BEN BİR KIZ ÇOCUĞUYUM!MERAL KILINÇ
KURTLAR VADİSİ KOMÜNİTESİTARIK ÇELENK
ZAMAN VE TOPRAĞIN RİTMİIŞIK YARGIN
RESSAM MUSTAFA AYAZ VE ANSAN ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
BEN Mİ HÜLYALI BİR ÇOCUKTUM YOKSA...OYA ÖZGÜR
BAŞARI KAÇ PUAN?PINAR TEYİN
SORUN BELLİ , ÇÖZÜM İÇİN BEKLEMEYELİMMEHMET YENİKAYNAK
ÇULYEDİEŞREF URAL
YAPAY ZEKÂ UYANIKKEN KANUN KOYUCU UYUYAMAZTUGAY TOYDEMİR
EKONOMİDE HEDEFLERE ULAŞILABİLİR Mİ?PROF DR MUSTAFA YILDIRAN
ULUS DEVLETNURİ SEZEN
BERKAY BAHAR: "KADIN VE GENÇ GİRİŞİMCİLER İÇİN DAHA GÜÇLÜ BİR ATSO KURACAĞIZ"
ÜRETİCİLERİN SERASI ARTIK TELEFONDA
'TARIM MALİYETİ TEMMUZ'DA REKOR DÜŞÜŞ GÖSTERDİ'
ANTALYA'DA SAĞANAK, TAŞKINA NEDEN OLDU
HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
BOZANER YENİDEN ADAY
BERKAY BAHAR, KADIN İŞİ DÜNYASININ BEKLENTİLERİNİ DİNLEDİ
OPERA VE BALE FESTİVALİ VERDİ’NİN GÖRKEMLİ OPERASI “ATTİLA” İLE BAŞLADI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim






